Konya: Ey insan, kalk ve diren!

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 65’inci başörtüsü eyleminde Müslümanları Gazze’ye uygulanan boykota karşı duyarlı olmaya çağırdı. Kevser suresinin okunmasıyla başlayan açıklamayı Platform adına Ali Eröz okudu. Mekke’deki boykotun inançları ayrı olsa da onurlu insanların eliyle yırtılıp atıldığının belirtildiği açıklamada Eröz İslam ümmetine çağrıda bulunarak “Ey İslam ümmeti Mutim b. Adiy ve arkadaşları kadar da mı değilsiniz? Onların akrabalık bağları için yaptığı şeyleri siz kardeşlik bağları için yapmayacak mısınız? Hala suskun, hala sessiz mi kalacaksınız? Suskunluğunuz kardeşlik ihlalidir! Gücü ve iktidarı elinde bulunduranlar; ne zamana kadar zalim İsrail’in dümen suyunda gidecek ve onların zulümlerine ortak olacaksınız!?” dedi.Konuşmasında Hacca’da değinen Eröz Haccın Kurban olmanın ve Kurban vermenin tecrübesi olduğunu belirtikten sonra “Şimdi sen, ey insan! Gazze için bir taş at; adını Mutim koy! Bir kurban ver; yeryüzünün dört bir köşesine kardeşlik muştusu olsun! Bir say yap; Özgür olsun diye başörtüsü. Sevindir Hacerleri! Evler kur yüreklere. Rablerine yönelsin ve kulluk etsinler diye…” çağrısında bulundu.

Basın açıklamasının metni:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla

Şüphesiz biz sana kevseri verdik. Öyleyse sen de Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Asıl ebter -soyu ve yolu güdük- olan sana düşmanlık edendir. (Kevser Suresi)

Sevgili dostlar değerli basın mensupları;

Yer Mekke, Ebu Talip mahallesi, inançlarından ve yaşam biçimlerinden dolayı bir mahalleye mahkûm edilmiş mustazaf insanlar topluluğu… Acının, ızdırabın, kimsesizliğin yudum yudum içildiği bir mekân. İnsanlar içerisinden çıkarılmış, en hayırlı ümmetti onlar. Ebu Talip’in mahallesinde, açlıkla, susuzlukla, yalnızlıkla imtihan olunuyorlardı. Kureyş ve bütün Araplar ilişkilerini kesmiş, inançlarından vazgeçmeye çağırıyordu onları. Onlarsa kurumuş deri parçalarını ıslatıp yiyor, yine de inançlarından ödün vermiyorlardı. Havz-ı Kevser umuduyla direniyorlardı.

Yaşanan bir insanlık dramıydı. Ve boykot, vicdanları olan insanların dayanamayacağı sınırlara ulaşmıştı. Akrabalık bağları -inançları ayrı olsa da- Mutim b. Adiy, Hakim b. Hizam, Ebu-l Buhteri gibi insanlık haysiyetini kaybetmemiş kişileri harekete geçirdi. Yırttılar zulmün belgesi olan -Kâbe’ye asılı- boykot ilanını. Kurtardılar insanlığın onurunu.

On beş asır geçti aradan. Şimdi Gazze oldu Ebu Talip Mahallesi. İsimler yine aynı, acılar yine aynı. İnançlarından dolayı, Filistin halkı Gazze’de zalim İsrail’in ve onun ayak izinden gitmeyi şeref sayan, zelil devletlerin ambargosu altında. Baskı gün be gün artmakta, acılar dayanılmaz hale gelmektedir. Kardeşlerimiz bu boykotu yırtacak kutlu eller beklemekte.

Ey İslam ümmeti Mutim b. Adiy ve arkadaşları kadar da mı değilsiniz? Onların akrabalık bağları için yaptığı şeyleri siz kardeşlik bağları için yapmayacak mısınız? Hala suskun, hala sessiz mi kalacaksınız? Suskunluğunuz kardeşlik ihlalidir!

Gücü ve iktidarı elinde bulunduranlar; ne zamana kadar zalim İsrail’in dümen suyunda gidecek ve onların zulümlerine ortak olacaksınız!?

Şu iyi bilinsin ki biz İbrahimi bir ümmetiz. İsmaillerimiz kurban olmaktan, İbrahimlerimiz kurban vermekten çekinmeyecektir. Bu ümmet, Allah yolunda kurban olmanın ve kurbanlar vermenin tecrübesini her yıl yeniden tekrar eder. İnşa eder yeniden kulluk bilincini.

Hacc Hacer’in koşuşturmasıdır. Yangın yeri olan yüreğini serinletmek için. Mübarek Hacc günlerinde İslam ümmetinin yüreklerinin serinlemesi için koşturanlar şunu bilmeli ki: Ya bir koçla gelecek kurban, ya da İsmailler için bir zemzem akacak yerden. Hak edenler için bayram, sevinç ve esenlik günleri olacak. Taşlanmış, horlanmış şeytanlara ve şeytanlaşanlara rağmen…

Sakın İblis olma! Taşlanırsın. Nemrutlaşmaktan sakın…! Ellerin kurur Ebu Leheb olursan! Bir Bedir bekler seni, zalim olur ve zulmün yanında durursan! Ve sonun ebter olur, hakka karşı koyarsan!!!

Şimdi sen, ey insan! Gazze için bir taş at; adını Mutim koy! Bir kurban ver; yeryüzünün dört bir köşesine kardeşlik muştusu olsun! Bir say yap; Özgür olsun diye başörtüsü. Sevindir Hacerleri! Evler kur yüreklere. Rablerine yönelsin ve kulluk etsinler diye…

Kulluk bilinciyle sunulan kurbanlarımızı Allah kabul etsin. Bayramlarımızı mübarek kılsın. HEPİMİZİN BAYRAMI MÜBAREK OLSUN!

Hak ve özgürlüklerin ihlal edilmediği adaletin tesis edildiği bir ülkede yaşama umudu ile hepinizi 66. haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah’a emanet ederiz.

06 Aralık 2008, Cumartesi

 

Bir cevap yazın