Van’dan Gazze’ye destek

Vanlı müslümanlar ambargo altında tutulan Gazzeli müslümanlara destek vermek için eylem yaptılar. Van Hak ve Özgürlükler Platformu’nun organize ettiği eylemde basın açıklamasını VAHÖP adına Mazlumder Yönetim Kurulu Üyesi Fuat Değer okudu. “Gerek VAHÖP olarak gerekse sivil irade ve insan olarak katil İsrail’i nefret ve şiddetle kınıyor, buna ortak olanları, yardım edenleri, sahip çıkanları, işbirliği ve ilişkisi içinde olanları da İsrail ile bir tutuyoruz. Lanetliyoruz.” denilen basın açıklaması Erhan Şengül tarafından okunan dua ile sona erdi.

Eylemde okunan basın Açıklamasının Tam metni:

Abartısız yüzyıldır müslüman coğrafyanın ciğerinde çöreklenmiş habis İsrail uru, kuruluşundan önceki yarım asırda da, kurulduktan şimdiye kadar geçen yarım asırlık süreçte de tedhiş, ölüm, kin ve ifsaddan başka bir özelliği ile anılmadı ve tanınmadı. Filistin ve havalisi, Siyonist cinayet şebekelerinin ölüm ve imha konusunda ihtisas sahibi olmalarından başka bir şeye tanıklık etmedi.

20. yüzyılın başlarından itibaren bölge halkını tehcir ve terke zorlayan terör eylemleriyle başlayan süreçleri, dünyanın büyük şeytanları ve yardakçılarının da desteği ile Müslüman coğrafyanın ciğerlerinin ta ortasına saplanmış zehirli bir hançer olmuştur. Korsan İsrail devleti, varlığını uluslararası emperyalizm ve onun ürettiği İslamo-fobia adını verdikleri İslam nefreti ile beslemekte, Müslümanları yok etme konusunda başta ABD olmak üzere genel bir seferberlik konseptinin önemli aktörü olarak insanlık tarihine utanç sayfaları eklemektedir.

Dün olduğu gibi bugün de Filistin’de insanlık açlık, hastalık, kısıtlama, mahrumiyet ve düşmanlık ile imha edilmeye çalışılmaktadır. Elektrik kesintisi, kontrollü gıda girişinin daha da daraltılması, ilaç ve insani yardımların engellenmesi, kış ortasında açlık, soğuk ve hastanelerin işlevselliğinin engellenmesi, ameliyat dahi yaptırılmaması karşısında bir de İsrail buldozer ve füzelerine maruz kalan Filistin halkı; bütün bunlara rağmen onurun abideleşmiş bir örneğini vermekteler. Direnmenin ve boyun eğmemenin tertemiz şahitliğini yükseltmekte, özgürlük ve bağımsızlık konusunda tarihin çok az şahit olduğu, benzeri az bulunan insanlık dersleri vermekteler. Gazze’de devam eden Siyonist kuşatma, bir halkın imkânsızlık ve her türlü imha uygulamasına karşı nasıl da destansı bir direniş sergilediğini göstermekle beraber buna yol veren, çanak tutan, kayıtsız ve ilgisiz kalanların çirkin ve zalim yüzünü de deşifre etmektedir.

Daha geçen hafta bu Siyonist cinayet ve korsan çetesinin hırsız başbakanı bu ülkeye gelerek saatlerce görüşmüş; Cumhurbaşkanı ve Başbakan, bu katili ağırlamaktan imtina etmedikleri, kanlı ve kirli ellerini sıkmaktan çekinmedikleri gibi, görüşme konusunda memnuniyet belirten bilgiler vermişlerdir. Meşruiyetini yalnızca gücünden alan bu katil başbakanı ağırlayanlar, yarın Müslümanların karşısına çıkıp oy istediğinde, gözlerinin içine bakabilecek midir? Bu utanç tablosunu hatırlayacak duyarlığı gösterebilecek midir, gerçekten merak ediyoruz.

Hayatta bazı şeylerin mazereti asla geçerli olmaz. Hele bu zulüm konusunda ise hiçbir şey ve hiçbir konum zulme ve zalimle mecburi ilişkiye mazeret olamaz. Hayati ve kırmızıçizgileri olan sınırlar vardır. Bunlar ihlal edildiğinde tüm meşruiyet zeminleri de yitirilir. Bu ülkenin tüm siyasi, bürokratik ve diğer güç sahiplerine sesleniyoruz: Meşruiyetinizi ancak böylesine önemli bir durumla test edebilir ve ancak bu tür insanlık onuruna sahip çıkarak gerçekleştirebilirsiniz. İsrail’i ilk tanıyan müslüman ülke olma utancını ancak böyle bir özür beyanı ile bertaraf edebilir, Gazze şahsında eritilmeye çalışılan insanlık vicdanı ve onuruna sahip çıkarak meşruiyet krizinizi böyle giderebilirsiniz. Bunun için de İsrail ile resmi, gayrı resmi bütün ilişkileri kesmek şeklinde bir irade beyanında bulunarak, kimliğinize ve tarihi sorumluluğunuza sahip çıkabilirsiniz. Barışın bittiği ve savaşın tekrar alevlendiği bu vasat ve İsrail füzelerinin Filistin ve özelde Gazze üzerine yağdığı bugünlerde ya doğru olanı yaparsınız ya da tarihteki diğer işbirlikçilerin kaderini paylaşır, gerek insanlık vicdanında gerek sünnetullah yasalarıyla ve gerekse de Allah’ın mahkemesinde hak ettiğiniz karşılığı bulursunuz.

Bu imtihan Filistin halkı için yeni değil. Onlar bu imtihanla aynı zamanda dünya insanlığının karnesini ve hazırlıyorlar. Onlar, bir asırdır varlık ve kimlik mücadelesinin parlak örnekliğini vermiş, dilenerek değil direnerek yaşamanın modelini oluşturmuşlardır. Bugün bile İsrail’e ve ABD emperyalizmine boyun eğmiş değiller, aksine kendi kıt imkânları ile geliştirdikleri füzeler, silahlar ve direniş taktikleri ile siyonizmin ve emperyalizmin korkulu rüyası haline gelmişlerdir. Asıl zorda olanlar, zalimler ve onlara ister gönüllü ister icbari ortaklık edenlerdir.

Gerek VAHÖP olarak gerekse sivil irade ve insan olarak katil İsrail’i nefret ve şiddetle kınıyor, buna ortak olanları, yardım edenleri, sahip çıkanları, işbirliği ve ilişkisi içinde olanları da İsrail ile bir tutuyoruz. Lanetliyoruz. Iraklı gazeteci el- Zeydi’nin işgalciler karşısındaki onurlu ve tutarlı tavrını şık bulmayanları işgal kavramı konusunda çokça düşünmeye ve siz basın mensuplarını da bu şerefli tavra sahip çıkmaya, gelecekte bu ülkede de böyle şerefli basın mensuplarına sahip olduğumuz övüncünü yaşayacağımız günlere davet ediyoruz.

Gazzeyi ve insanlığın vicdanı Filistin’i selamlıyoruz… Hepimiz Gazzeliyiz, Hepimiz Filistinliyiz… Hepimiz el-Zeydiyiz, hepimiz direnişçi…

İşgale, onursuzluğa ve utanca karşı direniş örnekliği gösteren, Direniş ustaları Hamas ve İslami Cihadı selamlıyoruz.

Yaşasın Küresel İntifada…

Yaşasın Özgürlük Mücadelemiz…

Kahrolsun İsrail, Kahrolsun ABD…

VAHÖP adına Mazlumder Yön. Kur. Üyesi Fuat DEĞER

 

Bir cevap yazın