15. madde kaldırılsın ama Evren kollansın, öyle mi?

Türkiye bir süredir 12 Eylül darbecilerini koruyan geçici 15. maddenin kaldırılmasını tartışıyor. Tartışmayı başlatan CHP’nin suç işleyen askerlerin sivil mahkemelerde yargılanabilmesine imkân sağlayan yasa değişikliğinde gösterdiği tavır, 15. maddeyle ilişkin samimiyetini fazlasıyla gölgeliyor. İkiyüzlü politikalarına aşina olunan bir partinin bu öneriyle yönelik hangi amacın peşinden koştuğunu bir kenara bırakarak, konunun tartışılmasına devam edilmeli. Lakin son günlerdeki yorumlarda dikkat çeken bir husus ön plana çıkmaya başladı. 15. maddesinin kaldırılması ama darbecilere dokunulmaması gibi bir durumun ortaya çıkması isteniyor. Meclis Başkanı Köksal Toptan’ın da görüşü bu doğrultuda: “15. maddenin konulması da korunması da yanlış. Elbette modern Türkiye’nin Anayasasında böyle bir hüküm bulunmamalıdır. Oradan çıkarılım da ondan sonra bir takım insanları yargılayalım anlamında değil. Ama Türkiye’ye öyle bir anayasa maddesi yakışmıyor. Salt o nedenle çıkarmakta yarar var” dedi.
 Bu ne tutarsızlık?

Meclisi iptal eden, vesayet altına alan ve sorumluluklarını neredeyse iaşe işleriyle sınırlandıracak kadar ileri gidebilen 12 Eylül zihniyetinin bu mantıkla yargılanmaktan kaçırılmasını teklif eden bir zihniyet, herhalde neyi savunduğunun farkında değildir!

Sivilleşmenin, adil ve özgür bir ülkede yaşayabilmemizin önünde en önemli engellerden biri olan darbeci geleneğe dokunmadan, geçmişteki büyük acıların hesabı sorulmadan, geleceğe nasıl güvenle ilerleyebiliriz?

15. maddeyi kaldırıp da Kenan Evren’e ve diğer sorumlulara dokunmamak, kabul edilebilir bir yaklaşım değil…

Platform Haber

 

 

 

 

Bir cevap yazın