Bursa (6) Yönetmelikte ufak bir değişiklik bile sorunu halleder!

Bugün Bursa’da Mazlumder’in organize ettiği aylık başörtüsü direnişinin altıncısını gerçekleştirmek ve tarihe not düşmek üzere burada toplanmış bulunmaktayız. Ülkemizde bir yandan anayasa tartışmalarının tüm hızıyla sürdüğü şu günlerde insan temel hak ve hürriyetlerine yönelik ihlaller, insan hakları alanında alınan mesafenin ne kadar az olduğunu da bize göstermektedir. Yeryüzünü kuran emeğin bir yüzü olan kadınlarımıza yönelik ayrımcılığı kınadığımız şu günün emek bayramı olması manidar bir durum arz etmektedir. Tüm sosyal ve ekonomik haklardan mahrum edilen sigortasız düşük ücretlerle sanayi ve tarım alanlarında çalıştırılan kadınlarımızın dini ve kültürel haklardan da mahrum edilmesi kadına yönelik ayrımcılığın nasıl sistemleştirildiğinin bir örneği olarak karşımızda durmaktadır.

Başörtüsü konusundaki özgürlük taleplerimiz sadece hizmet alan değil hizmet verenlerin de kamusal alanda bu özgürlükten faydalanmalarıdır. Bu konuda engel olarak görülen 657 sayılı devlet memurları kanunun Kamu Kurum Ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık Ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğinin 5. maddesinin a bendinde yapılacak değişiklikle bu yasağın kalkması pratik çözümlerden biri olacaktır. Hükümetten beklentimiz anayasa oylamasından sonra ilgili kanun maddesinin yönetmeliğinde değişiklik yapmasıdır. Biz Mazlumder Bursa Şubesi olarak bıkmadan usanmadan tüm hak ihlallerinin takipçisi olduğumuz gibi bu konunun da takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Bu arada son günlerde medyada yer işgal eden haberler arasında çocuk istismarı konusu vicdan sahibi yürekleri titretir olmuştur.Liberalleşme politikalarının hızlandığı yerel tüm değerlerin kapitalizmin talanına uğradığı bir gerçektir.Kapitalizmin hedonizmi tek gerçeklik olarak sunması toplumdaki tüm güçsüz ve sahipsiz kesimleri aşağılık ve süfli isteklerin hedefi haline getirmiştir.Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızın beden ve ruh sağlığını tehdit eden tüm istismarların temelinde ekonomik ve ahlaki çöküntü yatmaktadır.

Bu istismarların alt yapısı akşamdan sabaha oluşan bir süreç değildir.Bu süreç toplumdaki ahlaka dayalı eğitim sistemlerinin zayıflatılması ile oluşturulmuştur.Bu sürecin etkin başlangıçlarından biriside 28 Şubat sürecidir.Bu süreçlerde eğitim alanında yapılan tahribatların etkileri görülmeye başlanmış ve ne yazık ki daha da görülmeye devam edecektir.Hükümetten bu konuda önleyici koruma olarak özellikle dini eğitim üzerindeki 28 Şubat uygulamalarından vazgeçilmesi gerekmektedir.Bununla beraber adli kovuşturma konusu olan konularında medyada daha sık yer alması ile birlikte bu tür tacizlerin zamanla toplumda meşruiyet kazanması gibi bir tehlikeyi de bünyesinde barındırmaktadır.Bu konuda başta yürütme, yargı, medya ve sivil toplum örgütleri olmak üzere tüm kesimlere sorumluluk düşmektedir.

Mazlumder Bursa Şubesi Kamu ve tüzel kişiliklerin İnsan temel ve hak ihlallerini yakından takip etmektedir.Bu konuda tüm Bursa halkı olarak uğranılan hak ihlalleri konusunda derneğimize her türlü bilgi ve ihbarlarını yapabilirler. Şubemiz olarak tüm ihbarların takipçisi olacağız.

MAZLUMDER BURSA ŞUBESİ

Bir cevap yazın