Ankara 257. hafta: Tepkiler sonuç verdi, İSMMO’da yasak kalktı!

Bu haftaki basın açıklamamıza güzel bir haberle başlamak istedik. İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası, kıyafet ayrımcılığına son verildiği pek çok üniversiteye inat, sitesinde yer aldığı üzere mali müşavirlik sınavı başvurularında başı açık olma mecburiyeti getirdiği gibi, peruklu fotoğrafların da kabul edilmeyeceğini belirtmiştir. Gelen tepkiler üzerine “peruklu fotoğraf kabul edilmez” ibaresini kaldırmış, Perşembe günü itibariyle de başörtülü fotoğraf kabul etmeye başlamıştır. Bu olay bireysel tepkilerin ne denli önemli olduğunun büyük bir göstergesidir. Yasak “bir kişiden ne olur?” mantığı ile değil “bu yasağa karşı çıkan binler, yüzbinler içinde bende varım” mantığı ile aşılabilir. O yüzden biz buradan yasağa karşı çıkan herkese sesleniyoruz; sen olmazsan bir kişi eksiğiz!

Ülkemizde yıllardır süregelen yasağın kalkması için bunca çaba sarf ediledursun, kardeş ülke Azerbaycan kaldığımız yerden devam etmek istercesine yasağı yürürlüğe koydu. Azerbaycan Milli Eğitim Bakanı Mısır Merdanov “Artık hiçbir eğitim kurumunda başörtülü öğrenci de öğretmen de olamaz!” şeklinde açıklama yaptı. Yasağa karşı yaklaşık 2000 kişilik bir grubun yaptığı eylemde 100 kadar kişi gözaltına alındı. Azerbaycan yönetiminin camilerde ezan yasağı ile başlayan zulmü okullarda başörtüsü yasağı ile devam etmektedir. Bu durum yasağın diğer alanlara taşacağı endişesini de beraberinde getirmektedir. Azerbaycan hükümeti bu büyük hatadan bir an önce dönmelidir. Eğitim hakkı ve din ve inanç özgürlüğü önündeki engellerin uluslar arası anlaşmalar ve Azerbaycan anayasası ile teminat altına alınması sözde kalmamalıdır. Bu yasak çarkında başka gençler öğütülmemelidir.

27 Aralık 2008 “Dökme Kurşun Operasyonu” 2. yılını doldurdu. Bu iki yıl zarfında İsrail saldırgan tavrından taviz vermedi. Geride kalan iki yıl sürecinde ve işgalin başladığı tarihten bu yana görüyoruz ki; İsrail sadece Filistin halkına değil, Filistin halkının yanında saf tutan herkese karşı zalimane tavrını gösteriyor. Geçmişte Filistin halkının evlerinin yıkımına karşı durarak İsrail buldozeri altında ezilen Rachel Corrie, kendi devletinin zulmüne karşı çıkarak muhalif ses yükselttiği için sadece Filistin halkına uygulanan yargılanmadan mahkûm edilme uygulamasına tabi tutulan İsrail vatandaşı Tali Fahima, Mavi Marmara hadisesinde şehit olan ABD vatandaşı Türk asıllı Furkan Doğan, Necdet Yıldırım, Cevdet Kılıçlar, Cengiz Songür, Cengiz Akyüz, İbrahim Bilgen, Çetin Topçuoğlu, Fahri Yıldız, Ali Haydar Bengi ve geçtiğimiz günlerde Filistin topraklarında işgal karşıtı eylem yaptığı için tekme tokat dövülen batılı insan hakları aktivistleri bunun sadece birkaç örneğidir. Artık kudurmuşçasına yanına yaklaşan herkese saldıran İsrail’e yeter artık denmelidir. Dökme kurşun operasyonunun yıldönümünde, o vahşeti hatırlatmak istercesine Gazze’ye tekrar saldıran İsrail askerleri iki Filistinli kardeşimizi şehit etti. Artık bu zulme bir dur demenin zamanı gelmiş, hatta geçmektedir.

Bugün 1 Ocak 2011, ülkemizde ve dünyada yaşanan bunca hak ihlalinin yeni giren sene ile ortadan kalkmasını istiyor, ihlaller sürdüğü müddetçe bu meydanlarda sesimizi yükselteceğimizi, hak talebimizi ileteceğimizi ifade ediyoruz.

ANKARA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU

İHH ANKARA

Bir cevap yazın