Sakarya 277. hafta: Amerikanizme, siyonizme ve kapitalizme hayır!

Bundan iki sene önce, 27 Aralık 2008’de İsrail Gazze’ye karşı “dökme kurşun operasyonu” adı ile tanımlanan katliamı başlatmıştı. Çoğunluğu çocuk ve kadın yaklaşık 1500 kişi bu operasyonda katledildi. Gazze halkının izzetli direnişi karşısında İsrail Hamas’ı imha etmeyi başaramadan geri çekilmek zorunda kaldı.

Bugün bu şanlı direnişi tekrar anarken, katil İsrail ve yandaşlarını bir kez daha lanetliyoruz. Gazze direnişi bize gerçek düşmanlarımızın kim olduğunu öğretirken, aynı zamanda uzlaşma veya teslimiyetin değil sadece ve sadece direnişin mazlumların yegane kurtuluş yolu olduğunu ispatlamıştır.

İsrail, amerika ve avrupa ülkelerinin yani batı medeniyetin nedenli ikiyüzlü ve kan içici olduğu zaten bilinen bir gerçekti. Ancak İslam coğrafyasındaki Mısır firavunu Mübarek ve Suudi Arabistan kralı Abdullah gibi işbirlikçiklerin ne denli tehlikeli ve zalim oldukları, bu süreçte daha iyi anlaşıldı. Bu vesileyle Türk hükümetinin israil ile ilişkilerini kesmek için neyi beklediğini merak ediyoruz. İsrail’in her türlü cüretkâr ve tecavüzkâr çıkışlarına karşılık İsrail ile ilişkilerini devam ettiren bir hükümetin bu konudaki samimiyetinin sorgulanması kaçınılmazdır. Ak Parti hükümetinin derhal İsrail ile ilişkilerini kesmeye çağırıyoruz.

Mavi Marmara gemisi Müslüman halkımız ile yeniden buluştu. Bu buluşma tüm şehitlerimiz ve özellikle de Mavi Marmara’da şehit düşen kardeşlerimizi tekrar yâd etme fırsatını bize verdi. Buradan haykırıyoruz ki,

Hepimiz Furkan Doğanız ve Allah(c.c.) yolunda şehit olmaya hazırız.

Lübnan’da, Gazze’de, Mavi Marmara’da yaşanılan süreç siyonist rejimin kâğıttan bir kaplan olduğunu ortaya koymuştur. Müslüman halkımız israil ve amerika ile yakın olduğuna inandığımız nihai hesaplaşmaya hazırdır.

Bu vesile ile Filistin davasının öncüleri olan Hamas’ı, İslami Cihad’ı ve Hizbullah’ı selamlıyoruz.

Kudüs’ü ve Mescidi Aksa’yı ümmetin kalbi olarak görerek şer güçlerle izzetli bir mücadeleyi yürüten İran İslam İnkılâbı’nı selamlıyoruz.

Şeyh Ahmed Yasin’i, Fethi Şikaki’yi, Abbas Musavi’yi ve adlarını tek tek zikredemediğimiz tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.

Yine ifade ediyoruz ki Gazze ambargosunun kırılmasını sağlayacak her türlü teşebbüse malımız ve canımızla destek vermeye hazırız.

Nihai zaferin ancak ve ancak israil urunun Ortadoğu’dan kesilip atılması ile gerçekleşeceğine inanıyoruz.

İsrail ve amerikan ürünlerini boykot uygulamasına genişleterek devam etmeliyiz. Bu ürünleri satın almakla zulme vereceğimiz desteğin hesabını ahirette veremeyiz. Boykot konusunda tüm halkımızı duyarlı olmaya çağırıyoruz. Siyonist kurşunların parasının bizden çıkmasına müsaade etmemeliyiz. Kararlı ve dik duruşumuz zalimleri dize getirecektir.

2011 yılı net asgari ücret 629 TL olarak açıklandı. Kapitalizmin bütün boyutlarıyla hayata geçirilmeye çalışıldığı ülkemizde bu ücret, modern köleliği tanımlamaktadır. Tüm sendikal hakların yok sayıldığı, taşeronluk sisteminin bir kâbus gibi emekçilerin üzerine çöktüğü bu sürecin halkımız tarafından doğru anlaşılması ve kapitalizme karşı tüm mazlumların ortak bir cephe oluşturması acil bir gerekliliktir. Hükümetin uluslararası sermaye ve ulusal sermayeyi ihya etme çabaları ve buna bağlı sanal büyüme değerleri ile halkımızın gözünü boyama girişimleri deşifre edilerek, kapitalist değerlerin hayatımız kuşatmasına karşı topyekûn bir mücadelenin ortaya konulması zaruridir. Tüm halkımızı kapitalizme karşı mücadeleye omuz vermeye çağırıyoruz.

Başörtüsü zulmü çeşitli boyutlarda devam ediyor. Son yasak uygulaması da Türkiye Serbest Muhasebeci, Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavir Odaları Birliği (TÜRMOB)’dan… TÜRMOB Mali Müşavirlik sınavı için başörtülü veya peruklu fotoğraf kabul edilmeyeceğini, başörtülü veya peruklu gelenlerin sınava alınmayacağını ilan etti. Bırakın başörtüsünü, peruğa bile tahammül edemeyen bir ucube zihniyet… Allah’a savaş açmış bir avuç zavallının Müslüman kimliğe tahakküm etme gayreti… Direniş zalimlerin bütün çabalarını bertaraf ederek başarıya ulaşacaktır. TÜRMOB yöneticileri aklını başına toplamadığı takdirde, halkımız onlara gereken dersi en kısa zamanda verecektir.

Azerbaycan da başörtüsü yasağı ile tanıştı. Ülkesindeki İslami uyanıştan korkan Aliyev ve avanesi, okullara başörtüsü yasağı getirdi. Azerbaycanlı Müslüman kardeşlerimizin binlercesi sokağa dökülerek bu yasağı protesto ettiler. Bizler Azerbaycanlı kardeşlerimizin başörtüsü direnişini destekliyor ve bu dik duruşlarından dolayı onları tebrik ediyoruz. Azerbaycan’da ve Türkiye’de aynı şeytani zihniyete sahip, dünya egemenlerinin işbirlikçisi olan elitlerin bu yasakların arkasında olduğunu halkımız yakinen bilmektedir. Gerek ülkemizde gerek Azerbaycan’da gerekse tüm dünyada şeytanın taraftarları mutlaka zelil olacaklardır. Kazanan ise mutlaka Allah’ın taraftarları olacaktır.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu Adına Diriliş Saati Dergisi

Bir cevap yazın