Van 159. hafta: Anadile, başörtüsüne özgürlük!

Yasakçı, hak, hukuk, adalet tanımaz sistem; İslam düşmanlığını başörtüsü üzerinden sürdürmeye devam etmektedir. Üniversitelerdeki kısmi iyileşmeler de siyasi bir kurnazlıkla Müslümanlara adeta ‘sus payı’ vermek istenerek başka taleplerden vaz geçme vesilesi kılınmak istenmiştir. Böylece yasak daha da derinlemesine oturtulmak istenmektedir. Nitekim bunun en çarpıcı örneği de geçtiğimiz günlerde Adana Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu’nca oluşturulan 2011 yılı bilirkişi yemin töreninde başörtülü mali müşavir Keziban Seyitler ile Nuran Kayagil’e, yemin sırasında; komisyon başkanı Mehmet Sabri Kumsal tarafından, bayanların ancak “başlarını açmaları” halinde yemin edebilecekleri söylenmesi, ülkemizdeki başörtüsü yasağının halen bütün vahametiyle devam ettiğinin göstergesidir. T.C bu duruşuyla Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev gibi bir ‘diktatöre’ esin kaynağı olmuş ve son olarak Azerbaycan’da da başörtüsü yasaklanmıştır. Başörtüsü üzerinden kendini ifade eden düşmanlık aslında toplumsal hayatın her zerresinden İslami görünürlüğü söküp atmanın bir çabasıdır.

Yıllardır devam eden korsan terör devleti, ‘Siyonist İsrail’in Filistin’de devam eden zulmüne karşı mayıs ayında ‘Mavi Marmara Gemisinin’ Filistin’e doğru yola çıkması ve İsrail’in gemide yaptığı katliamdan sonra İsrail’in vahşi uygulamalarına bütün insanlık şahit oldu. Mavi Marmara’da şehid olan dokuz kardeşimizin şahadetinin bereketine, ambargonun kısmen yumuşaması ve İsrail’e karşı yükselen direniş ruhu şeklinde şahit olduk. Bu direniş ruhu burada kalmamış, dünya genelinde bu zulmü kabul etmeyen insanlar Hindistan’ın başkenti Delhi’den yola çıkan ve geçtiğimiz günlerde Türkiye topraklarına ayak basan Orta Asya konvoyu ile bu zulüm karşısındaki şahitliklerini dile getirmişlerdir. Tarih boyunca devam ede gelen zalim, mazlum mücadelesinin bir devamı olarak, bütün dünyada mazlumlara yönelik gerçekleştirilen kıyımlara karşı, Hakkın sesi olacağımızı, zalimlerden hesap sormaya devam edeceğimizi ve yeryüzünde bir tek mazlum kalmayıncaya dek, onurlu mücadelemizle zalimlerin karşısında dimdik durmaya devam edeceğimize dair Rabbimize söz verdik ve bu kararlılığımızdan taviz vermeyeceğiz.

2007 yılında Ümraniye’de bulunan bombalarla başlayan, darbe günlüklerinin ortaya çıkmasıyla derinleşen ve bazı muvazzaf subayların yakalanmasıyla devam eden Ergenekon soruşturmaları muğlaklığını koruyor. Darbeci zihniyetin bir türlü geri adım atmak istememesi, topluma yönelik kaos planları ve son olarak balyoz darbe planında yer alan, İslami kimlikleri ile bilinen toplumun önde gelen saygın kanaat önderlerine yönelik suikast planlarıyla hat safhaya ulaşan tahakkümcü ulus devlet zihniyeti, bir kez daha İslami/fıtri değerlere olan düşmanlığını katliamcı planlarla taçlandırmaktan geri durmamıştır.

12 Eylül Referandumuyla toplum hükümete bu zihniyetin üzerine gitmesi için bütün kararlılığıyla hükümetin arkasında durmasına rağmen, hükümet gereken cesareti gösterememiş. Bundan da cesaretlenen ‘Darbeci Zihniyet’ yeniden hortlamış olup, sadece, sivil siyaseti ilgilendiren ‘anadil’ tartışmasına tehditkâr bir dille karşı çıkmış ve oligarşik ulus devlet zihniyetinin idamesi için her türlü gayreti sarf etmiştir. Buna paralel olarak da, başbakanın tek dilde ısrarcı olmasına da, ülke kam oyu’nda bir mana verilmiş değildir.

Almanya da 3 milyonluk Türk için anadilde eğitim talebinde bulunan başbakanın ne hazindir ki 20 milyon Kürt vatandaşının bulunduğu Türkiye için aynı ifadeyi kullanmaması esefle karşılanacak bir durumdur.

Van Hak ve Özgürlükler Platformu olarak, zalimlerin zulmü bitinceye kadar, bu meydan da olacağımızı, hak ve özgürlükler takipçisi olacağımızı buradan bir kez daha yineliyoruz.

VAHÖP Adına

Necip ERGİNYÜREK

VAHÖP (Van Hak ve Özgürlükler) Platformu:

GÖKKUŞAĞI DERNEĞİ, İNSAN-DER, MAZLUM-DER, MEMUR-SEN,

UMUT IŞIĞI DERNEĞİ, ERDEM-DER, ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ,

VAN İMAM HATİP MEZUNLARI VE MENSUPLARI DERNEĞİ, VAN KARDELENLER KADIN DERNEĞİ

Bir cevap yazın