İngilizce su faturası olunca sorun yok ama…

Kürtçe’nin kamusal alanda herhangi bir sınır olmadan kullanılabilmesi talebiyle başlayan süreçteki “tek”çi yaklaşım, aslında sorunun çözümündeki ikiyüzlü yaklaşımları da ortaya çıkarıyor. Meşru bir hak talebine karşı Hükümet’in ve MGK’nin tek sesli korosu, bu talebi bastırmaya çalışırken, diğer yandan da çelişkiler kamuoyuna yansıyor.

Nitekim Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek pazarda Kürtçe etiket olabileceğini ama belediyenin Kürtçe hizmet veremeyeceğini öne sürdüğü gün, Didim’de 10 bin İngiliz yerleşimciye belediyenin 2005’ten beri İngilizce fatura kestiği bilgisi bir kez daha yansıdı.

Türkiye’nin güneyinde nüfusun ihtiyaçlarına göre başka belediyelerin de uzun süredir İngilizce-Türkçe, Almanca-Türkçe fatura, tabela ve benzeri hizmetler sunduğu biliniyor. Bugüne kadar bu belediyelerin hiçbirine dava açılmamışken, BDP yönetimindeki belediyelerin Kürtçe ve Arapça dillerini kullanmak istemesine karşı çıkılmasının elle tutulur bir tarafı kalmıyor.

Bir cevap yazın