PLATFORMLAR, FÜZE KALKANI’NA VE NATO’YA HAYIR DİYOR!

Küresel emperyalizmin ve kapitalizmin savaş ve işgal örgütü NATO’nun, başta İran olmak üzere tüm ümmeti hedef aldığı Füze Kalkanı Projesi onaylandı. Her ne kadar Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, NATO’yu ve füze sistemini övse de, iyi biliniyor ki, bu sistemin amacı, ABD öncülüğündeki küresel egemenlerin dünyanın istediği bölgesini istediği zaman vurabilmesine karşılık onlara karşılık verilmesinin önüne geçilmesidir.

Yaklaşan tehlikeye karşı Adalet ve Özgürlükler Platformları, diğer İslami STK’larla birlikte Ekim 2010’dan itibaren kamuoyunu dikkatli olmaya ve tavır almaya başladığında kamuoyu henüz sorunu yeterince gündem edinmemişti.

Oysa bugün gelinen noktada  Hükümet, Lisbon’da bu işbirlikçilik kararının altına imza attığı gibi kararın savunuculuğunu da üstlenmiş vaziyettedir.

Dahası, ümmete döndürülecek füzeler topraklarımıza konuşlandırılacak ve parası da bizim cebimizden çıkacaktır!

Sözkonusu ihanete karşı daha önce susmadık, bundan sonra da susmayalım.

Aşağıda platformların, süreçle ilgili mücadelesinin de izleğini bulacaksınız.

İşgalci NATO güçleri Afganistan, Pakistan ve Libya’da masum insanları katletmeye devam ediyor.

Türkiye’nin böyle bir küresel işgal ordusunda yer almasını kabul etmiyoruz. Şimdi bu utanca Füze Kalkanı Projesi’yle adeta ihanet de eklenmek üzere! Türkiye’yi bu proje ortak eden Hükümet, sorunu değil çözümü sıfırladığını görmek zorundadır.

KUDÜS GECESİ’NDE FÜZE KALKANI PROTESTOSU!

27 AĞUSTOS 2011, Sakarya – Sakarya Adalet Girişimi tarafından Kudüs Günü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte NATO’nun füze kalkanı projesi kapsamında Türkiye’ye füze yerleştirme konusunda ABD ile yapılan anlaşma protesto edildi. SAGİR adına Diriliş Saati Dergisi’nden Berat Gürler’in okuduğu açıklamada konuyla ilgili şu ifadeler yer aldı:

“İş başında olan hükümetin geçen yıl sonunda yapılan Lizbon zirvesinde onay verdiği füze kalkanı projesinde Washington ile sessiz-seddasız nihai mutabakat sağlaması utancımızı ve şaşkınlığımızı artırmaktadır.

Resmen siyonist israilin yaveri Büyük Şeytan amerika’nın Patriot füzeleri Türkiye’de konuşlandırılacak. Her ne kadar hükümet tepki almamak için olayı çarptırsa da, barış naraları atsa da, bu füzelerin zamanı geldiğinde Kudüs’ün özgürlüğüne giden yoldaki direniş hattına karşı kullanılmak üzere konuşlandırıldığını kesin olarak biliyoruz.

Müslüman halkın seçtiği vekiller, böyle bir şeye nasıl kalkışabilirler? Varlığını işgal ve savaş üzerine kurmuş bir devletten nasıl oluyor da barış umuyorlar?

Bu, barış elçisi gibi görünüp, Amerika ve İsrail sevgisini kazanmaktan başka bir şey değildir.”

FÜZE KALKANI PROJESİ İHANETTİR!

16 TEMMUZ 2011, Sakarya – Sakarya Adalet Girişimi 305. Hafta açıklamasında Türkiye’nin Füze Kalkanı projesinde yer alıyor olmasını protesto ederek şöyle söyledi: “İşgalci NATO güçleri Afganistan, Pakistan ve Libya’da masum insanları katletmeye devam ediyor.

Türkiye’nin böyle bir küresel işgal ordusunda yer almasını kabul etmiyoruz. Şimdi bu utanca Füze Kalkanı Projesi’yle adeta ihanet de eklenmek üzere! Türkiye’yi bu proje ortak eden Hükümet, sorunu değil çözümü sıfırladığını görmek zorundadır.”

TÜRKİYE NATO’DAN ÇIKMALIDIR!

27 MART 2011, Konya – Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 185. kez meydanda buluşurken, Türkiye’nin NATO’dan çıkmasını istedi. “Libya’ya yapılan saldırılarda, ülkemizdeki NATO üslerinin kullanılacak olması, varlığından rahatsız olduğumuz bu üsler meselesini tekrar gündeme getirmektedir.

NATO üsleri ülkemizdeki işgalin dayanakları olarak algılanmakta ve bu üslerin bulunduğu toprakların da işgal edilmiş topraklar olduğu vehmini uyandırmaktadır.

Türkiye bir an önce NATO ile ilişkilerini gözden geçirmeli, bu şer ittifakından bir an önce ayrılmalıdır.

Geçici basit göstermelik tepkiler, halkımızın NATO ya olan rahatsızlığını giderecek nitelikte değildir.”

AKYAZI’DA “NATO’YA HAYIR!” SESLERİ YÜKSELDİ!

27 MART 2011, Akyazı – Akyazı Adalet ve Özgürlükler Platformu 216. hafta eyleminde Libya’daki NATO operasyonlarına tepki göstererek şu açıklamada bulundu: “BM ve NATO’nun şımarık canileri milyonlarca müslümanı katledip, kadınları dul, çocukları yetim ve sakat bıraktılar. Yetmedi o ülkelerin zenginliklerini sömürdüler. Bugüne kadar sömüren idareciler batağa gömülüp yok oldular. Bugün de batının sömürgecileri çürüyerek batacaktır…  Akyazı adalet ve özgürlükler platformu olarak sesleniyoruz ‘NE KADDAFİ NE BM NE DE NATO”

HÜKÜMET TUTARLI DEĞİL!

27 MART 2011, Sakarya – Sakarya Adalet Girişimi, 289. hafta eyleminde Türkiye’nin NATO ile yaptığı işbirliğini ve Libya operasyonunu protesto ederek şu mesajı verdi: ” Dünyada yaşanan hadiseleri tahlil eden ve biraz tarih okuyan selim akıl sahibi insanlar; batılı emperyalistler için, ne Libya’da akan kanın, ne de insan hakları ihlalleri gibi unsurların önemli olmadığını bilirler. Kaldı ki Yemen’ de Cuma namazından çıkan masum sivillerin kurşuna dizilmesini ve Bahreyn’de yaşanan sivil katliamları keyifle seyreden ABD ve müttefikleri, daha işin başında sınıfta kalmışlardır. Ancak itiraf edelim ki, ABD ve müttefikleri, BM Güvenlik Konseyi’ni teslim almışlardır… Askeri harekâttan kısa bir süre önce, “NATO’nun Libya’da ne işi var?” diyen ve Libya’ya askeri müdahale yapılmasına karşı çıkan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı karşısında sessiz kalmış, tezkere çıkmadan 3 gemiyi göndermiştir. Hükümet, bu konuda daha kararlı ve tutarlı davranışlar sergilemelidir.”

FÜZE KALKANI’NIN TÜRKİYE’DE NE İŞİ VAR!

27 MART 2011, Tokat – TOKAD (Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği) NATO’nun Libya operasyonunu protesto eden bir eylem düzenledi. Türkiye’nin NATO’dan ayrılmasını isteyen topluluk eylemde şöyle denildi: “Kanlı terör ve işgal örgütü NATO, soğuk savaş döneminden sonra dünyaya nizâmât vermeye çalışan Amerika ve batılı devletlerin İslam dünyası için kullandığı jandarması, vurucu gücü oldu… AKP iktidarı sürecinde idealler yitimine uğrayan farklı İslami çevrelere, duyarlı insanlara soruyoruz: Irak işgali için tezkereye onurluca karşı çıktınız… Sekiz yılın sonunda değişen nedir? Her şeye rağmen iktidara sahip olma, onun nimetlerini yitirmeme arzusu mu?

Peki, ya iktidarınız küresel kapitalizmin öncülerinin her dediğini yapıyorsa, hiçbir kritik konuda onlara karşı gelemiyorsa, İslam dünyasına döndürülen füze kalkanına evet diyorsa, Libya’ya saldıran NATO’nun komuta üssünü İzmir’e alıyorsa, Afganistan’da her gün onlarca müslümanı katleden NATO’nun içinde yer alıyorsa, çıkarları ahlaki davranmak ve mazlumun yanında yer almaktan daha önde tutuyorsa hâlâ bu politikalara onay verecek misiniz?

Yoksa Türkiye’nin bir an önce kanlı işgal örgütü NATO’dan ayrılması için sesinizi yükseltebilecek misiniz?

AK PARTİ FÜZE KALKANINI KABULLENMİŞ DURUMDA!

6 KASIM 2010, Sakarya – Sakarya Adalet Girişimi, Lisbon’da yaklaşan zirve öncesi yaptığı 269. basın açıklamasında NATO’nun Füze Kalkanı Projesi’nin ümmet için tehdit oluşturduğunu bir kez daha gündeme getirdi. Platform adına yapılan açıklamada konuyla ilgili şunlar söylendi:

“ABD’nin Füze Kalkanı Projesi ile Türkiye’yi köşeye sıkıştırma çabası olanca hızıyla devam ediyor. Amerikan emperyalizmi her zamanki şeytani yüzü ile yeni bir oyunu sahneye koyuyor. Bir NATO savunma projesi olarak lanse edilen Füze Savunma Projesi ile Amerika Türkiye’yi teslimiyet ve güvenirlik testine tabi tutuyor. Amerika bu proje ile özellikle İran’ı da köşeye sıkıştırarak bir taşla iki kuş vurmayı hedefliyor.

Gelinen nokta ise hiç iç açıcı değil… Ak Parti iktidarı açıkça ifade etmese de projeyi kabullenmiş durumda. İtiraz edilen tek nokta bu proje ile ilgili Amerikan söyleminin makyajı… Özü itibariyle başta İran olmak üzere Suriye, Rusya gibi komşu ülkeleri tehdit olarak gören bir algının sonucu olarak geliştirilen bu projenin makyajlanarak sanki bir güvenliği geliştirme projesi olarak sunulması isteniyor. Türk Hükümeti adeta günü kurtarmaya çalışıyor. Amerika ve İsrail’in İran’a karşı geliştirdikleri ve Türkiye’nin de taşeron olarak kullanılmaya çalışıldığı Füze Kalkanı Projesi’ne karşı Ak Parti iktidarını dik durmaya davet ediyoruz.

Hükümetin Amerika ve İsrail’in şeytani plan ve uygulamalarına karşı zaman zaman geliştirdiği muhalif söylemin eyleme geçmesi gerekmektedir. Aksi takdirde hükümet söylemi ile eylemi bir olmayan ikiyüzlü pozisyonuna düşmekten kurtulamayacaktır. Ak Parti hükümetinin Füze Kalkanı Projesi ile ilgili nihai kararı, dünya egemenleri ile dünya mazlumları arasındaki adalet ve özgürlük mücadelesinde ne tarafta yer aldığının bir testi olacaktır.”

SAKARYA’DAN HÜKÜMET’E UYARI

‎30 EKİM 2010, Sakarya – NATO’ya ve özellikle Afganistan’daki katliamlarına karşı daha önce de Türkiye’nin bu suçlara ortak olmaması gerektiğini ifade eden Sakarya Adalet Girişimi, 268. hafta eyleminde füze kalkanı tehlikesine dikkat çekti.

SAGİR adına Diriliş Saati dergisi tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi: “Füze kalkanı projesi Türkiye için çok ciddi bir soruna dönüştü. Ankara’yı sıkıştırmak amacıyla ABD merkezli diplomatik ve psikolojik bir harekât yürütülüyor. Türkiye füze kalkanı projesini kabul ederse, başta İran olmak üzere, Suriye ve Rusya gibi sorunsuz ilişki noktasına geldiği ülkelerle arası açılacak ve büyük bir güven bunalımı yaşanacaktır. Füze kalkanı projesini Türkiye kabul etmez ise, NATO ve Amerika tarafından eksen kayması ile suçlanacak ve karşı cephede olmakla itham edilecektir. Dünyanın efendileri kölelerinin sadakatini deniyor. İktidar her şeye rağmen adaletten yana tavır alarak Füze kalkanının bu topraklarda kurulmasına izin vermemelidir. Füze kalkanına izin verilirse, bunun sorumluları hem bu dünyada hem de ahirette ağır bir hesaba muhatap olacağını unutmamalıdır.”

KONYA: FÜZE KALKANI TEHLİKELİ BİR ADIMDIR

16 EKİM 2010, Konya – NATO’ya  birçok açıklamasında yer veren ve Türkiye’nin bu işgal örgütünden ayrılması talebini ısrarla gündeme getiren  Konya İnanç Özgürlüğü Platformu,  162. eyleminde Füze Kalkanı Projesi’ni başta İslami kamuoyu olmak üzere herkesin gündemine taşırken, konuyla ilgili şu ifadeleri kullanmıştı.

“Siyasetin, günü birlik bir mesele olmadığını çok açık bir şekilde görmekteyiz. Atılan her adımı, başka adımların takip edeceğini bilmekteyiz. İşgalci NATO ve Amerika’yla, yapılan işbirliklerin ülkemizi Afganistan’da işgalci konuma düşürmüşken, İncirlik ve diğer üslerin ülkemizde bulunuyor olması bizi bir Amerikan taşeronu haline dönüştürmüşken, İran bahane edilerek ülkemizde füze kalkanı oluşturulmaya çalışılması tehlikeli bir adımdır.

Sonuçları ve bu sonuçların vahameti konusunda, Müslüman coğrafyanın geleceği ve kardeşliğin gereği açısından şimdiden uyarıyoruz. Ülkemiz, Amerika’nın yeni suçlarının ortağı olmamalıdır.”

Not: ADALET VE ÖZGÜRLÜKLER PLATFORMU, konuyla ilgili gündemi unutturmayacaktır.

Haberimiz güncellenmeye devam edecektir.


Bir cevap yazın