Afyonkarahisar 23. eylem: Hiçkimsenin dışlanmasına, horlanmasına, yalnızlaştırılmasına izin vermeyeceğiz!

Gerekçesiz tutuklamaların, yıllar süren yargılamaların, kaçınılmaz tahliyelerin konuşulduğu ve her kafadan ses çıktığı bir gündemi yaşıyoruz. Dördüncü Kuvvet Medyamız tarafından Hizbu-Terör örgütü ve domuz bağı ambalajıyla kamuoyuna yepyeni bir bilgi kirliliği paketi dayatılıyor. Cezaları kesinleşmediği müddetçe masum oldukları kabul edilen insanların yıllar boyu içeride tutulmalarını böylelikle meşrulaştırmaya ve yeni haklı/haksız tutuklamalara da yol açılmış oluyor. Yargı’nın görevi; insanların kılığıyla kıyafetiyle uğraşmak; insanların ne şekilde ve hangi dille savunma yapacaklarına karışmak; insanların neyi düşüneceklerine, neye inanacaklarına, nasıl düşüneceklerine şekil vermek değildir. Temel görevi; adilce yargılamak ve adil hüküm vermektir. Suçsuzsa bırakmak, suçluysa cezasını kesmektir. Suçlular, yaptıklarının bedelini ödemelidir ki, suç mağdurları da adalete güvenebilsin. Suçu sabit olmayan da en kısa zamanda yargılansın ve aklansın. Geciken adalet, adalet değildir.

Geçtiğimiz yılın sonlarında komşu ilimiz Kütahya’da benzer vahim bir adlî olay yaşanmıştır. 9 Kasım 2010 tarihinde bir öğrenci, sınıf arkadaşı bir diğer öğrenci tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürülmüştür. Hiçbir ülkü, hiçbir amaç, hiçbir ideal, bir insanın yaşamından daha kıymetli değildir. Olayı lanetliyor ve olayın tüm boyutlarıyla ortaya konarak suçlu ya da suçluların cezalandırılmasını talep ediyoruz.

Yılbaşından hemen önce de Dumlupınar Üniversitesinde okuyan ve sınav dönemi olduğu için sınavlarına hazırlanan 4 öğrenci, KCK yapılanması isnadıyla gözaltına alınmışlar ve sırf suçlamanın ismi nedeniyle de tutuklanmışlardır. Bir öğrencimizin bıçaklanarak öldürülmesiyle başlayan soruşturma, olayın faili bir tek öğrencinin yanında onlarca Kürt öğrencinin tutuklanmasıyla devam etmektedir.

Şehirde yaşayan Kürt öğrenciler, her an gözaltına alınacağız ve arkadaşlarımız gibi tutuklanacağız endişesiyle beklemektedirler. Söylediğimiz gibi; bu konuda da adil yargılanma ve hüküm verme ilkesine uyulmalıdır. Sırf suçlamanın terör kavramıyla ilgisi nedeniyle, başkaca hiçbir delil olmaksızın insanların tutuklanması kabul edilemez.

Türk veya Kürt veya başka bir kökenden bütün vatandaşlarımızın can güvenliğinden ve adil yargılanma haklarından Devlet sorumludur. Devlet’imiz gelişen bu olaylar karşısında Kütahya’da üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemiştir. Gerek bir öğrencinin ölümünde, gerek delilsiz ve süresi belirsiz tutuklamalarda, gerek öğrencilerin endişelerinde sorumlu bellidir. Cinayet ve sonrasındaki gelişmeleri yerinde incelemek için komşu şehre gelen ve ilgililerle temas kuran sivil toplum örgütleri, anlamsız bir resmî tepkiyle karşılaşmışlardır.

Unutmayınız!..Bizler, bütün Türkiye halkları kardeşiz ve bu kardeşliği bozmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Bizler inanırız ki, ilk ırkçı, şeytandır; çünkü, ateşi toprağa üstün tutarak Rabbine karşı gelmiştir. Hiçbir ırkın, diğer bir ırka sırf yaradılış yönünden üstünlüğü yoktur.

Bizler burada, Afyonkarahisar’da, kardeşlerimizin o veya bu sebeple dışlanmalarına, hor görülmelerine, ötekileştirilmelerine, yalnızlaştırılmalarına, suçlanmalarına asla müsaade etmeyeceğiz.

AFYONKARAHİSAR HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PLATFORMU

Bir cevap yazın