Sakarya 278. hafta: Yasak kamuda da özel sektörde de sorun

SAGBP 278. kez kent merkezinde biraraya gelerek Başörtüsü ve Türkiye gündemini değerlendirdi. TBBB başkanlığına gönderilen ve TSK faaliyetlerini de kapsamına alan “OMBUDSMAN” lık yasa tasarısının ve Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı (TESEV)’in ”Başörtüsü Yasağı ve Ayrımcılık” adlı raporunun değerlendirildiği açıklama “Sakarya Adalet Girişimi, hukuksuzluğun ortadan kalkması ve adâletin tesisi için duruşunu ve direnişini her zaman ve zeminde sürdürecektir.” ifadeleriyle sona erdi. Sakarya Adalet Girişimi Adına Ribat Eğitim Vakfı Sakarya Şubesi üyesi Bahaeddin KURUOĞLU tarafından yapılan açıklamanın tam metni:

SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU

278. BASIN AÇIKLAMASI

278. kez insan hak ve hürriyetlerine dikkat çekmek, insan onurunu korumaya katkı sağlamak için meydanlardayız.

Vatandaşların şikâyet ve taleplerini inceleyip karara bağlaması öngörülen ombudsmanlık kurumunun kapsamına Türk Silahlı Kuvvetlerde alındı.

Ombudsman, TSK ‘nin faaliyetleri ile ilgili şikâyetleri inceleyip karara bağlayacak. Anayasada yapılan değişiklikle kurulması kararlaştırılan, Kamu Denetçiliği Kurumu kurulmasına ilişkin kanun tasarısı TBMM Başkanlığı’na gönderildi.

TSK ile ilgili her türlü şikâyet buraya yapılabilecektir. Üstlerinden dayak yiyen bir er veya erbaş buraya şikâyette bulunabilir. Gayrı insânî tutum ve davranışlar şikâyet konusu yapılabilir. TSK’ da, bu şikâyetlere gerekli inceleme ve araştırmaları yaparak Kamu Denetçiliği Kurumu’na bilgi vermek zorundadır. Şikâyetler konusunda bir şey yapılmazsa Kamu Denetçiliği Kurumu konuyu Meclis’e taşıyabilir.

Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 102. maddesinin yürürlüğe girmesiyle birlikte, gasp, terör, çete, tecavüz ve cinayet gibi suçlardan yargılanan birçok tutuklu, yargılanmaları 10 yılı aştığı gerekçesi ile tahliye ediliyor. Hizbullah davası sanıklarının tahliye olması üzerinden yola çıkarak toplumu infiale sürüklemeye çalışan kartel medyası ise, tahliyelerin “yargının ihmali ve kanunun yanlış yorumlanması” olduğu gerçeğini örtbas ederek asıl kusurluyu gizliyor. Birkaç gün içinde tahliye olması beklenen 1236 sanıktan 953’ünün dosyası hâlâ Yargıtay’da temyiz için bekliyor. “Zamanım yok, iş yüküm çok” diyerek 953 sanığın dosyasını 10 yıldır görüşemeyen Yargıtay, yandaş yargı mensuplarının davalarında ise jet hızıyla karar vermiştir. Geciken adâlet, adâlet değildir.

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı (TESEV)’in ”Başörtüsü Yasağı ve Ayrımcılık” başlıklı raporu başörtüsü yasağının, sadece kamu sektöründe değil, özel sektörde de çalışma hayatında kadınların aleyhine etkilendiğini ortaya koymuştur.

Rapor, yüksek öğrenimde ve kamuda uygulanan başörtüsü yasağının, sadece başörtülü kadınların eğitim ve çalışma hayatlarına değil, aynı zamanda Türkiye toplumuna ve ekonomisine mâliyetini de ortaya çıkardı.

Her türlü ayrımcılığın engellenebilmesi için, ayrımcılıkların görünür olması gerekli olduğu vurgulanan raporda, oysa kadınların başörtüsü üzerinden iş dünyasında maruz kaldıkları ayrımcılıkların görünür olmadığını kaydetti.

Özel sektörde de yasak olmamasına rağmen iş hayatının yapısı gereği, kamu ile özel sektörün birbirleriyle ilişkileri nedeniyle, özel sektörde başörtülü uzman meslek sâhibi kadınların tercih edilmemeleri gibi bir sonuç ortaya çıkmıştır.

Bunun sebebi, işverenlerin önyargılarından kaynaklanmıyor. Yasak var olduğu sürece, kamu ile ilişkisi olan her türlü özel kuruluş, başörtülü kadın eleman çalıştırmayı, bir işin yapılması açısından bir eksiklik olarak görüyor. Dolayısıyla her toplantıya, her kamu binasına başörtülü çalışan gönderemiyor.

Başörtülü kadınların kamu sektöründeki iş imkânlarına ulaşmaları kamuda uygulanan başörtüsü yasağı sebebi ile çok zordur. Oysa kamu sektörü özel sektöre kıyasla, düzenli çalışma saatleri ve güvenceli iş olanakları nedeni ile kadınlar açısından daha cazip görülebilmektedir. Kamuya girmekte zorlanan başörtülü kadınlar için özel sektörde çalışmaktan başka bir çıkış görünmemektedir. Özel sektörde çalıştıklarında da, başörtüsü yasağının yayılma etkisi nedeni ile daha düşük statülü ve düşük gelirli pozisyonlarda görev almak durumunda kalabilmekte ve daha zor yükselmektedirler. Ekonomik kriz ve küçülme dönemlerinde ilk işten çıkarılanlar da gene başörtülü kadınlar olabilmektedir.

Sakarya Adalet Girişimi, hukuksuzluğun ortadan kalkması ve adâletin tesisi için duruşunu ve direnişini her zaman ve zeminde sürdürecektir.

Sakarya Adalet Girişimi Adına

Ribat Eğitim Vakfı Sakarya Şubesi

Bahaeddin KURUOĞLU

Bir cevap yazın