Dink Cinayeti Davası’nda “Sınır Belli; Devlet Uyumlu”

Hrant Dink cinayeti davasını değerlendiren hukukçu Fethiye Çetin, “cinayetinin hazırlanması, işlenmesi, cinayetin ardından delillerin gizlenmesi, karartılması, gerçeğin üstünün örtülmesi, yargı süreçlerinin sınırlarının ve çerçevesinin çizilmesi ve bu sınırların dışına çıkılmamasındaki uyumu ve ideolojik ortaklığı dikkat çekicidir” diyerek devletin sorumluluğa işaret etti.

Çetin, bu uyum ve ortaklığın cinayetin meşrulaştırılmasının yanında cezasızlığını da sağlayan ve olağanlaştıran güçlü bir aygıtın ve zihniyetin varlığına tekabül ettiğini savundu.

“Bu güçlü aygıt devletin ta kendisidir. Hrant Dink’in hedef gösterilmesi, mahkumiyetiyle sonuçlanan yargı süreçleri ve öldürülmesi, cinayet yargılamalarının tıkanması, yani sürecin bütün olguları, devletin ideolojisini ve siyasetini işaret etmektedir.”

“Bir güç, devlet kurumlarını birleştirdi”

“Birbirleriyle kavgalı kurumların Hrant Dink cinayetinin hazırlığına katkı, işlenmesine kolaylık ve katil zanlısına kahraman muamelesi konusundaki uyumu, devlet kadrolarında mevcut bir başka güçlü zihniyetin ne kadar yaygın ve içselleştirilmiş olduğunu gösterdi.”

Kaynak: Bianet

Bir cevap yazın