Keyfi muameleler durdurulsun

İslami derneklerin başkan ve yöneticilerine yönelik örgüt operasyonunu kınayan Mustazaf Der Başkanı Hüseyin Yılmaz, operasyonu topluma yapılmış en büyük haksızlık olarak gördüğünü ifade ederek yasal tepkilerin gösterilmesini istedi.

Medyanın Hizbullah tahliyeleri üzerinden  linç kampanyası başlatmasının ardından bu operasyonların başlatıldığını belirten Yılmaz, amacın da derin güçleri ve kurumları memnun etmeye yönelik olduğunu söyledi.

STK’ların legal çalışma alnından illegal alana itilmek istendiği için yapılan operasyonları kınadığını ifadede eden Yılmaz, duyarlı tüm Sivil Toplum Kuruluşlarını da tepkilerini ortaya koymaya davet etti.

Operasyon, Derin Güçleri Memnun Etmeye Yöneliktir

Söz konusu operasyonun İslami çalışmaları baltalamak isteyenlerin emirleri doğrultusunda yapıldığını düşündüğünü ifade eden Yılmaz, operasyonların amacı da derin güçleri ve kurumları memnun etmeye yönelik olduğunu söyledi. İslami faaliyet yürüten STK’ların legal çalışma alnından illegal bir alana itilmek istendiğini belirten Yılmaz, oynayan oyunlara gelmeyeceklerini ve bu operasyonu kınadığını söyledi.

Kenan Evren’in adaleti uygulandığını belirten Yılmaz, “KCK operasyonun yanında suça bulaşmamış STK’lara da operasyon düzenleniyor.” dedi.

“FİİLİ ÇATIŞMADAN KAÇINACAĞIZ”

Bu arada Hizbullah Basın Bürosu da, tahliyeler sonrası sürece ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada PKK ile çatışmaların kendileri tarafından başlatılmadığı anlatıldıktan sonra şöyle denildi:

“Siz PKK olarak çok iyi biliyorsunuz, ancak kamuoyunun da bilmesini isteriz ki bugüne kadar sizinle yaşadığımız bütün bu sorunlara rağmen aramızda resmi bir ateşkes, çatışmazsızlık veya anlaşma söz konusu olmamıştır. Sadece zımni ve fiili bir ateşkes veya çatışmasızlık durumu söz konusudur. Kürdistan’ın sosyal yapısı gereği karşılıklı olarak birbirimizi iyi tanıdığımız veya bir aileden her iki örgütle beraber olan fertler bulunduğundan, son dönemlerde lokal düzeyde bazı görüşmeler ve karşılıklı mesaj alış verişleri olmuş olabilir ki bunun bir resmiyeti ve genel bağlayıcılığı yoktur.

Sürekli olarak ve özellikle son dönemlerde sanki ders ve ibret alınmamış gibi 90’lı yılların başlarında kullandığınız dil, üslup ve yapılan hatalar tarafınızdan tekerrür etmektedir. Bugüne kadar sabrettiğimiz gibi bundan sonrada sabredeceğiz ve bıçak kemiğe dayanmadıkça sizinle fiili çatışmadan kaçınacağız.

Kamuoyu huzurunda size çağrımız şudur; geçmişte yaşanılan çatışmaların müsebbibi sizsiniz ve bu çatışmayı siz başlatmışsınız. O dönemde arkadaşlarımızı şehit ettiğiniz halde altı aya yakın size cevap bile vermedik. Dolayısıyla eğer kalıcı ve köklü bir çözüm istiyorsanız bu durumu kabul edin ve bunu kamuoyuna duyurun. Ayrıca ateşkes, çatışmazsızlık ve gerekirse halkımızın çıkarına olacak bazı konularda anlaşma dâhil birçok alternatife açığız. Ancak her ne olacaksa yetkili kişi ve organlar tarafından yapılmalı ve bunun resmi bir statüye kavuşması gerekir.”

Kaynak: Haber Diyarbakır


Bir cevap yazın