Hicabı savunmaya devam edeceğiz

Azerbaycan’da hicabın yasaklanmasına karşı onurlu bir tavır sergilediği için tutuklanan İslam Partisi Başkanı Dr. Mövsüm Samedov’un yerine geçici başkanlığına Elçin Menafov seçildi

Faktxeheber sitesinde yayınlanan röportajda Menafov son gelişmeleri anlattı:

Parti başkanlığına seçilmeniz nasıl oldu?

24 Ocak tarihinde partimizin yönetim kurulu toplantısı yapıldı. Partimizin tüzüğüne göre, Parti başkanının belirli nedenlerle başkanlık görevini yapamayacak duruma gelmesi halinde, onun birinci yardımcısı geçici olarak parti başkanlığına getirilir. Ben de tüzüğün bu maddesi uyarınca parti başkanlığına atandım.

İslam Partisi şu anda ciddi sorun ve engellemelerle karşı karşıya. Bu şartlar altında parti faaliyetlerinizi nasıl sürdürebileceksiniz?

Haklısınız, bu durumun farkındayız, ancak karşılaştığımız bu sorun ve engellemeler bizim manevi direnicimizi kıramaz. Karşılaştığımız bu durum, hicabı savunma noktasında verdiğimiz mücadeleden dolayıdır. Biz kendimizi savunduk ve hicabı savunmaya devam edeceğiz. Ben geçici olarak bu göreve getirildim. Hak ve adalet yerini bulacağına ve Hacı Mövsüm’ün de tez zamanda özgürlüğüne kavuşacağına ümitvarım.

Azerbaycan İslam Partisi’nin İran İslam Cumhuriyeti’nden destek aldığı iddiaları ileri sürülüyor, siz bu konuda ne diyeceksiniz?

Tüm bu söylenenler asılsız iddialardır. Eğer bir destek sözkonusu ise bu destek sadece manevi destektir. Bunu kalkıp siyasileştirmenin anlamı ne? Ayrıca bu manevi destek bize sadece İran’dan gelmiyor. Rusya’dan, Türkiye’den, bazı Avrupa ülkelerinden de bize manevi destek gelmektedir. Ancak birileri nedense sadece İran’ın ismini öne çıkarmaya çalışıyor. Azerbaycan’daki gelişmeleri, hicab yasağına gösterilen tepki ve direnişleri İran’la ilişkilendirmeye kalkıyorlar. Bu ne kadar da mantıksız bir iddia! Bir kimse dinini, namusunu, onurunu, şerefini başkalarının siparişi ile mi savunmaya kalkar? Çok gülünç bir iddia bu.

Bir cevap yazın