Hukuksuzluklara hemen son verilsin

İstanbul’da İslami Sivil Toplum Kuruluşlarına yapılan eş zamanlı operasyonlar, AK Parti İstanbul il başkanlığı önünde protesto edildi. İkindi namazının ardından yapılan basın açıklamasını platform adına Davut Işık okudu.

102. Madde tahliyeleri İslami kesim üzerinde tehdit ve linç kampanyasına dönüştürüldü

Son günlerde yaşanan haksız ve hukuksuz gözaltıları protesto etmek için toplandıklarını belirten Işık, açıklamasına şöyle devam etti: “1 Ocakta yürürlüğe giren CMK’nin 102. maddesi nedeniyle yaşanan tahliyeleri hatırlatarak, “Bu tahliyeleri bahane eden bir kısım medya, bir iftira ve çamur kampanyası başlattı. Medyada Hizbullah tahliyeleri adıyla yaftalanan 102. Madde tahliyeleri gittikçe İslami kesim üzerinde yoğunlaşan bir mahalle baskısına dönüşmüştür.

Halbuki bu tahliyelerden sadece 20 tanesi Hizbullah davalarıyla ilgilidir, geri kalan yaklaşık bin civarındaki kişi, PKK, DHKP-C ve diğer sol örgütlerle uyuşturucu kaçakçılığı, gasp, hırsızlık ve tecavüz gibi davalardan tahliye edilmişlerdir. Gözü kan bürümüş canilerin, hainlerin, ahlak ve namustan yoksun kişilerin tahliyeleri hiç gündem edilmemiştir. Ama Hizbullah davasından gerçekleşen tahliyeler ise malum medya tarafından, İslami kesim üzerinde yoğunlaşan bir tehdit ve linç kampanyasına dönüştürülmüştür. Bu habis kampanya ve baskılar Hükümet üzerinde de tesirini göstermiş ve ne yazık ki devlet eliyle gerçekleşen hukuksuzlukların da başlamasına sebep olmuştur”

Medya terörünün etkisiyle yasal kurumlara baskın düzenleniyor

Estirilen medya terörünün etkisiyle legal alanda ve yasal çerçevede faaliyetlerini yürüten İslami gazete, yayınevi ve derneklerin basıldığını belirten Işık, bu baskınlarda dernek yöneticileri, dernek çalışanları ve yazarların gözaltına alındığını söyledi.

Işık, “Yaptıkları sadece kara muhalefet olan sorumsuz siyasetçilerin, karanlık güçlerin maşası haline gelen bir kısım medyanın, kaosu arzulayan gerçek teröristlerin ve kışkırtmalar sonucu gerilen ve sağduyudan uzaklaşan basiretsiz yöneticilerin ortaya çıkardığı tablo tek kelime ile zulümdür.

Ülkemizin birçok yerinde “yasa dışı örgüt ile irtibatlıdır iftirasıyla” tamamıyla yasal faaliyetlerde bulunan derneklere polis baskınları düzenlenmekte, derneklerin kapıları kırılmakta ve gözaltılar gerçekleştirilmektedir…

Bu baskınlar ve gözaltına alınmalar esnasında, namaz kılınan odalara ayakkabı ile girilmekte, yaşlı, genç, kadın, çocuk ayırımı yapılmadan şafakla birlikte, herkesin yataklarında uyuduğu bir vakitte, çoluk çocuk uyurken masum insanlar mağdur edilmektedir.” dedi.

Bu mudur, insan hak ve özgürlükleri

“Şu ana kadar hiçbir suç mesnedi bulunamadığı için çoğu serbest bırakılma ile sonuçlanan bu gözaltılardan, tutuklama ile sonuçlananlar ise; “kamuoyu” zannedilen mutlu bir azınlığa kurban edilmişlerdir” ifadelerini kullanan Işık, Acaba bu operasyonların ardında bıraktığı şu hazin tablonun; evladından kopan annelerin, beylerinden uzak kalan eşlerin, babası ile arasına demir parmaklıkların girdiği çocukların yaşadığı psikolojik travmaların sorumluluğunu kim üstlenecek..? Çevresinde saygın bir konumu olan ve yasal bir zeminde hayırlı hizmetler yapan bu insanları, toplum nazarında, terörist olarak lanse etmenin sorumluluğunu kim üstlenecek..? Kim bu insanların hafızalarına kazınan o elem veren sahneleri silecek..? Adalet bu mudur?.. Bu mudur siyaset? Bu mudur, insan hak ve özgürlükleri..?” diye sordu.

Yasadışı bir konuma düşmeyeceğiz

Işık açıklamanın devamında, “Bizler, Karanlık güçlerin, medyasıyla, politikasıyla daha doğrusu tüm çaba ve gayretiyle, yasadışı bir konuma itelemek istediği mazlum ve mustazaf Müslümanlar olarak asla bu kirli tuzaklara düşmeyeceğiz… Bizler iyi niyetli, olgun ve itidalli bir inancın mensuplarıyız…

Buradan medyaya, yetkililere, idarecilere ve ilgililere sesleniyoruz! Eğer bir hak var ise toplumun her kesimine adaletle uygulanmalıdır. Yapılan hukuk dışı uygulamalara bir an önce son verilmelidir. Biz uygulanan hukuksuzluğu hukuk çerçevesinde dile getiriyoruz… Ve hukuk, gün gelir herkese lazım olur…

İSLAMİ CAMİAYA ÇAĞRI

Tüm İslami kesimlere ve kardeşlerimize de sesleniyoruz! Bizi, bizden tanıyın, kardeşleriniz hakkında kötü zandan kaçının, hakkaniyeti göz ardı etmeyin. Tüm bu karalama ve ithamlara rağmen

Yüce Allah’a karşı hesabını veremeyeceğimiz hiçbir oluşumun ve faaliyetin içinde olmadığımızın anlaşılmasını ve Müslümanlara zulmetmenin kimseye bir hayır getirmediğinin bilinmesini istiyoruz” dedi.

Geçtiğimiz Cuma günü (28.01.2011) İstanbul’da yaklaşık 17 noktaya eşzamanlı operasyonlar düzenlenmiş, Doğruhaber Gazetesinin de aralarında bulunduğu 7 dernek ve Dua Yayıncılık polis tarafından basılmıştı. Doğruhaber Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Mehmed Göktaş ile gazete yazarlarından Fikret Gültekin ve Mehmet Ali Gönül’ün aralarında bulunduğu 13 kişi de düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınmıştı.

Basın açıklamasına, İnzar Dergisi, Kelha Amed Dergisi, Doğruhaber Gazetesi, Peygamber Sevdalıları Platformu, Özgür Kudüs Platformu, Mustazaf Der, İlim Der, Umut Der, İlke Der, Hayıreli Der, Semere Der, Furkan Der, Dost Der, İzmit Umut Der, Özlem Ajans, Dua Yayıncılık, katıldı.

Bir cevap yazın