Sakarya 281. hafta: Mısır halkına destek, İslami STK’lara baskılara tepki


Sakarya’daki 281. başörtüsü eyleminde Tunus ve Mısır’da ayağa kalkan halklar selamlanırken, Türkiye’nin yargı sistemi eleştirildi. Doğru Haber Gazetesi’ne ve yazar Mehmet Göktaş’ın evine yapılan baskınlar sindirme çabası olarak değerlendirildi.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 281. hafta basın açıklamasını sağanak yağmur altında gerçekleştirdi. Platform adına Ribat Eğitim Vakfı Sakarya Şûbesi’nden Sâhir Akça’nın okuduğu açıklamada Tunus ve Mısır’da ayağa kalkan halklarla dayanışma mesajı verilirken, ayrıca geçmişte Uğur Mumcu suikastı bahanesiyle olayla ilgili olmayan kişi ve kurumların mağdur edildiğini ve o dönem Selam Gazetesi’ne yapılanları hatırlattıktan sonra son günlerde İslami STK’lara, Doğru Haber Gazetesi bürosuna ve yazar Mehmet Göktaş’ın evine yönelik baskınları eleştirdi.

SAKARYA ADÂLET GİRİŞİMİ (SAGİR) Başörtüsü Platformu 281. Basın Açıklaması

Allâhu Ekber! Zulüm kaleleri birer birer düşüyor, zâlimler birer birer devriliyor. Bütün zorba zâlimlerin nasıl birer inkılâpla devrileceklerini hep beraber göreceğiz İnşâallah.

Dünya sömürgeci emperyalist devletleri geçtiğimiz yüzyıllarda yaptıkları istilâlar neticesinde o ülkelerin insanlarını ya kaçırıp köle olarak kullandılar veya vahşî bir şekilde yönettiler. Ancak bu istilâlar onlara pahalıya mal olmaya başlayınca yeni bir yol tuttular. O ülkelerin içinden ismi kendilerinden olan, ancak sömürge ülkelerine bağlı, onların kuklası olan insanlarca istediklerini daha ucuz, daha sağmal bir şekilde devam ettirdiler.

Ne var ki artık bu numaralar tutmuyor. Mazlum ve mağdur hâle getirdikleri insanlar artık uyandılar ve canları pahasına da olsa hem dünya emperyalistlerine hem de yerli işbirlikçilere kafa tutar oldular.

İşte Tunus, Mısır, Yemen, Ürdün, Arnavutluk gibi ülkelerde halk artık kendilerine biçilen sömürülme ve sürüleştirilme operasyonlarını bertaraf etmek için hayatları ortaya koyuyorlar.

Bir taraftan Lübnan’ın yiğit evlatları olan Hizbullah, diğer taraftan Filistin’in mücâhid evlatları bu oyunlara dur demeye ve yerli işbirlikçileri alaşağı etmenin destansı mücâdelesini vermekteler, hem de bütün kuşatılmışlıklara ve yokluklara aldırış etmeden.

İstiklâl mücâdelesi veren yeryüzünün bütün mazlum ve mustazaf insanlarına selâm olsun.

Diğer yandan Ülkemizin hak ve özgürlük düşmanı tepeden inmeci jakobenlerinin ders alacağı dünyada ibretlik şeylerde oluyor.

Avusturya’da Hükümetin, daha doğrusu Savunma Bakanının mecburi askerliğin kaldırılması ile ilgili çalışmalarına karşı gelen Gen. Kur. Başkanı görevden alındı. Ülkemizde yıllardır tarihe kaydedilmiş, haklarında davalar açılmış cuntalar kuranlar, darbe yapanlar, Başbakanlara küfreden, Meclise ve halka hakaretler yağdıran, fuhuş, uyuşturucu, kaçakçılık işlerine karışmış, hatta terfi ettirilmek istenmeyen niceleri günlerini gün ederek yaşayıp gitmekteler.

Başörtüsüne tâ uzaklarda, Arjantin’de –Türkiye de uydurulmuş bir kelime olan – “kamusal alanda” özgürlük yasası meclislerinde kabul edilerek yürürlüğe girdi. Acaba Ülkemizde utanacaklar var mı?

Bazen birileri pansuman cinsinden de olsa iyi bir şeyler yapmak istiyor, ancak yargı kumpası bunlara engel olmak için ellerinden geleni artlarına bırakmıyorlar. İşte imtihanlarda başörtüsü serbestîsine karşı aldıkları tavırda onların ne kadar özgürlükçü, insan hak ve hürriyetlerine ne kadar saygılı olduklarının göstergesi olsa gerek.

Şimdiler de adına yargı denen kurumların atanmış bir sürü insanları üzerlerine düşen görevlerini yapmayıp, bir sürü dalavereleri basına düşerken, haklarının teslim edilmesini veya zulme uğrayanlar bir an önce kurtulmalarını beklerken, davalar zaman aşımı denen haksız bir uygulamayla düşürülürken, bunların adâlet anlayışlarına nasıl güveneceğiz.

Bir yandan da bunu fırsat bilip durumdan vazife çıkaranlar var. Biz bunları yıllardır tekrar tekrar seyrediyoruz. Hem kendi yetiştirmeleri olan insanların yaramazlıklarından kurtulmak hem de gözlerine kestirdikleri Müslüman gurupları bertaraf etmek için yaptıkları bir entrika ile daha karşı karşıyayız. Geçmişten bir örnek verelim: Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu’yu hem katlettiler hem de bunu Selâm Gazetesi yönetici ve çalışanlarının üzerine yıkarak hem Uğur Mumcu’dan kurtuldular hem de o zamanlar Müslümanlara güzel bir gazetecilik örneği veren Selâm Gazetesi etrafındaki insanlara zulüm ederek perişan ettiler.

Şimdi de bu oyunun sırasının Doğru Haber Gazetesine geldiği anlaşılıyor. Onları da bir yerlerle ilişkilendirerek Kayseri’nin sayılan-sevilen şahsiyetlerinden ve gazetenin Genel Yayın Yönetmeni olan Mehmed Göktaş Hocaefendi ile gazetenin diğer görevlilerinin gözaltına alındığı, gazete merkezinde, ev ve işyerlerin de aramalar yapıldığı belirtiliyor.

Sakarya Adalet Girişimi olarak kamuoyuna; ister Ülkemizde ister dünyanın herhangi bir ülkesinde olsun her türlü haksızlığın, zorbalığın ve sömürünün karşısında olacağımızı ve sesimizi korkusuzca gür şekilde çıkaracağımızı ve mazlumların yanında yer alacağımızı saygıyla bildiririz.

Sakarya Adâlet Girişimi

Başörtüsü Platformu Adına

Ribat Eğitim Vakfı Sakarya Şûbesi

(Sâhir AKÇA)

Bir cevap yazın