Halk bu, ayaklanır!

Kölelik sistemlerini köleler ayakta tutar.

Bunu bildikleri için tüm iktidar sahipleri, önce kendi halklarını köleleştirir.

Onları zihnen ve bedenen yoksullaştırır, güçten düşürür.

Ezer ki sömürebilsin…

Sömürür ki ezmeye devam edebilsin.

Tekerlerine çomak sokulsun istemezler.

En korkulu rüyalarıdır halkın ayaklanması.

Arkasından gelecekleri de az çok bilirler.

Her şeyi kontrol etme kaygıları bundandır.

Kimseye göz açtırmak istemezler.

Üç kişi yan yana gelse onların da yürekleri ağızlarına gelir.

Ama korkunun ecele faydası var mı?

Gün gelir, birileri çıkar.

Ve tekerleğe çomağı sokar.

Bisiklet de devrilir, koltuğuna kurulmuş hep öyle gideceğini zanneden de…

* * *

Son günlerde dünyanın çeşitli yerlerinden, özellikle de halkları üzerinde tam bir diktatörlük rejimi kurmuş Arap ülkelerinden bu minvalde haberler geliyor.

Hiç devrilmez zannedilenler, birer birer bisikletten düşüyor!

Tunus’ta üniversite mezunu seyyar satıcı bir gencin kendini ateşe vermesiyle başlayan isyan, sonunda 23 yıllık bir baskı rejimine son verdi.

Polis şiddeti ve katliam halkı susturmaya yetmedi.

Halk meydanlarda “korkmuyoruz” diye haykırıyordu.

Nihayetinde zincirlerinden başka kaybedecekleri ne vardı?

Kazanacakları ise özgürlükleriydi!

Günlerce süren direniş sonuç verdi.

Yıllarca kölelik yapanlar, kendi omuzları üzerinde ayakta duran Bin Ali’yi sırtlarından en sonunda atıverdi.

Şimdi isyan ateşi Mısır’ı sarmış görünüyor.

Firavunluktan geri durmayan Hüsnü (gayri) Mübarek’in saltanatı sallanıyor.

Halkın öfkesi sokakları kuşatmış vaziyette.

Allah yardımcıları olsun ve bu başkaldırı bir Firavun’un daha devrilmesiyle son bulsun.

* * *

Gelişmelerden çıkaracağımız dersler var:

Halkların vicdanı ne kadar örselense de, içlerinde büyüyen öfkeyi hiç bilemezsiniz.

Suskunluğunu kabullenmiş sayarsınız ama akıldan geçenleri okuyamazsınız.

Zorbalıkla, şiddetle, darbeyle, katliamla bastırmaya çalışsanız da, halkın hayallerinin önünde sonuna değin duramazsınız.

Zulmün ilelebet hüküm sürmesi mümkün mü?

Bir kez daha görüyoruz ki değil!

Ne kadar ezerseniz ezin, ezilenlerin içinde özgürlük istemi her daim vardır.

Gün gelir, ufak bir kıvılcım onu aydınlığa çıkarıverir.

Zannedersiniz ki her şey bir anda oldu.

Öyle değildir aslında…

Sadece alttan gelen dalgayı görmemişsinizdir.

O halde halka güvenin.

Halk için halka rağmen bir şey yapmaktan vazgeçin.

Halkla birlikte bir şey yapın.

Her türlü zulme, zorbalığa, sömürüye, saltanata karşı mı çıkacaksınız?

Halkla birlikte direnin!

Bu çok mu zor; evet zor!

Mümkün mü?

Tabi ki…

Bir cevap yazın