Kocaeli 303. hafta: Despotlara direnenler hep varolacak!

Mazlumlar, zalimlerin dünyasında, hak ve hürriyetlerine kavuşmak için, direnerek karşılık vermek zorunda bırakılmışlardır, Ey insanlar, dünya, zalimlerin zulmünden bıktı artık, insanlar, en doğal haklarını elde etmek için, direniş ve şiddete yönelik, adımlar atmak zorunda kalmaktadırlar.

İnsanların başında, hak ve hukuk tanımayan despotlar bulunduğu müddetçe, daima direnen insanlar olacaktır, Her hak sahibi, hakkını direnerek almak zorunda kalırsa, ülkelerde kargaşa çıkar ve ülkeler yıkıma sürüklenir.

Türkiye vatandaşları, özgür bir ülkede yaşamak için var güçleri ile mücadele etmek zorunda kalmaktadırlar.

Dünyadaki, en büyük insan hakları ihlalcisi, büyük şeytan Amerika’nın, insan hakları kuruluşları bile Türkiye vatandaşlarının özgür bir ülkede yaşamadıklarını ve özgürlüklerinin kısıtlandığı ve kısmen özgür oldukları açıklamasını yapmaktadırlar.

Türkiye’de, insan hak ve özgürlüklerinin çeşitli kurumlar tarafından gasp edildiği ve özgürlüklerin hak sahiplerine verilmediği bir ortamda en büyük insan hakları ihlalcisi Amerika tarafından alay konusu yapılmaktadır.

Türkiye’de insan hak ve hürriyetleri için mücadele edenler çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadırlar, Türkiye’deki, insan hakları ihlalcileri tarafından kurulan, çeşitli devlet kurumları, insanlarımızın haklarını aramak için müracaat edebileceği kurumlar yerine, hak ve özgürlük arayan halkımızın önüne, bir firavun sistemi olarak çıkmaktadırlar.

Hakların verilmesi için müracaat edilen yerler, tam tersine hakların gasp edilmesi için çarklarını döndürmektedirler.

Bizler, insan hakları mücadelesi veren, sivil halk olarak, devletin çeşitli kademelerine çöreklenmiş insan hakları ihlalcisi kodamanların yaptıkları zalimane uygulamaları kabul etmiyoruz ve bu zalimler, necip milletimizin yakasından düşene kadar, eylemlerimize devam edeceğiz.

Yapılacak yeni anayasa’da, insan hak ve özgürlüklerini, teminat altına almak, en önemli görevlerimizin arasında olmalıdır, anayasaya konulacak olan, insan hak ve özgürlükleri ile ilgili kanun hükümleri, değiştirilmesi dahi, teklif edilemez maddeler olarak yeni anayasada yerini almalıdır.

Anayasa mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve benzeri devlet kurumları, insan hak ve özgürlüklerini, teminat altına alan ve koruyan birer kurum olmalıdırlar, bu tür devlet kurumları, hak ve özgürlükleri kısıtlayan, birer baskıcı rejim kurumlarına dönüştürülmemeli ve gerçek işlevlerinin dışına çıkmamalıdırlar.

Dünya’nın çeşitli ülkelerinde esen, özgürlük rüzgârlarından, bizim ülkemizdeki dar kafalı yasakçı zihniyetlerde, gereken dersi çıkarmalı ve kafalarındaki karanlık bölgeleride aydınlık geleceklere hazırlamak için acele etmelidirler, yoksa yasakçı zihniyetlerin sonu Tunus ve mısır firavunlarının uğradıkları akibetleri gibi sonuçlanacaktır.

Kocaeli Kartepe İnsan Hakları Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Adına


Başkan ALİ AKBAŞ

Bir cevap yazın