Sakarya 282. hafta: Küresel zulme Küresel İntifada!

Firavun’a karşı izzetli bir duruş sergileyen Mısır halkına selam olsun.

31 yıldan beri Mısır’ı demir yumrukla yöneten zalim mübarek rejiminin sonlandırılması amacıyla devam eden ayaklanmayı tüm kalbimizle destekliyoruz. Allah yar ve yardımcıları olsun.

Ortadoğu’daki son gelişmelerin, amerikan hegemonyasına vurulan bir darbe olmasını diliyoruz. Müslüman Ortadoğu halklarının kurtuluşu; amerikan emperyalizmine karşı direnerek adaleti hakim kılmaktan geçmektedir. Dünyanın mazlum halklarının, amerika ve onun doğal müttefikleri Avrupa ve İsrail ile hesaplaşma zamanının geldiğine inanıyoruz.

Son gelişmelerden en çok kaygılananın israil olduğunu gözlemliyoruz. siyonistler yıllardır kullandıkları işbirlikçilerini kaybetme telaşına düştüler. Mısır’da yönetim değişirse Ortadoğu coğrafyasında tüm taşların yerinden oynayacağının farkında olan siyonistler, panik içinde, başta amerika olmak üzere tüm yandaşlarına Mübarek lehine tavır almaları için siyasal abluka uyguluyor. Müslüman Kardeşler’in Mısır’da iktidara gelmesi ihtimali adeta siyonistlerin kâbusu olmuş durumda… Bu gelişmelerin, mazlumların kanından beslenen siyonizm’in sonunu getirmesini yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.

Bu noktada iki önemli endişeyi taşıyoruz. Birinci endişemiz, sürecin uzamasının eylemlerin gücünü azaltması ve sönümlemeye doğru götürmesidir. Mısır halkının; Mübarek, Ömer Süleyman ve avanesini Mısır’dan çıkaracak son adımı bir an önce atması gerekmektedir. Aksi takdirde geçen zaman, Mübarek ve yandaşlarına çalışmaya başlayacaktır. İkinci endişemiz ise; Amerikan menfaatleri doğrultusundaki uzlaşma tuzaklarına düşülme ihtimalidir. Mısır’da Müslümanlara düşen en önemli görev Amerika’ya rağmen adalet temelli İslami bir düzenin tesisidir. Mısır halkının ancak bu şekilde gerçek aydınlanmaya kavuşabileceğine gönülden inanıyoruz. Aksi takdirde son günlerde medya tarafından pompalanan AK Parti tarzındaki bir iktidarın Mısır için kurgulanması projesi, Amerika ile olan göbek bağı nedeni ile sorunu çözmek yerine sorunu derinleştirecektir.

Bu vesile ile Ortadoğu’daki ve Kuzey Afrika’daki diğer despotik yönetimlerin de yolun sonuna gelme telaşında olduklarını memnuniyetle izliyoruz. Özellikle bir isim var ki, biz onu iki sene önceki Gazze savaşında Hüsnü Mübarek ile birlikte İsrail’in yanında saf tutarken gördük. Yine biz onu geçtiğimiz aylarda Lübnan’da hükümetin yıkılmasına yol açan sürecin hazırlanmasında Amerika’nın yanında saf tutarken gördük. En son olarak da onu bugünlerde, aynı akıbete düşme telaşı içinde, Mısır Firavun’u Mübarek’in yanında saf tutarken görüyoruz. Evet, Suud Kralı Abdullah’tan bahsediyoruz. Kutsal topraklarımızı gasp eden bir yönetimden bahsediyoruz. Allah’tan (c.c.) bu zalimleri mazlumların eliyle kahretmesini, onları zilletin en büyüğüne duçar etmesini niyaz ediyoruz.

Türkiye’de kapitalizmin, egemenlerin istekleri doğrultusunda, tüm kurum ve kuralları ile yerleştirilmesi için, sermaye grupları ile AKP iktidarı birlikte yeni uygulamaları hayata geçirmeye çalışıyor. Son olarak stajyer ve çırakların ücretleriyle çalışanların kıdem ve ihbar tazminatlarında düşüş hedefleyen kanun tasarıları bir torba yasa içinde geçirilmeye çalışılıyor. Staj-eğitim bahanesiyle genç emeği ucuza kapatmaya çalışan bir sermaye… Çalışanların ücretlerini taşeronluk sistemiyle asgari ücrete mahkûm ettiği yetmiyormuş gibi, kıdem ve ihbar tazminatları yükünü en aza indirgemeye çalışan bir sermaye… Neoliberalizmin en önemli ekonomik argümanı olan rekabeti sağlamanın tek yolu olarak düşük maliyetli emeği gören sermaye gruplarına ve işbirlikçilerine karşı tüm halkımızı uyanık olmaya ve direnmeye davet ediyoruz.

Yüksek yargının hukuku siyasallaştırma çabaları devam ediyor. Danıştay’ın ALES sınavına başörtüsü ile girişi engelleyen son kararı bu kurumun meşruiyetini tekrar tartışmaya açtı. Yüksek yargının vesayet anlayışı vicdanları kanatıyor. Yargı elitlerini adaletin er geç hakim olacağı günlerin yakın olduğunun bilincine vararak hukuku siyasi gözlükle okuma alışkanlığından vazgeçmeye çağırıyoruz. Aksi takdirde zaten azalan itibarlarını tamamen kaybetmeleri kaçınılmazdır.

Sözlerimizi bitirirken, Mısır halkının direnişini tekrar kutluyoruz.

Allah’tan (c.c.) bu direnişi zafere ulaştırmasını niyaz ediyoruz.

Bu direnişin tüm insanlık için küresel zulme indirilmiş bir yumruk olmasını Allah’tan (c.c.) niyaz ediyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu Adına

Diriliş Saati Dergisi


Bir cevap yazın