Sakarya 283. hafta: Haklarımız adına dik duralım!

Sakarya Adalet Girişimi, 283. hafta basın açıklamasına Mısır’da Hüsnü Mübarek diktasını deviren Mısır halkını selamlayarak başladı. Platform adına Ribât Eğitim Vakfı Sakarya Şubesi’nden Bahaeddin Kuruoğlu’nun okuduğu açıklamada Mısır devrimiyle ilgili olarak “Firavun yönetiminin çağdaş uzantısı olan Mübarek rejimi, 18. gününde nihayete ermiş bulunmaktadır. Halk adına halkçılık yaptığı iddiasında bulunan, 30 yılı aşan iktidar hayatında en ufak bir muhalif söyleme bile tahammülü bulunmayan yandaş ve vesayetçi yönetim, sonunda bütün yetkilerini devrederek bilinmeyen bir meçhule doğru yol almak ile meşguldür. Müslüman âlemi olarak tek dileğimiz, bu zatın dünyasının kararması, ahiret yurdunun ise bedbaht olmasıdır. Bu sebeple Müslüman ve mücahit Mısır halkını kutlar, dik duruşlarının istedikleri yönetim tarzının oluşumuna kadar sürmesini dileriz.” ifadelerine yer verildi.

Adalet ve özgürlük herkes için

Yargıtay ve Danıştay’da açılması planlanan yeni dairelerle ilgili olarak tartışmaların laik-antilaik ekseninde odaklanmasına ve buna göre herkesin kendi kampını gözetmesine karşı çıkılarak SAGİR adına yapılan açıklamada asıl meselenin yeni değişikliklerin ne kadar özgürlük sağlayacağını ifade edildi. Açıklamada başörtüsü yasağının sürdüğüne dikkat çekilerek “Başörtüsü meselesi bizim ülkemizde hangi vakit çözüme kavuşacak, bu zulüm ne zaman son bulacaktır? Müslümanların sadece yüzde 2’lik kısmını oluşturduğu, Katolik inançları ile bilinen Latin Amerika ülkelerinden Arjantin de Başörtüsü problemini ortadan kaldırma adına adımlar atılmaktadır. Öyle ki, ülkemizde yaygaralar koparılan, “okullarda serbest oldu, bunun ardından tüm kamu kurum ve kuruşlarında özgürlük isterler” denen kamu kurumlarında başörtüsü sorununu çözmüşler gibi bir durum söz konusudur.” denildi.

SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU

283. HAFTA BASIN AÇIKLAMASI

Firavun yönetiminin çağdaş uzantısı olan Mübarek rejimi, 18. gününde nihayete ermiş bulunmaktadır. Halk adına halkçılık yaptığı iddiasında bulunan, 30 yılı aşan iktidar hayatında en ufak bir muhalif söyleme bile tahammülü bulunmayan yandaş ve vesayetçi yönetim, sonunda bütün yetkilerini devrederek bilinmeyen bir meçhule doğru yol almak ile meşguldür. Müslüman âlemi olarak tek dileğimiz, bu zatın dünyasının kararması, ahiret yurdunun ise bedbaht olmasıdır. Bu sebeple Müslüman ve mücahit Mısır halkını kutlar, dik duruşlarının istedikleri yönetim tarzının oluşumuna kadar sürmesini dileriz.

Ülkemizde olan gelişmelere sessiz kalmamız da düşünülemezdi elbette.

Balyoz davasında da son dönemeç dönülmek üzeredir. Darbe yapmaya teşebbüs suçlamasından sanık sandalyesine oturan muvazzaf ve emekli askerler hakkında tutuklama kararı çıkmış bulunmaktadır. Birkaç ay öncesinde Gölcük Donanma Komutanlığı’nda yapılan aramalarda ortaya çıkan belgelerin, savcıların elini kuvvetlendirdiği de aşikârdır. Görevleri, yönetim ve de siyasi hayattan soyutlanmak olan askeri erkân, ülkeyi kötü yönetimin zulmünden kurtarma adına(!) ne şekilde plân yaptıkları bir kez daha gün yüzüne çıkmış bulunmaktadır. Ülkemizde herkes için adalet varsa eğer, adil bir yargılama ile suçluların cezasını bulması tek dileğimizdir.

Son günlerin tartışmalı gündem maddelerinden biri de yargıda yapılacak olan değişikliklerdir. Hantal ve ağır işleyen yargının daha etkin ve verimli bir hâle getirilmesi adına atılmak istenen adımlar ne yazık ki azgın azınlığın temsilcisi olan laik kesimin sözcüleri tarafından engellenmek istenmektedir. Yargıtay ve Danıştay’a açılması istenen yeni daireleri engelleme adına yapılan “Elimizde bir yargı erki kaldı, onu da kaybedersek perişan oluruz” söylemleri kulaklarımızı çınlatmaktadır. Elbette ki bu durumu söylediğimiz şekilde açık ve de net dile getirememektedirler. İnanan insanlar olarak yargı reformunu şu temel bağlamda ele alarak değerlendirmemiz gerekmektedir: Bize ne kadar özgürlük getirecektir. Başörtüsü sorunu tarihin tozlu raflarına kalkacak mıdır, yoksa Müslüman’ca hayat tarzı isteyen ve bunun için mücadele eden insanlar sorgu ve sual olmadan hapishânelere mi atılacaktır? Bu gibi sorular zihinlerde hâlâ en büyük yer tutan meselelerdir.

Başörtüsü meselesi bizim ülkemizde hangi vakit çözüme kavuşacak, bu zulüm ne zaman son bulacaktır? Müslümanların sadece yüzde 2’lik kısmını oluşturduğu, Katolik inançları ile bilinen Latin Amerika ülkelerinden Arjantin de Başörtüsü problemini ortadan kaldırma adına adımlar atılmaktadır. Öyle ki, ülkemizde yaygaralar koparılan, “okullarda serbest oldu, bunun ardından tüm kamu kurum ve kuruşlarında özgürlük isterler” denen kamu kurumlarında başörtüsü sorununu çözmüşler gibi bir durum söz konusudur.

Sakarya Adalet Girişimi olarak belirtmek isteriz ki; İslâm, tüm gerçekliği ve de güncelliği ile insanlığa tekrar hükmedecektir. Uğruna büyük mücadeleler verilerek hakların alındığı bu dünyada, biz de haklarımız adına dik duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Bu durum, bazı kesimlerin hoşuna gitmese bile…

Sakarya Adalet Girişimi Adına

Ribat Eğitim Vakfı Bahaeddin KURUOĞLU


Bir cevap yazın