Barışa Dair Sözümüz Var çalıştayı yapıldı

Batman Barış Meclisi’nin düzenlediği ”Barışa Dair Sözümüz Var” çalıştayının sonuç bildirgesinde her kesim ve kuruma barış dilinin hakim olması istendi.

Geçen hafta gerçekleştirilen Batman Barış Meclisi Çalıştayı Sonuç Bildirgesi’ni Mazlum Der Batman Şubesi Başkanı Av Murat Çiçek okudu.

Çiçek’ten önce kısa bir konuşma yapan 44. Bölge Eczacılar Odası Başkanı M. Emin Beyaz, bu tür çalışmaların devam edeceğini söyledi. Beyaz, hazırladıkları sonuç bildirgesini başta Cumhurbaşkanı olmak üzere TBMM Başkanı, Başbakan ve siyasi parti genel başkanlarına göndereceklerini ifade etti.

Açıklanan bildirgede ise, Batman’daki tüm renkler tarafından; bir yandan savaşın yıkıcılığı, acımasızlığı ve hukuksuzluğu, diğer yandan barışın gerekliliği vurgusu yapıldı. Savaşın tek ilacının barış olduğu belirtilen bildirgede, bedeli ne olursa olsun barıştan asla vazgeçilmemesi gerektiği kaydedildi.

Bildirgede üzerinde uzlaşmaya varılan öneriler bazıları şu şekilde sıralandı:

1 -Eski DGM’lerin tabela değiştirmiş hali olan İhtisas Ağır Ceza Mahkemeleri bir an önce kaldırılmalıdır.

2 – Terörle Mücadele kanunu bir an önce kaldırılmalı ve bu kanuna paralel TCK ve CMK hükümlerinde bir an önce yeni düzenlemeler yapılmalıdır. Bu kanunlarda Evrensel Hukuk Normları, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ışığında değişikliğe gidilmelidir. Özellikle TCK’nın 314. maddesi ile TCK’ nın 220-6 maddesi bir an önce değiştirilmelidir.

3 – Başta devletin tüm kurumları olmak üzere, basın yayın organları, medya ve STK’lar tarafından barış dilinin hâkim olmasına asgari önem verilmeli, ayrımcılığı ve ırkçılığı körükleyen her türlü anlayış, davranış, hareket, yayın ve yaklaşımdan vazgeçilmelidir.

Bu bağlamda;

– İlköğretimde her sabah okutulan Andımızdan vazgeçilmelidir.

– Türkiye’nin her tarafında tepelere, dağlara ve yüksek yerlere büyük harflerle yazılan ve ırkçı öğeler barındıran yazılar bir an önce kaldırılmalıdır.

– Ayrımcı ve ırkçı kimlikleriyle tanınmış şahsiyetlerin isimlerinin devlet kurumlarına verilmesinden vazgeçilmeli ve daha önce verilmiş olan isimler de değiştirilmelidir.

– Geçmişi işkence ve insanlık dışı fena muamelelerle anılan Diyarbakır Cezaevi bir an önce yıkılarak yerine bir anıt yapılmalı veya bu cezaevi bir müzeye dönüştürülmelidir.

4 – Hukukun üstünlüğünü ve vatandaşlarının her anlamda eşitliğini temel alan, özgürlükçü, çağdaş, sosyal, demokratik ve evrensel hukuk normlarını ihtiva eden, bireyi devlet mefhumundan üstün tutan “Devlet birey için vardır” anlayışının hâkim, Dil, din, mezhep ve etnisite gibi farklılıkların değerlerini güvence altına alan kısa ve çerçeve niteliğinde, Her kesimi kucaklayan, geniş katılımlı ve çoğulcu bir anayasa hazırlanmalıdır. Yeni anayasa toplumsal bir sözleşme niteliğinde olmalıdır.

5 – Hukuki, sosyal ve ekonomik altyapısı önceden hazırlanmak suretiyle Koruculuk sistemi bir an önce kaldırılmalıdır.

(Veysi Demir, Salih Özcan – İLKHA)

Bir cevap yazın