Başbakan Libya’yı neden tribünden izliyor?

Başbakan şöyle dedi:

“Libya’da asgari 25 bin civarında vatandaşımız, 200’ü aşkın yatırımcımız var. Türkiye hiç kimsenin keyfi için acele ve duygusallıkla, özellikle de ısmarlama beyanat veren dış politikasını gündelik gelişmelere göre belirleyen bir ülke değildir. Birilerinin peşine takılıp giden, akıntıya göre yol alan en önemlisi de gündemi belirlenen bir ülke değildir. Ne zaman nasıl nerede açıklama yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Vakti geldiğinde bu açıklamaları yaparız…”

***

Ortadoğu “bin yıllık” uykusundan uyanıyor, şair Sadi’nin dediği gibi…

Libya’da Mısır’daki gösterilerden çok daha fazla insan öldü, birkaç gün içinde…

Türkiye tribünden izliyor, Başbakan’ın deyimiyle…

Mısır’la ilgili tepkilerinde de Başbakan’ı “tutuk” bulmuştum…

Birkaç gün beklemiş, kim ne söylüyor ona bakmış, çevreden biraz cesaret aldıktan sonra tepki göstermişti…

“Tribünden izlemeyiz!” demişti…

Libya’da “faşist bir diktatör” kan döküyor!

Kendi halkına ateş açıyor, uçaklarıyla insanlarını öldürüyor!

Oğlu “kandan nehir akacak!” diyerek, hem kan döküyor hem insanlarının yüreğine korku salıyor!

Kimse sesini çıkarmıyor…

Türkiye izliyor…

Başbakan yukarıdaki açıklamayı yaparak, Libya’da sivil insanların öldürülüşüne nasıl baktığını göstermiş oldu…

Bu açıklamada öfke var!

Ancak öfkenin muhatabı Libya’nın faşist diktatörü değil!..

Onu tavır almaya zorlayan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu…

***

Tepki göstermiyor Başbakan…

Neden?

“Orada binlerce Türk işçisi var” diyor…

Evet var…

Libya’daki sivil halk için bir tepki göstermiyorsan, bari kendi vatandaşın için bir tepki göster?

Vatandaşlarımızı düşündüğü için tepki göstermiyormuş, Sayın Başbakan!

Pek öyle değil kazın ayağı!

Asıl mesele ne?

“İş bağlantılarımız var!”

Mevzu bu…

Libya’da sivil insanların hunharca öldürülmesine sesimizi çıkartmamamızın nedeni;

Libya’yla olan “iş” bağlantılarımız!

Para, sermaye, çıkarlar söz konusu olunca, insan yaşamının hiçbir ehemmiyeti yok…

Oradaki insanların kabile, aşiret olduklarını söyleyip, çatışmaların bir adalet arayışı değil de bir iç savaş olduğunu söyleyerek, AKP’li siyasetçiler kendilerini rahatlatıyor…

Ruanda’da 500.000 insan öldürülmüştü, iki kabilenin savaşında…

Tüm dünya öylece izlemişti!

“Mesele onların, bize ne!” demişti…

O savaşta ölenlerin pek çoğu gerilla değil, çocuklar, kadınlar, yaşlılardı…

Benzer bir durum, şimdi Libya’da yaşanıyor…

Hep beraber tribünden izliyoruz…

Başbakan’ın öfkesi Kaddafi’ye yetmeyince, kendisini tepki göstermeye zorlayanlara çıkışıyor!

Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı’na yakışan, kendisini tepki göstermeye davet edenlere öfkelenmek değil, zalim, faşist bir liderin verdiği insan hakları ödülünü geriye iade etmek ve ondan halkına doğrulttuğu silahı indirmesini istemektir…

Ortadoğu Türkiye’nin gözünün içine bakıyor…

Güçlü görünen bir Başbakanımız var!

Ama sadece “öyle görünüyor”!

Sorunumuz da bu zaten…

MUSTAFA TOPKARA,

SAKARYA YENİHABER

Bir cevap yazın