Ankara 265. hafta: 28 Şubat’ı unutmadık! 1000 yıl utanacaksınız!

Libya tarihinin en kara günlerini yaşıyor. Bir diktatörün koltuğunu kaybetmemek uğruna halkını iç savaşa sürükleyişine ve halkının haklı mücadelesini kanlı bir biçimde bastırma girişimine tanık oluyoruz. Bir koltuk uğruna halkının canını hiçe sayan Kaddafi diktatörlük vasfına nasıl da haiz olduğunu bir kez daha en kuvvetli şekilde ispatlıyor. Halklar ise diktatörler karşısındaki güçlerinin ilk kez farkına varıyor.

Diğer yandan batılı ülkeler Müslüman coğrafyalarda yaşanan bu gelişmeler karşısında, her ülke için ayrı bir strateji belirliyor. Kendilerine yakın diktatörlerin ülkelerinde yaşanan olaylar karşısında sessizliğini koruyor ve adeta sessizliği ile bu diktatörlere destek veriyor. Bu durum batının çıkarlarının diktatörlerin çıkarları ile birebir örtüştüğünün bir göstergesidir.

Bizler zalimin değil mazlumun yanında safımızı tutmaya devam ediyoruz. Halkların onurlu mücadelesine desteğimizi ülkemizde elimizden geldiğince her platformda seslendirmeye devam edeceğiz. Bu uyanış Müslüman coğrafyaların silkinip kendine gelmesi için ilk adım olacaktır inşallah.

Ankara üniversitesinde derslere alınmayan başörtülü arkadaşlarımız nihayet derse girmeye başladı. Bu kısmen güzel bir gelişme olmakla beraber her derste tutanak tutulması kaydı ile okula girmesine izin verilen arkadaşlarımız suçlu psikolojisine itilmektedir. Bizler arkadaşlarımızın şartsız şurtsuz her öğrenci gibi okullarına girmelerini istiyoruz

İki gün sonra 28 Şubat postmodern darbesinin yıldönümü. Başörtüsü zulmünün ayyuka çıktığı 28 Şubat süreci, hak ve özgürlükler alanında birçok ihlali de beraberinde getirmiştir. Bu dönemde YAŞ kararları ile sırf inançlarından ötürü “disiplinsizlik” kılıfı ile ordudan atılan her kademede asker bir buhrana itildi. Bu insanlar toplumda vebalı muamelesine tabii tutularak resmen tecrit edildi ve iş bulması neredeyse imkânsız hale getirildi. Birçok insan fişlendi. Bu yaşananlar 28 Şubat’ın sonuçlarından sadece birkaçı.

Her fırsatta darbe yapmayı bir gelenek haline getiren güruhun son temsilcileri bugün nihayet yargı karşısında. Ergenekon diye anılan bu yapılanma maalesef bugün bile destekçi bulabiliyor. Hem de ana muhalefet partisinin üst düzey yetkilileri eli ile. Ergenekon üyelerini milletvekili yaparak dokunulmazlık zırhı ile kuşatmak düşüncesi CHP’nin darbecilere olan desteğinin boyutlarını göstermek açısından manidardır. CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bundan birkaç gün önce “Ergenekon nerede, bulsam bende üye olacağım” şeklindeki açıklamaları da bakış açısını ortaya sermektedir.

Bu halk bundan böyle darbeler karşısında eskisi gibi sessiz kalmayacaktır. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve en son 28 Şubat tarihin tozlu raflarında yerini almaya mahkûmdur. Bu tarihlere bir yenisinin eklenmesine izin vermeyeceğiz.

Adaletin tesis edilmesi ve tıkanan özgürlük alanlarının açılması için kamuoyu oluşturmak üzere bu platformda sesimizi duyurmaya devam edeceğiz.

İHH ANKARA

(İNSAN HAKLARI VE HİZMET DERNEĞİ)

(TEL: 312 231 72 30 – 382 30 05)

G.M.K. Bulvarı 55/3 Maltepe

www.ihhankara.org.tr

ANKARA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU

ADALET ve ÖZGÜRLÜKLER PLATFORMU Üyesidir.

Bir cevap yazın