Konya 181. hafta: Libya halkı yalnız değildir!

Konya Kayalıpark meydanında toplanan İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 181. hafta basın açıklamalarını gerçekleştirdi. Platform adına açıklama yapan Yaşar TURGUT, açıklamasına Tevbe suresi 52. ayeti okuyarak başladı. Turgut, Libya direnişi hakkında: ”Türkiyeli özgürlük sevdalıları olarak, Libya direnişini buradan selamlıyoruz. Direnişçilerin kararlı ve azimkar çabalarının destekçisi olduğumuzu ifade ediyoruz.” dedi. Libya’ya silahlı müdahaleden bahseden ABD ve NATO hakkında: ”Kaddafi’nin kimyasal silah kullanma ihtimalinden kendi yurttaşlarını ve Libyalıları korumak iddiasıyla Libya’ya yapacakları bir askeri müdahale’nin Kuzey Afrika’yı içinden çıkılmaz bir kaosa sürükleyeceği kesindir. Amerika’nın ve NATO’nun halkları nasıl kurtardığını Irak’ta ve Afganistan’da gördük ve halen görmekteyiz. Amerika ve NATO, bir başka zalimin zulmünü bahane ederek İslam topraklarında yeni bir işgale girişmemelidir.” dedi.

Açıklamanın Tam Metni:

Rahman, Rahim, Allah’ın adıyla

De ki: Siz bizim için iki güzellikten biri (özgürlük ve şehadet)’nin dışında başkasını mı bekliyorsunuz? Oysa biz, Allah’ın ya kendi katından ya da bizim elimizle size bir azap dokundurmasını bekliyoruz. Siz bekleyedurun… Biz de sizinle beraber beklemekteyiz (Tevbe Suresi 52. Ayet)

Sevgili dostlar, değerli basın mensupları;

Suya atılan bir taş gibidir devrimler. Dalga dalga büyür, dalga dalga genişlerler… Hesaplar, komplolar, tuzaklar, halkların isteklerine mağlup olacaklardır. Ve bu dalganın nerede, kimi, nasıl etkileyeceğini kimse hesaplayamaz. Bir ateş, düştümü harman yerine, onun etrafını çevirmek beklenilen kadar kolay olmayacaktır. Bu ateş onyıllardır zulümlerini mazlum halkların üzerinde gerçekleştirenlerin paçalarından tutmuştur ve yüreklerine kadar ulaşacaktır!

Tunus’la başlayıp, Mısır’la devam eden Arap devrim ateşi, Libya’da da tutuşmuş, zalim Kaddafi’nin sükseli elbiselerine ulaşmıştır. Libya halkının zalime karşı mücadele azmi, bugün Kaddafi’ye karşı yeniden bilenmiş ve zulmün sona ermesi için sokaklara dökülmüştür. Yüz yılın başında işgalci İtalyanlara karşı başlatılan kıyam hareketi, Ömer Muhtar’la zirveye ulaşmış, onun şehadeti özgürlüğün bir müjdecisi olmuştur. Libya’ya özgürlük umutlarıyla gelen Kaddafi darbesi, halkın umutlarını yeniden baskı ve zulümle söndürmeye çalışsa da, bunda başarılı olamamıştır.

Kaddafi’nin 42 yıldır demir yumrukla yönettiği bu zulüm devleti ve baskıcı siyaseti, halkının özgürlüğe ve adalete olan inancını köreltememiştir. Çünkü özgürlük duygusu fıtrî’dir. Küllense de yok edilemez. Bir gün küllenmiş ateş esen yeni bir devrim rüzgârıyla canlanacak ve yeniden zalimleri boğan bir yangına dönüşecektir. Libya kentleri, Derne, Tobruk ve Bingazi’nin ardından dün itibariyle, Kaddafi’nin kalesi sayılan Zaviye’nin de özgürlüğüne kavuşmasıyla birer birer direnişçilerin eline geçmekte, zalimin zulüm sarayına olan yürüyüş, hızla devam etmektedir.

Türkiyeli özgürlük sevdalıları olarak, Libya direnişini buradan selamlıyoruz. Direnişçilerin kararlı ve azimkar çabalarının destekçisi olduğumuzu ifade ediyoruz. Şehitlerini selamlıyor, direnişin erlerinden yeni zafer haberleri bekliyoruz. Zalim Kaddafi’nin yenilgisi yakındır. Dünya halklarını ve devletlerini hiçbir suretle bu zalimi desteklememeye davet ediyoruz.

Libyalıların ellerinden çalınan, Kaddafi’ye ait olduğu iddia edilen mal varlıklarının, değişik batılı ülkelerin bankalarında olduğu bilinmektedir. Bu mal varlıkları bloke edilerek Kaddafi’nin gidişi kolaylaştırılmalıdır. Fakat daha sonraki süreçte halkın emeği ve alın terinin ürünü olan bu mal varlıkları, Libya halkına ve diğer diktatörlerin mal varlıkları da kendi halklarına iade edilmelidir. İade edilmediği taktirde bu batılı devletler, halkların emeğini ve alın terini bir kez daha gasp etmiş olacaklardır. Mazlum halklar bu gaspları da unutmayacaktır.

AB’nin NATO’nun ve ABD’nin Libya’ya silahlı bir müdahalesinden bahsedilmektedir. Kaddafi’nin kimyasal silah kullanma ihtimalinden kendi yurttaşlarını ve Libyalıları korumak iddiasıyla Libya’ya yapacakları bir askeri müdahale’nin Kuzey Afrika’yı içinden çıkılmaz bir kaosa sürükleyeceği kesindir. Amerika’nın ve NATO’nun halkları nasıl kurtardığını Irak’ta ve Afganistan’da gördük ve halen görmekteyiz. Amerika ve NATO, bir başka zalimin zulmünü bahane ederek İslam topraklarında yeni bir işgale girişmemelidir. Halkların sabrının da bir sonunun olduğunu görmüyorlar mı?

Önümüzdeki günlerde dünya, yeni devrim haberleri ile çalkalanacak gibi görünüyor. Bu devrim hareketlerinin İslam dünyasına yeni bir canlılık ve yeni bir diriliş ruhu katması en büyük temennimizdir.

Özgürlüğe sevdalı ve direnişe adanmış tüm yiğitleri ve onların özgürlük mücadelelerini bir kez daha selamlıyoruz. Yaşasın özgürlük mücadelemiz. Yaşasın Silm’e giden yürüyüşümüz. Tevhid ve adalet üzere kurulu bir dünyanın inşası umudu ile hepinizi 182. Haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah’a emanet ederiz.

KONYA İNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİ PLATFORMU

26 / 02 / 2011

Bir cevap yazın