TRAKYA ÜNİVERSİTESİ’NDE ZULÜM SÜRÜYOR

Trakya Üniveristesi’nde öğrenciler şu günlerde başörtüsü mücadelesine girişmiş durumda. Üniversite yasakta diretmeye devam ediyor.

Trakya Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü 2.sınıf öğrencileri Merve Fatıma Şimşek ve Elanur Ertekin haklarını arama savaşına giriştiler.

Öğrencilerden aldığımız bilgiye göre yasak keyfi olarak uygulanıyor. “Yazı geldi” deniyor ama herhangi bir resmi evrak gösterilemiyor.

Özellikle son günlerde iyice sıkıntı yaşayan öğrenciler, yaşadıklarını yazdı.

İşte o satırlar:

“Trakya üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümü 2.sınıf öğrencisiyiz.

İstanbul Üniversitesi’nde yaşanan olaylar doğrultusunda Türkiye’nin birçok üniversitesinde başörtü ile kampüse, derslere girilmeye başlandı.

Elanur ve ben (Merve) bu konuda sürekli konuşur olduk.

Biz de derslere artık örtümüzle girmek istiyorduk. Önceleri rektörlükten bir yazı geleceğini umduk. Bir hareketlilik olmadığını görünce fakülte dekanımızla bu konuyu konuşmak istedik. Yaklaşık 4 hafta boyunca her gün kendisinin yanına gittik fakat ulaşamadık. Hep randevumuz ertelendi.

Vazgeçtik…

Bu sırada ara tatile girmiş bulunduk.

Tatilde tanıştığım bir arkadaşım beni Mazlumder’in özgür üniversite grubuna yönlendirdi. Gruba mail attık ve Av. Fatma Benli ile tanıştık. Kendisi bizi yasal haklarımız konusunda oldukça bilgilendirdi.

İkinci dönem, 21 Şubat 2011 tarihinde Trakya Üniversitesi Ayşe Kadın Yerleşkesi kampusuna örtümüzle girmek istedik ve bunun için arkadaşlarımızla görüştük. Kendimizi içeri alınmayacağımıza o kadar inandırmışız ki -ya da inandırılmışız mı demeliyim bilmiyorum- dilekçeleri tutanağı hazırlayıp gittik. Güvenlikten hiçbir şey olmamış gibi geçmeye çalıştık fakat engellendik. Bunun üzerine güvenlik görevlisine bizim kılık kıyafetimize karışmak gibi bir yetkisinin olmadığını, sadece okulun öğrencisi olup olmadığımızı kontrol edebileceğini söyledik. Rektörlükten herhangi bir yazı gelmediğini, bizi örtümüzle içeri alamayacağını söyledi. Biz de güvenlik görevlilerini İç İşleri Bakanlığı, Valiliğin atadığını ve rektöre bağlı olmadıklarını söyledik. Bu şekilde geçen konuşmalar sonrasında kampusa örtümüzle girebildik.

Bizden hemen sonra kampusa girmek isteyen örtülü arkadaşlardan isim aldıklarını öğrendik. Fakat ertesi gün ne kimseden isim aldılar, ne de herhangi bir uyarıda bulundular.

Bu süreçte bazı fakültelerde hocalarından destek alıp derslere örtülü giren arkadaşlarımız oldu.

Fakat biz fakültenin kapısında örtümüzü açmak zorunda bırakıldık. Neden olarak herhangi bir yazı gelmediği müddetçe fakülte binasına giremeyeceğimiz söylendi.

Bu süreçte derslere şapkayla girmeye başladık.

28 şubat 2011’de yani kampusa örtümüzle girebildiğimiz 6. günde ise ikinci öğretim arkadaşlar yeniden güvenlik görevlisi engeline takılmışlar. Yazı geldiği ve bu şekilde giremeyecekleri söylenmiş.

Biz bu haberi aldığımızda açıkçası bizimle dalga geçtiklerini, 28şubat olduğundan böyle davranabileceklerini düşündük. Ancak 1mart 2011’de biz de kampus kapısından aynı sebeple geri çevrildik.

Kimden yazı geldiğini ısrarla söylemediler.

Biz de tutanak tutarak şikayet dilekçelerimizi gerekli mercilere göndereceğimizi söyleyerek işlemlere başladık.

Bonemizi çıkarıp, şalı dolayarak,soğuktan korunuyor izlenimi vererek kampusa girebileceğimizi söylediler.

Biz de örtümüzün üzerine şapka takarak kampusa girdik.

Edirne’ye geleli sadece 1 hafta oldu fakat aylardır buradaymışız ve her gün bu sıkıntılarla uğraşıyormuşuz gibi geliyor.

Yasağın kalkmış olduğu 6 günde her gün okula giderken acaba bugün kimin kötü bakışına maruz kalırız, kimden uyarı alırız, kime nasıl cevap veririz, nasıl davranmamız gerekir diye düşünmekten uyku tutmadı.

Her gün eve gelip yasaları ezberlercesine okuduk.

Fakat 28 şubat günü özgürlüğümüzün 6. gününde tekrar kampusa alınmadığımızı öğrendik.”

Haber5.com

Bir cevap yazın