Azerbaycan’da Hicab ve Müslüman Tutuklularla Dayanışma Konferansı yapıldı

Londra merkezli İslami İnsan Hakları Komisyonu tarafından İstanbul’da da düzenlenen “Uluslararası Azerbaycan’da Hicab ve Müslüman Tutuklularla Dayanışma Konferansı”nda Azerbaycan diktatörü İlham Aliyev’e güçlü bir protesto vardı.

Yurt dışı ve Türkiye’deki aydın, yazar ve aktivistlerin katılımıyla İstanbul Akgül Otel’de gerçekleştirilen Uluslararası Buluşma 5 Saat kadar sürdü.

Katılımcılar yaptıkları konuşmalarla, Azerbaycan’da başörtüsü direnişi ve başörtüsü yasağına karşı gösterdikleri tepkiden dolayı tutuklanan İslam Partisi Başkanı Dr. Muhsin Samedov, Azerbaycan’ın önde gelen alimlerinden Zülfikar Mikayilzade ve diğer müslüman tutuklularla dayanışma içinde olduklarını belirttiler.

Programın sonunda yayınlanan ortak deklarasyonda, tutuklu müslümanların derhal serbest bırakılması istenirken, tutuklular serbest bırakıyıncaya kadar uluslararası düzlemde çok daha etkin ve kapsamlı organizasyonlar ve eylemlerin düzenleneceği vurgulandı.

Program İslami İnsan Hakları Komitesi (IHRC) Başkanı Mesud Şecere’nin yaptığı açılış konuşmasıyla başladı. Açılış konuşmasında tüm katılımcılara ve organizatörlere teşekkür eden Şecere, “Biz, Azerbaycan’daki haksızlıklara ve hicab yasağına karşı ortak bir ses olabilmek için bugün buradayız… Konferansın organizesinde büyük emeği geçen Nureddin Şirin’e teşekkür ediyorum. O, gerçek bir mü’min. O, nerede acı çeken bir Müslüman varsa onun arkasında olmuş, onun yardımına koşmuştur” şeklinde konuştu.

Şecere, konuşmasına şu ifadeler devam etti: “İslam, insanları özgürleştiriyor. Peygamber efendimiz etrafındaki onca düşmanlığa rağmen Allah’ın kelamıyla o günlerden çıkabildi. Şimdi saldırdıkları İslam’dır. Çünkü onların hegomanyalarına karşı durabilen sadece İslam’dır. Hicab, bunun sadece görünen yüzüdür. Zulme uğrayan insanların tek gücü, zihinleridir. Bizim de zihnimiz İslam’dır.”

Şecere, “Zulme uğrayanların birincil görevi, bu zulmü duyurmaktır. Bu görevinizi yapın. Allah hakkın yanındadır. Her zaman hakkı üstün tutar. Siz de her zaman bunun bilincinde olun” diye konuştu.

Şecere sonrasında söz alan Azerbaycan Hicab ve Tutuklularla Dayanışma Komitesi Başkanı Faik Velizade, Azarbeycan’daki başörtüsü yasağının arkasında Siyonist ve emperyalistlerin hazırladığı planlarların olduğunu savundu.

Azerbaycan’da tesettür, milli ve manevi değerlere karşı kapsamlı bir savaşın sürdürüldüğünü ifade eden Velizade “Azerbaycan’da Müslümanlar kendilerine gelmeye başladığı zaman Siyonist ve emperyalistlerden, Azerbaycan’a uygulanacak program verildi. Bu program içerisinde camilerin yıkılması da başlarda geliyordu. Ezanları susturmak istediler. Bunun üzerine halkımız kahramanca harekete geçerek cami ve ezanına sahip çıktı. Biz, ülkemizi kurtaracağız diye düşünürken şimdi de hicab yasağı başlatıldı” dedi.

Velizade, konuşmasına şu ifadelerle devam etti: “Azerbaycan, 1990’lı yıllarda Sovyetlerden bağımsızlığını ilan etti. Biz o dönemde yüzlerce şehidler verdik. Kardeşlerimiz, tankların altına girerek, özgürlüğü elde etmişlerdi. Hepsi “Allah” sözleriyle, itikadlarına bağlı kalarak özgürlüklerini elde ettiler.”

Buna ilave olarak Velizade, Azerbaycan’ın Rusya işgalinden kurtarılmasından sonra “Siyonistlerin” kuşatması altına alınmaya çalışıldığını söyledi.

Malezya İnsan Hakları Derneği Başkanı Muhiddin Abdulkadir ise başörtüsü davası için uluslararası kamuoyu oluşturulması gerektiğini, bunun için de her türlü desteği vermeye hazır olduğunu söyledi.

Abdulkadir, farklı ülkelerdeki insan hakları örgütleri arasında iletişimin ve işbirliğinin sağlanması halinde başarılı sonuçların alınabileceğini kaydetti. Abdulkadir “Hicab sadece dini bir elbise değil bir direniş sembolüdür” dedi.

Filistin ile Azerbaycan’daki zulümlerin özünde aynı olduğunu belirten Kiev İslam Kültür Merkezi Başkanı Elçin Aliekberov, Müslümanları ortak mücadeleye, birliğe çağırdı. Halka zulmedilmesine, haklarının elinden alınmasına tepki gösteren Aliekberov, “Aliyev rejimleri, tağut rejimleridir” dedi.

Azerbaycan’daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, “Bu organizasyondan ötürü İHRC’ye teşekkür ediyorum. Azerbaycan halkının özgürlüğü için mücadele edenleri de buradan selamlıyorum. İşkence hanelerdeki kardeşlerime sabır, başarı ve istikamet temenni ediyorum. Azerbaycan’daki başörtüsü yasağına ilişkin Üzeyir kardeşimizin hazırladığı raporu yakında açıklayacağız” dedi.

Konferansa Adalet ve Özgürlükler Platformu adına katılan Nigar Gümrükçüoğlu, Türkiye’deki başörtüsü mücadelesine ilişkin bilgi verirken, başörtüsü mücadelesinin bedel ödemeksizin gerçekleşemeyeceğini savundu.

Azerbaycan Manevi Milli Değerler İçtimai Birliği Kurucusu Abgül Süleymanov ise Arap halklarında başlayan devrim hareketlerinin Hüsnü Mübarek ve Bin Ali rejimlerinin sonunu getirdiği gibi Azerbaycan halkının da benzeri bir hareketle kıyama kalkabilecek güçte olduğunu vurguladı.

Washington İslam Merkezi Başkanı İmam Muhammed el Asi ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Washignton’dan gelen birisi olarak canavarın, şeytanın karnından geldiğimi söyleyebilirim. Amerika, tam anlamıyla şeytanın bulunduğu bir ülkedir. Dünyada meydana gelen olaylar, kendi söyledikleriyle ne kadar çeliştiklerini ortaya koyuyor. Kendi söyledikleriyle Müslümanlara yaşattıkları arasında tam bir çelişki var. Müslümanların hakları, her yerde ellerinden alınıyor.

“İran bu şekilde giderse Filistin’i kontrol altında tutamayız” diyorlar. Bunun için de tüm askeri güçlerini, İslam ülkelerinin bulunduğu ülkelere yönlendiriyorlar. Kendi ülkelerinde de Müslümanlara baskı uyguluyorlar. Amerika, şuanda 300 trilyonluk bir borç bataklığı üzerinde duruyor.

Hicab, genel senasyoya bakında küçük bir sorun olarak görünmektedir. Çünkü konumuz sadece tesettür değil. Dünyada milyarlarca insan hicab giyiyor. Fakat gicab giymelerine rağmen olup bitenlere karşı sesini yükseltmiyorlar. Birisi helal de birisi haram mı? Yoksa bu bir bağlam mı?

Herkes İran’ı bilir. İran, batının önünde engeldir. Türkiye de batının çıkarlarına karşı yeni yeni durabilen bir ülkedir. Azerbaycan’daki hicab yasağı aslında Türkiye ve İran’a bir göndermedir. Azerbaycan’la “kızım sana söylüyorum gelinim sen işit” demek istiyorlar. Bu mantığı yürütüyorlar.”

Konferansa yurt dışından katılan İslami kuruluş ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri:

1-Elçin Aliekberov (Kiev İslam Kültür Merkezi); 2-Rizvan İsmailov (Gürcistan İslam Alimleri Birliği Üyesi) 3-Maksud Cevadov (Kanada Çağdaş İslami Düşünce Enstitüsü) 4-Faik Veizade (Azerbaycan Hicab ve Tutuklularla Dayanışma Komitesi Başkanı) 5-Sudabe İbrahimli (Azerbaycan İslam Partisi Kadınlar Kolu Başkanı) 6- Abgül Süleymanov (Manevi Milli Değerler İçtimai Birliği Kurucusu) 7-Ramin Cahangir Bayramov (Azerbaycanlı Gazeteci) 8- İlham Elikulu Aliyev (Azerbaycan İslami Araştırmalar Merkezi Başkanı) 9-Nicat Aliyev (Azerbaycanlı Gazeteci) 10-Massoud Shadjareh (İslami İnsan Hakları Komitesi Başkanı) 11-İmam Muhammed el Asi (Washington İslam Merkezi Başkanı) 12-Mohideen Abdulkadir (Malezya İnsan Hakları Derneği Başkanı) 13-Faik Miftari (Kosova İslam Forumu) 14-Fuad Ramiqi (Kosova İslam Forumu) 15-Hakim Alizade (Yeni Şark Araştırma Merkezi)

Programa Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal ile Adalet ve Özgürlükler Platformu Sözcüsü Nigar Gümrükçüoğlu da katılarak Azerbaycan’daki başörtüsü direnişine destek vererek tutuklu müslümanlarla dayanışma içinde olduklarını belirttiler.

Programa İstanbul dışından sivil toplum kuruluşları temsilcileri de katılarak destek verdi.

Bir cevap yazın