Kocaeli 307. hafta: Kadın cinayetleri son bulsun!

Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Platformu 307.hafta basın açıklaması , 5 mart 2010, Cumartesi günü İzmit İnsan Hakları Parkı, Özgürlük meydanında yapıldı.Basın açıklamasını platform birleşenlerinden Şefkat Kapıs derneği Kocaeli temsilcisi Reyhan BALCI yaptı.Basın açıklamasının konusu yaklaşan 8 Mart dünya kadınlar günü dolayısıyla, kadına karşı uygulanan şiddet ve buna son verilmesiyle ilgiliydi.

BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ;

Bismillahirahmanirahim

Güneş söndüğünde, Yıldızlar patır patır döküldüğünde, Dağlar hallaç pamuğu gibi atıldığında, En değerli mallar bırakıldığında, Hayvanlar çılgınca kaçıştığında, Denizler taştığında, İnsanlar yeniden dirilip Allahın huzuruna koştuğunda, Diri diri toprağa gömülen kız çocuğunun, Bu kız çocuğunu hangi günahından dolayı toprağa gömdünüz diye, İnsanların yaptıklarından, defterinde yazanlardan sorguya çekildiğinde, herkes yaptığının hesabını verecektir.

Tekvir süresinin ilk ayetleri ve diri diri toprağa gömülerek öldürülen, kız çocuğunun hesabının Allah tarafından sorulacağı, kadına karşı uygulanan şiddete tepkinin yer aldığı bilinen ilk yazılı metindir.Şüphesiz ki zalim yaptığı yanına kar kalmayacak ve Allah tarafından hesabı sorulacaktır.Fakat yaşamda da bunların önüne geçmek gerekmektedir.Göz göre göre gerçekleşen KADIN CİNEYETLERİNE ARTIK DUR DEYİN diye HAYKIRIYORUZ!.

Artık kadınları koruyun.Devlet hayati yönden risk altındaki kadınları korumuyorsa,cinayetlere suç ortağı oluyor demektir.Görev ihmalinde bulunan,savcılar hakimler güvenlik görevlileri yargılansın!Türkiye’de, kadın cinayetleri, aile içi şiddet,kadına karşı şiddet,

kadın ve çocuklara tecavüz olayları kamu düzenini tehdit sıralamasında 1.Sıradadır. Kadına karşı şiddet olayları süreklilik arz eden ve giderek artan büyük bir terör halini almıştır.

Türkiye’de kadına şiddet cinayet olayları bir numaralı terör halini almıştır.Günlük ortalama 3-4 kadının katledildiği ,yüz binlerce kadının her gün şiddet gördüğü,her gün binlerce kadının yaralandığı ,yüzlercesinin hastanelere kaldırıldığı ülkemizde bu çözüm önerilerimizin uygulanması,şiddet yönünden risk altındaki kadınların ve ailelerin hayatlarının kurtarılması bakımından büyük önem taşımaktadır.Bu nedenle aşağıdaki önerilerimiz oldukça önemli; Kamuoyunun dikkatinden kaçan çok önemli bir konu var!Şöyle ki; Mevcut 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun,Bir kere zaten şiddet mağduru kadınları korumaktan çok uzak!İlgili kanunda şiddet yönünden risk altında olan kadını mahkemeye baş vurması ile,mahkeme,şiddet uygulama potansiyeli olan ilgili kişiye eşe vb. kadına yaklaşmama,evine gelmeme,iş yerine gelmeme,telefonla rahatsız etmeme gibi kararlar veriliyor.

Fakat bu kararlara kadını koruma kararlarından çok,kadına yaklaşmama kadına rahatsızlık vermeme kararları denebilir!Mahkemeden mevcut kanuna göre karar çıksa bile,ilgili koca direk kadının evine gelebiliyor,yada kadını iş yerine,yada sokağına,kadına direk saldırıya geçip bıçaklayarak yada ateşli silahla öldürebiliyor. Koca eve ,sokağa,iş yerine geldiğinde KADINI KORUYACAK HİÇ BİR EMNİYET GÖREVLİSİ BULUNMAMAKTADIR!Polis kadın ancak öldürüldükten yada ağır yaralandıktan sonra olay yerine gelebilmektedir. Türkiye’de Şiddet Yönünden risk altındaki kadınlara yönelik yerinde koruma yapılmamaktadır!CİNAYETLERİN ÇOĞU ZATEN BU ŞEKİLDE İŞLENİYOR!

Şiddet yönünden risk altındaki kadınlara;24 saat evin ,iş yerinin çevresinde,gidiş geliş güzergahında,yaşam alanlarında, öldürülme riski ortadan kalkasıya kadar,sürekli yerinde yakın koruma sağlansın.Gereken güvenlik görevlisi istihdam edilsin.(TBMM ilgili yasaya bu maddeyi muhakkak dahil etsin).Devlet şiddet yönünden risk altındaki kadınlara sosyal imkanlar sunmasının yanında,tehdit eden kişinin bulmasını engellemek için ,yeni T.C kimlik numarası,vergi numarası,isim değişikliği, gerekirse estetik operasyon yapılsın.Risk altındaki kadın kira,elektrik,su açtırma,tedavi olma,banka kartı kullanma ,çocuğunu okula kaydettirme gibi işlemlerini yeni vatandaşlık kimlik no ve yeni isme göre yaptırması sağlansın.

Şiddet uygulayanlar tutuklu yargılansın,cezalar ağırlaştırılsın,cezalarda tahrik indirimi kaldırılsın,Sığınaklar artırılsın.Ev tipi stüdyo sığınma evleri açılsın,süre sınırlamaları kaldırılsın, Sığınma evi açmayan belediye başkanları cezalandırılsın.Şiddet uygulayanlara hapis cezalarının yanında ,zorunlu psikiyatrik tedavi de uygulansın.Hapis cezası ve psikiyatrik tedaviye rağmen şiddet uygulamakta ısrar edenler,ülke dışına ,anlaşma yapılan uygun bir ülkeye sürgüne gönderilsin. Şiddet uygulayan erkekler tv,gazete,internet,ilan panolarında teşhir edilsin, tekrar şiddette bulunma şüphesi taşıyanlar kolluk güçleri tarafından takip ve denetim altında olsun ve izlenmeleri için küresel takip için elektronik bileklik taşıma zorunluluğu getirilsin,mağdurdan uzak tutulması sağlansın.

Hayati yönden risk altındaki kadınları korumayan savcılar hakimler emniyet görevlileri cezalandırılsın.Risk altındaki kadınlar ailelerine değil devlete sığınsın ve boşanma süreci ailelerinin yanında değil,devlet koruması ve gözetiminde gerçekleşsin ve devlet koruması risk ortadan kalkasıya kadar devam etsin. Bazı cinayetler aşk cinayeti diye isimlendirilip özendirilmesin,psikopat cinayeti densin.

Risk altındaki çalışan kadınlara risk ortadan kalkasıya kadar maaşlı ücretli izin verilsin. Evlilik öncesi,çiftlerde akıl ruh sağlığı kontrolü şart koşulsun. Şiddet yönünden risk altındaki kadınlara devlet tarafından kendini koruma ile ilgili uzmanlarca savunma dersleri verilmeli,savunma amaçlı biber gazı,elektro şok aleti ve taşıma ruhsatlı silah verilmeli,bunların kullanılması ile ilgili eğitim sağlanmalı.

Alo 183 sosyal hizmetler hattı’nın basın yayın da devamlı olarak duyurulması sağlansın,buradaki uzmanların sayısı artırılıp,her il ilçe de yaygınlaştırılsın. Her evde şiddet yönünden riskli acil durumlarda durumlarda,kadın ve çocukların güvenle sığınıp polise ulaşılabilecek şekilde donanıma sahip panik odası şart koşulsun.(Türkiye’de her üç evden birinde şiddet olduğu için bu öneri ütopik olarak değerlendirilmemelidir ve ciddiye alınmalıdır!-Türkiye’de savaşlarda kullanılmak üzere binalarda şart koşulan sığınaklardan daha önemli ve çok daha fazla ihtiyaç olan şey,panik odasıdır.

Savaşlar için hazırlanan sığınaklar şimdiye kadar hiç kullanılmamıştır ama şiddet yönünden risk altındaki kadınları ve çocukları kurtaracak olan panik odaları Türkiye’de her üç kadından birinin şiddet gördüğü,her gün binlerce kadının yaralandığı ,her gün 3-4 kadının katledildiği bir dönemde büyük bir ihtiyaçtır ve zaruridir.Eski evlerde yeni düzenlemeler şart koşulmalı yeni evlerde projelerde panik odaları zaruri hale getirilmelidir.En önemlisi insanımız eğitim sisteminde, kadına karşı bu şekilde şiddete yeltenmeyecek şekilde yetiştirilmesidir.“Bir insnaı öldüren , tüm insanları öldürmüş gibidir, cezası hiç çıkmamak üzere sonsuza dek cehennem azabında kalmaktır”, anlayışın kalplere yerleştirildiği bir eğitim sisteminde, sorarız?, artık sıradanlaşan her günkü cinayet olaylarına rastlamak mümkün olur mu?.

ŞEFKAT KAPISI KOACELİ İL TEMSİLCİSİ REYHAN BALCI

Bir cevap yazın