Sakarya 287. hafta: 28 Şubat’la hesaplaşacağız

28 Şubat darbesinin yıldönümünde, bu darbenin en büyük mağduru olan Erbakan Hocamızın vefatının üzüntüsünü yaşıyoruz.

Ömrünü, Müslüman kimliğin onurlu bir şekilde ifade edilebilmesi ve toplumsal alandaki manevi çöküşün önlenmesi mücadelesine adayan Erbakan Hoca; 40 yıllık istikrarlı duruşu ve hiç eksilmeyen heyecanı ile gelecek nesillere yıllar boyunca örnek olacaktır. Her türlü mezhep ve meşrep taassubunu aşan bir ümmet bilinci ile dünya Müslümanlarının birliği için gayret eden Sayın Erbakan, D8 gibi projelerle İslam coğrafyasındaki sanal sınırların doğurduğu duvarların yıkılması hususunda da verdiği mücadele ile örnek bir kişiliktir. Kendisini rahmetle anarken, ailesine, Saadet Partisi camiasına ve tüm İslam ümmetine başsağlığı diliyoruz.

28 Şubat darbesinin gerçek yüzü her geçen sene daha da netleşmeye başladı. Siyasi iktidarın ekonomik uygulamaları ile ulusal ve uluslar arası sermayenin menfaatleri arasındaki çatışmanın darbenin ana nedeni olduğu büyük ölçüde anlaşıldı. Medya, psikolojik operasyonun, ordu ise fiili operasyonun adresi oldu. Medya ve ordu üzerinden uygulamaya sokulan 28 Şubat darbesini konuşurken Amerika ve uluslar arası sermayenin etkisini göz ardı etmek mümkün değildir. Amerika; Erbakan’ın İran ve Libya ziyaretleri ile oluşan olası bir İslam ülkeleri yakınlaşmasını ciddi bir tehdit olarak algılarken, aynı zamanda uluslar arası sermayenin çıkarları yönünden de mevcut ekonomik uygulamaları kabul edilemez olarak niteliyordu. Dönemin CIA Türkiye masası şefinin hatıralarında net olarak ifade ettiği gibi, Amerikan yönetimi Türkiye’deki en güvenilir müttefikleri olan generallerle hükümetin yıkılması için irtibata geçti. Bir yandan iç güçler, bir yandan dış güçler işbirliği içinde 28 Şubat belasını halkımızın başına sardılar.

Sonuçta Müslüman halkımız cezalandırıldı. Temel eğitimi 8 sene kesintisiz yaparak çocuklarımızı kemalizme ram etmeye çalıştılar. Kızlarımızın başörtüsüne yasak getirdiler. İlkokul 5. sınıfı bitirmediği sürece çocuklarımızın Kuran Kursuna gitmesine engel oldular. Bu saydıklarımız 28 Şubat’ın sosyal sonuçlarından sadece bazıları… Peki ya, 28 Şubat’ın ekonomik tahribatı… Rakamlar muhtelif… 28 Şubat’tan 2001 krizine uzanan süreçte Türkiye’nin kaybettiği para, daha doğrusu 28 Şubat’ın mimarlarının halktan dolandırdığı para ise en iyimser bakış açısı ile 150 milyar dolar…

İşinden edilen subay, astsubay, akademisyen, bürokrat, işçi, memur sayısı ise onbinlerle ifade ediliyor.

Bugün 28 Şubat’ın yıldönümü münasebetiyle, son söz olarak, 28 Şubat’ın sorumlularının yargılanmasını istiyoruz. 28 Şubat’ın bütün yönlerinin açığa çıkarılması ve sorumlularının hesaba çekilmesi zamanı gelmiştir. Bu konuda 12 Eylül darbesi ile ilgili olarak şeklen yürütülen bir sorgulama sürecine değil, bütün detayların incelendiği ve sorumluların yargılanacağı bir sürece ihtiyaç vardır.

Sakarya Adalet Girişimi olarak 28 Şubat sorumluları ile hesaplaşma noktasında hükümeti ve yargıyı duyarlılık göstermeye davet ediyoruz.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki son gelişmeleri ibretle izliyoruz. Müslüman halkların diktatörleri devirmeleri ve halkların iradesinin iktidara gelmesi en büyük temennimiz… Fakat aynı zamanda Müslüman halkların Amerika ve batılı müttefiklerinin bölgeye yönelik manipülasyonlarına karşı uyanık olması da çok önemli… Geçmişte 20. yüzyılın birinci ve ikinci yarısında Müslüman halkların bağımsızlık için gerçekleştirdikleri kıyamların başarıya ulaşmasını müteakip, batıcı yönetimlerin bu halkların başına bir şekilde geçtiği ve İslam coğrafyasını emperyalizme peşkeş çektiği hepimizin malumudur. Bu oyuna Müslüman halklar tekrar düşmemelidir. Diktatörleri devirmek için ayağa kalkmak ne kadar önemli ise, yeni oluşacak düzenlerin Amerika’ya rağmen kurulması da o denli önemlidir. Müslüman halkların geçmiş tecrübelerden ders olarak Amerikan emperyalizminin tuzağına düşmeyeceğini ümit ediyor ve Allah’tan zalimlerin tuzaklarını boşa çıkarmasını niyaz ediyoruz.

Sözümüzü Şuara Suresi’nin 227. ayeti ile bitirmek istiyoruz: “Zalimler nasıl bir inkılapla devrileceklerini yakında bilecekler.”

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu Adına Diriliş Saati Dergisi

Bir cevap yazın