Van 161. hafta: 28 Şubat’ın aktörleriyle henüz hesaplaşılmadı

VAHÖP’ün (VAN HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PLATFORMU) düzenlemiş olduğu 161. Basın açıklaması Bugün Saat:13.00’da Sanat sokağında gerçekleşti. Basın metnini platform adına Umut Işığı Derneği Başkanı Fırat TOPRAK okudu.

Sanat sokağındaki 161. Hak ve Özgürlük nöbetini daha güzel bir dünya inancı ve kararlılığıyla tutmaya devam ediyoruz. 14 yıl önce bu zamanlarda bu topraklar sonraları 28 Şubat Post modern darbe süreci diye isimlendirilen bir zulüm fırtınasını yaşamıştı. Sürecin toplum mühendisleri İrtica diyerek bütün İslami görünürlüğe topyekûn savaş ilan etmiş, bir Kudüs etkinliği bahane edilerek tanklar yürütülmüş, medyatik manipülasyonlarla meşru talepler baskılanmış, İmam-Hatipler ve Kuran Kurslarının önünü kesmek için bütün meslek liselilerin de maruz kaldığı kesintisiz eğitim ve katsayı zulmü uygulanmış, laiklik maskesi arkasında her türlü hortumculuk ve talan icra edilmiş, askeri ve sivil bürokrasinin her türlü hukuksuzluğu siyasallaşmış yargı tarafından kılıfına uydurulmuş, Başörtü yasağı bütün alanlara yayılarak on binlerce genç kız mağdur edilmişti. Başörtü ile eğitim, çalışma ve hatta sağlık hakkı ellerinden alınan insanların yaşadıkları zulümler yıllardan beridir çeşitli vesilelerle kamuoyuna yansımaktadır. 28 Şubat döneminde yüzlerce başörtülü öğrencinin ikna odalarına alınarak tehdit, korkutma ve aşağılamalarla psikolojik travma yaşatılması bariz bir faşizm örneği olarak toplumsal bellekte yer etmiştir. Bu vesileyle geçen pazartesi günü ikna odalarının kayıtlarının imha edilmesi tehlikesine karşın ikna odalarının müsebbipleri olan dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal ALEMDAROĞLU ve yardımcısı Nur SERTER hakkında yaptığımız suç duyurusunun takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz.

28 Şubatın en önemli mağdurlarından ve bu topraklara hatırı sayılır hizmetlerde bulunmuş sivil ve mümin öncülerden Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN’ın vefatı dolayısıyla kendisine Allah’tan rahmet, ailesi ve dava arkadaşlarına taziyelerimizi sunuyoruz. Mekânı cennet olsun.

Bugün de etkileri ve yol açtığı mağduriyetler devam eden 28 Şubatın aktörleriyle henüz hesaplaşılmamıştır. Bundan dolayıdır ki darbeci derin yapı Susurluk, Balyoz, Kafes, Eldiven, Şemdinli, Ergenekon vb. değişik isimlerle hala etkinliğini sürdürmektedir. Açık olan bir şey varsa o da darbeler bataklığı kurutulmadan bu toprakların huzur görmeyeceğidir. Ergenekon kapsamında yürütülen soruşturmayı militarizmin tepesine inen balyoz olarak değerlendiriyor ve sonuna kadar şartıyla destekliyoruz. Darbecileri muhalif diye meşrulaştırma çabalarının farkında olarak yargı-sorgu süreçlerinde azami dikkati herkes için adalet ilkemiz gereği talep ediyoruz. Vesayet sisteminin geriletilmesi için ise kararlı bir irade ve onun şekillendireceği yasal zemin elzemdir. Başörtüsünün tüm alanlarda koşulsuz serbestiyeti için gereken yasal düzenleme ve 28 Şubatın bütün izlerinin silinmesi ve aktörlerinin yargılanmasını talebimizi yüksek sesle yineliyoruz.

Kürt sorununda nispi rahatlama dışında hala ciddi bir adımın atılmadığını gözlemlemekteyiz. Yargısal bilinmeyen dil traji-komedisi devam etmekte, en temel haklardan olan anadil, anadilde eğitim ve çok dillilik konularında bir arpa boyu yol alınamamaktadır. Meşru ve son derece insani böylesi adımların atılmasının seçim sonrasına tehirine veya herhangi bir şarta bağlanmasına ilkesel zeminde itiraz ediyoruz. Tam da bu vasatta KCK’nin eylemsizliği bitirmesi kararını yanlış buluyor daha fazla kan ve acı anlamına gelen böylesi kararların Kürt sorununun çözümüne katkı sağlamayacağını kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz. Ak Parti ve devletin Kürt sorununda adım atması gerektiği gibi KCK’nin de provokatif süreçlerin önünü alarak sabır ve teenni ile hareket etmesi gerekmektedir. Ak Partinin edilgenliği de KCK’nin zaman ayarlı kararları da seçim gölgesinin güvensizliğini taşımaktadır. Yine Mehmet METİNER’e yönelik suikast girişimi ile Orhan MİROĞLU ve Şıwan PERWER’e yönelik tehdit ve karalama kampanyalarını kınıyoruz. Kime yönelik olursa olsun ve kimden gelirse gelsin fikri mücadele içindeki şahsiyetlere yapılan tehdit, karalama ve gözdağını kınıyoruz. Kendisinden başka kimseye hayat hakkı tanımama şeklinde tecessüm eden faşizan politikaların miadının dolduğunu herkesin anlaması gerekmektedir.

Orta doğu İntifadasını, muhteşem halk devrimlerini emperyal politikaların iflası olarak görüyor ve en kalbi duygularımızla selamlayarak devrimcileri sahadaki kazanımlarını masada kaybetmemeleri hususunda ikaz ediyoruz. Son olarak Libya’da yaşanan halk hareketinin de Libya tağutunun devrilmesiyle sonuçlanacağına inanıyoruz. Bununla beraber Amerikanın işgal niyetini de kapitalizmin vahşi çehresinden tanıyoruz. Kaddafi diktatörlüğünün alternatifi zenginlikler için çöreklenecek emperyalizmin doğrudan işgali değildir. Müslüman halklarımızın ortak iradesinin Ömer MUHTAR örnekliğindeki gibi tecelli ederek Kaddafi’yide ABD ve NATO’yu da Libya çöllerine gömecektir. Yeni ve insan yüzlü bir dünyanın teşekkülünü ne emperyalizm ne de yerli diktatörler engelleyebilecektir.

VAHÖP( Van Hak ve Özgürlükler Platformu) olarak yerelden küresele Hakların tahakkuku için zulme karşı mücadelemizi ibadet şuuruyla sürdüreceğimizi bir kez daha deklare ediyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla.

VAHÖP Adına Umut Işığı Derneği Başkanı Fırat TOPRAK

VAHÖP (Van Hak ve Özgürlükler) Platformu:

GÖKKUŞAĞI DERNEĞİ, İNSAN-DER, MAZLUM-DER, MEMUR-SEN, UMUT IŞIĞI DERNEĞİ, ERDEM-DER, ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ, VAN İMAM HATİP MEZUNLARI VE MENSUPLARI DERNEĞİ, VAN KARDELENLER KADIN DERNEĞİ

Bir cevap yazın