Kadına yönelik şiddet büyüyor

Türkiye bir 8 Mart‘a daha; sistematik bir şekilde görmezden gelinen şiddetten ayrımcılığa kadar geniş yelpazeli kadın sorunlarıyla giriyor.

Sadece kadın olduğu için hayatın her alanında baskı, ayrımcılık ve haksızlıkla karşı karşıya kalan kadınlar, mücadele ederken de adalet sisteminin indirgemeci yaklaşımı yüzünden bir kez daha mağdur ediliyorlar.

Geçtiğimiz günlerde 3 kadın Ayşe Paşalı, Arzu Yıldırım, Nejla Yıldız mahkemeye başvurup korunma istedikleri halde; öldürülmekten kurtulamadılar.

Bu üç kadının dilekçelerini işleme koymayan yargı zihniyeti Mardin’de onlarca kişinin tecavüzüne uğrayan 12 yaşındaki NÇ’nin kendini savunabileceğine karar verdi.

Kadına yönelik şiddetin bu hüzünlü öyküleri, geleneksel ön kabuller, toplumun ve devletin duyarsızlığı ile büyüyor. Şiddet yalnızca bedenlere zarar vermiyor, kadınların öz saygısını, ihlale direnme ve hak arama arzusunu zayıflatıyor veya yok ediyor.

Bu sorunları dile getiren ve hak arayışına girişen kadınlar gerek medya gerekse toplum tarafından hedef gösteriliyor, yalnızlaştırılıyor. Yine aynı medya hem namus cinayetlerini hem sözlü ve cinsel tacizleri magazinleştirerek sunuyor. Şiddete uğrayan kadının ne yaptığı, ne söylediği ya da nasıl giyindiği sorgulayarak, kurbanları suçlayıp, suçluları mağdur ilan ediyor.

Diğer önemli bir konu olan başörtülü kadınların uğradığı ayrımcılık ve eşitsizlik bugün kadın haklarından bahseden pek çok “aydın” için normalleşmiş durumda. Başörtülü kadınların çalışma alanlarının kısıtlanmasından ve kamusal alanda ifade özgürlüklerinin ellerinden alınmasından rahatsızlık duymayan bir zihniyetin kadın haklarını samimi bir şekilde savunduğunu söyleyemeyiz.

KADER’in 275 Milletvekili kampanyası başlattığı bu günlerde; kadın sorunlarını derinleştiren kamusal alanda başörtü yasağıyla ilgili engellerin kaldırılarak Meclis’te başörtülü kadınların temsiliyetinin önünün açılması acil bir ihtiyaç olarak önümüzde duruyor.

Buluşan Kadınlar olarak, devletin kadınlara yönelik her türlü şiddet eylemini açık bir şekilde kınamasını, 4320 sayılı ailenin korunmasına dair kanununun, etkin bir şekilde işletilmesini, şiddete uğrayan kadınlar başta olmak üzere tüm kadınlar için yaşam ve çalışma koşullarının çağdaş bir yapıya kavuşturulmasının sağlanmasını talep ediyoruz.

Yine aynı şekilde erkek kadın eşitliği kadar kadının kadına eşitliğinin tesisinin önemli adımlarından biri olan kamusal alanda başörtü yasağının kaldırılması için gerekli anayasal değişikliklerin acilen yapılmasını istiyoruz.

8 Mart İçin Buluşan Kadınlar

Bir cevap yazın