Vicdan Günü’nde Rachel’ı hatırlamak

16 Mart Dünya Vicdan Günü.

Adını Rachel Corrie’den alan tarih.

Rachel’ı bilir misiniz?

Bilmelisiniz ki, vicdan kelimesinin anlamını bir kez daha düşünebilesiniz.

Rachel’ı hatırlamalısınız ki, adalet ve merhamet duygularını derinden hissedebilesiniz.

Rachel Corrie, 10 Nisan 1979’da ABD’nin Olympia şehrinde hayata açtığı gözlerini, 16 Mart 2003’te Gazze’de kapadı.

Ölmeden hemen önce Filistinli bir doktora ait bir evin yıkılmasına engel olmaya çalışıyordu.

Siyonist işgal güçlerine ait Caterpillar marka katil bir buldozer tarafından kasten ezilmişti.

Rachel’ın ölümüyle ilgili işgal ordusu kendi içinde açtığı soruşturma dosyasını buldozer şoförü asker ve komutanlarını aklayarak, kapattı.

Siyonist devlet yetkilileri de olayın kaza olduğunu iddia ediyor ama bu bir yalan.

Gerçeğin birçok tanığı var. Fakat İsrail işgal yönetimi, bu tanıkların mahkeme çıkmalarını da engelliyor.

Rachel’ın anne ve babası, Cindy ve Craig Corrie ise her şeye rağmen kızları için adaletin peşinde.

Üstelik onlar kızlarının davasının, Filistin’de katledilen ve haklarında dava dahi açılmayan binlerce Filistinli için sembolik bir değer taşıdığını düşünüyorlar ki haklılar.

* * *

Rachel Corrie, ortaya koyduğu örnekliğiyle bize ve tüm dünyaya “vicdan”ın ne olduğunu anlattı.

Söz ile söylenemeyecek olanı hayatını ortaya koyarak anlattı.

Şüphesiz bu önemli bir örneklik.

Adalet için, özgürlük için, binlerce kilometre uzaktan, Amerika’dan kalkıp Gazze’de Filistinlilerle birlikte işgale karşı omuz omuza mücadele etmek büyük bir erdemdir.

İnsanlık vicdanının körelmediğini gösteren bu örneklik, bize başka bir dünyanın mümkün olabilmesi için neyi, nasıl yapacağımız konusunda fikir de vermektedir.

Kendisi için istediğini başkaları için de isteyen, adaleti sadece kendisi gibi olanlar için değil herkes için sağlamaya çalışan vicdan ve merhamet temsili insanlar ancak bu dünyayı değiştirebilirler.

Rachel, bize bunu hayatıyla ve ölümüyle çarpıcı biçimde göstermiştir.

Peki bu hayattan bize nasıl bir ders düşmektedir?

16 Mart Dünya Vicdan Günü’nde Rachel’ı hatırlamak, aslında Gazze’de ambargoyu, Afrika’da açlığı, Filistin, Çeçenistan, Afganistan, Doğu Türkistan gibi ülkelerde süren işgali hatırlamak demektir.

Yine 23 yıl önce aynı gün gerçekleştirilen Halep’çe katliamını da hatırlamak demektir…

Saddam Hüseyin’in, 1986-1988’de Kürt halkına karşı gerçekleştirdiği ve adına El-Enfal Harekâtı denilen o korkunç kitlesel imha operasyonunu…

Katledilen ve katledilmeye devam eden binlerce masum insanı unutmamak.

16 Mart’ta vicdanımız harekete geçecekse o zaman şu soruyu sormaya başlayacağız:

İnsanlar dini ya da etnik kimliklerinden ötürü zulme uğrarken…

Sırf gayri Müslim diye bu ülkede insanlar birçok zorbalıktan nasibi almışken ve alırken…

İnsanların borç içinde boğulduğu günlerde bankalar yüksek kâr oranları açıklarken…

İşsizlik ve yoksulluk insani yaşam şartlarını düşürürken…

İş kazası süsü verilmiş cinayetler işlenirken…

Ve burada daha anamadığımız birçok sorundan ötürü bu ülkede milyonlarca insan adalet, özgürlük ve hakkaniyetin tecelli etmesini beklerken…

Hâlâ tepkisiz mi kalacaksınız?

Rachel olsaydı bu soruya “hayır” derdi.

İşte bu sebeple Rachel Corrie benim için vicdan demektir.

O yüzden her 16 Mart günü onun bu vicdani örnekliğini yâd etmek gerekmektedir.

Kaynak: Sakarya Yenihaber

Bir cevap yazın