Kocaeli 308. hafta: Abdurrahman Dilipak ve Vakit linç edilirken neredeydiniz?

Değerli halkımız ve basın mensupları, tartışmalarla dolu bir haftayı geride bıraktık.Son yapılan operasyonlarda tutuklananların bir kısmının gazeteci olması, yoğun tartışmalara sebep oldu. Türkiye’de basın özgürlüğü olmadığından girilip, bunun, karşıt medyayı susturma operasyonu olduğuna kadar, çok şey söylendi.

Bizde tartışmaları dikkatle izliyoruz.Kimlerin masum kimlerin suçlu olduğuna,elinde medyayı bulunduran bir takım güçler karar verecekse !,bu ülkede adalet mekanizmasına? , yargıya?, ne gerek var.Kafalarına uyanları masum, uymayanları suçlu ilan etsinler, halkta vergileriyle kos koca bir adalet mekanizmasını besleme külfetinden kurtulsun.

Siz düne kadar bağımsız yargıya müdahale edilmesin diye bas bas bağıranlar değil miydiniz?. Şimdi ne oldu? da, söyleminiz değişti?. Sizin yaptığınız, bağımsız yargıya müdahale değil mi?. Görülmekte olan davalara ve yapılmakta olan soruşturmalara, bu şekilde müdahale ederek, adalet mekanizmasını zan altında bırakıp, bağımsız yargıyı etkilemeye ne hakkınız var?. Savcılar, yargıçlar önüne gelen kanıtlara göre mi?, karar verecek yoksa sizin oluşturduğunuz psikolojik baskıya göre mi?.

Neymiş?, basın özgürlüğüne müdahale varmış, Vakit gazetesine trilyonluk kapatma davası açılırken, özgürlük şampiyonları !, sizler, neredeydiniz?.Yazdığı bir yazıdan dolayı, yazar Abdurrahman Dilipak’ın evi haczedilirken, yazar Emine Şenlikoğlu yazılarından dolayı hapis cezası alırken sizler nerdeydiniz?.Üç maymunu oynamakla meşgul değil miydiniz?, şimdi mi gözünüz açıldı.Şimdi mi piyasaya çıkıp, “özgür medya susturulmak isteniyor, basın özgürlüğüne müdahale var, gazeteciler göz altına alınıyor” diye , dünyanın gürültüsünü kopartıyorsunuz.Bir takım merkezlerin maniple ederek, koparttırdığı gürültü bu kadar yüksekse, anlaşılan o ki, çok kirli dolaplar ortaya çıkacak ve fosseptik çukuru çok kötü patlayacak.Hatta patladı bile.Hep beraber TV lerde izliyoruz, onlarsa akıllarınca bunu boğuntuya getirmeye çalışıyorlar.Lütfen bu halkı aptal yerine koymaktan vaz geçin.Hasoların, Memoların, göbeğini kaşıyan adamların, uyanalı çok oldu, halkın uyuduğunu düşünüp, uyuyansa asıl sizsiniz.

Gazetecileri susturmaya çalışıyorlar diyenlere sorarız?, şantajla, TV alma girişimleri, cinsel tacizler, darbecilerle iş birliği, kışla medyacılığı yapmak mı, gazetecilik?.Bu kepazeliklerin gazetecilik mesleği ile ne alakası var?, yazdığı yazıdan dolayı göz altına alına bir tane gazeteci var mı?.Tüm bu rezillikler, gazeteciliktir diyen varsa lütfen bir adım öne çıksın.

Basın özgürlüğüne müdahale diye kopartılan bu yaygaranın adı, resmen görülmekte olan davalara, soruşturmalara müdahale etmektir.Savcılar, yargıçlar üzerinde psikolojik baskı kurmaya çalışmaktır.Statükonun borazanlığını yapan, çok güçlü medya organları olabilir. Fakat halkın elindeyse, bu meydanlar var.Bu meydandan , görevini yapan savcılara, yargıçlara sesleniyoruz, sen görevini yap !.Halkın başına çorap örmeye kalkan çetelerin, faili meçhullerin, asit kuyucu katillerin peşinde olmanızı, halk takdirle karşılıyor, sonuna kadar arkanızdayız.

Bu yaygara fırtınasının kopartanlar, oligarşinin sesi, statükonun borazanı, malum minik bir azınlık, bizse halkız.Bu meydanlar da sesiz çoğunluğun sesiyiz.Adil olmak, kanunlara uymak şartıyla, yaptığınız her icraatın arkasındayız.Halkın desteği sizinle, bunu iyi bilin ve halk olarak, kanun dışı işler yapanları teşhir etmenizi, bu kirli oyunlarına son vermenizi bekliyoruz.Fakat her kim olursa olsun, bu gözaltılar, hapisler sırasında, insan hakları ihlalleri olursa, bununda takipçisi olacağımızı, onların yaptığı gibi yapmayıp, mağdurların hakkını da, bu meydanda arayacağımızı ilan ediyoruz. Bu aşamada yapılacak tek iş soruşturmaların , yargılamaların selameti açısından, olan biteni sessizce izlemek ve bağımsız yargıya müdahale etmemektir.Katıldığınız için hepinize teşekkür ediyoruz.

Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Platformu adına,

MAZLUMDER Kocaeli Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Behlül METİN:

Bir cevap yazın