TÜRKİYE’NİN “HAÇLILAR”LA NE İŞİ VAR?

Afganistan işgalinden sonra NATO’ya destek, Füze Kalkanı’na onay ve şimdi Libya’ya müdahale derken bu cilalı laflarla üstü örtülen büyük günahlara ortak olmamak için muhalif kamuoyu tepkisini yükseltmelidir.

Türkiye, süreci bir Haçlı operasyonu gören zihniyetin damgasını vurduğu ve Libya’ya silah ambargosunu denetleyecek NATO deniz gücüne 5 gemi ve bir denizaltı ile katılıyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise gelişmelere ” Bir taraftan NATO görev üstlenirken diğer tarafından buna paralel ve ayrı bir operasyonun koalisyon güçleri tarafından gerçekleştirilmesini doğru bulmayız.Hele hele bazı yetkililerce son derece yanlış bir şekilde kullanılan Haçlı kavramları gibi kavramlarla yürütülen bir operasyonun sorumluluğunu paylaşmamız mümkün değildir. Bütün bu çalışmaların hedefinin evrensel değerler, BM prensipleri ve bu dil etrafında olmalıdır. Bölgede kutuplaştrıcı bir dilin kullanılmasını ve böyle bir kutuplaştırıcı ve taraf olucu bir operasyonun yapılmasına da bütün imkanlarımızla karşı çıkarız. Kimse Türkiye’yi bu çalışmaları bloke eden bir ülke gibi göstermemeli, bu yanlış bir kanaattir.” yorumunu yapıyor.

NATO’NUN NE İŞİ VAR DİYEN KİMDİ?

Son birkaç gündür gerek Başbakan Erdoğan gerekse Dışişleri Bakanı Davutoğlu, yaptıkları açıklamalarla NATO’yla yapılan işbirliğinin yarattığı olumsuz havayı lafla dağıtmanın peşindeler.

Şart ileri koşmaktan, operasyonel güç olmamaktan filan bahsediyorlar. İyi de daha birkaç hafta önce Başbakan Erdoğan Böyle bir saçmalık olur mu yahu? NATO’nun ne işi var Libya’da? Bakın Türkiye olarak biz bunun karşısındayız, böyle bir şey konuşulamaz, böyle bir şey düşünülemez.” şeklinde konuşmamış mıydı?

Ne oldu peki birkaç haftada? Olan şu, ABD peşine birkaç ülkeyi daha katarak ve BM’den de kendi çıkarları doğrultusunda alelacele bir karar çıkartarak Libya’ya askeri müdahale yaptılar.

AK Parti ise kervana katılmaktan başka bir şansı kalmadığı düşüncesiyle “Haçlılık” hissiyatının telaffuz edildiği bu operasyonun parçası oldu.

BU İHANETSE TEPKİSİZ KALINIR MI?

Şimdi de görüntüyü kurtarmaya çalışıyorlar.

Libya müdahalesi açıkça uluslar arası hegemonyanın, sömürü düzenini sağlama amacına matuftur. “İnsan hakları, özgürlük ve demokrasi” ise sadece maskedir. Gerçekten samimi olsalar, en azından tutarlı davranır; Bahyren’de de halkın katledilmesine, Suriye ve Suudi Arabistan’ın kanlı müdahalelerine de ses çıkartırdılar. Lakin şu an menfaatleri icabı göz yumuyorlar.

BM’nin, NATO’nun tüm bu ikiyüzlü, çıkarcı politikaları aşikar iken Hükümet’in Türkiye’yi bu işgalci zihniyetli ülkelerle aynı safa sürüklemesi, aynı operasyonun parçası haline getirmesi hepimiz adına büyük bir utançtır.

Sözlere bakarak yapılanların meşrulaştırılmasına göz yumulamaz.

Afganistan işgalinden sonra NATO’ya destek, Füze Kalkanı’na onay ve şimdi Libya’ya müdahale derken bu cilalı laflarla üstü örtülen büyük günahlara ortak olmamak için muhalif kamuoyu tepkisini yükseltmelidir.

Hükümet’in bu vebalini üstlenmemek için açıkça tepki göstermekten başka bir yol da yoktur.

Platform Haber

Bir cevap yazın