185. hafta: Göstermelik tepkilerinizle NATO rahatsızlığımız gitmez

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 185. kez biraraya geldi. Açıklamayı Platform adına Hakan BAYIRLI okudu. Açıklamasına Tevbe Suresi 70. Ayet’i okuyarak başlayan BAYIRLI, Batının Liya’ya müdahalesine değindi. Fransa İçişleri Bakanı’nın bu olayları haçlı seferleri olarak değerlendirmesini kınayan BAYIRLI, İsrail’İn de kaos ortamından faydalanarak Gazze’ye saldırılar düzenlediğini belirtti.

AÇIKLAMANIN TAM METNİ:

Rahman, Rahim, Allah’ın adıyla

Kendilerinden önce olan Nuh, Ad, Semud milletlerinin, İbrahim milletinin, Medyen ve altüst olmuş şehirler halkının haberleri onlara gelmedi mi?… (Tevbe Suresi 70. Ayet)

Sevgili dostlar, değerli basın mensupları;

Bu meydandan, Arap dünyasındaki son aylarda gelişen devrim hareketleri ve onların sonuçları hakkında, endişelerimizi sürekli belirttik. Bu endişelerimizin altında, bu kaos ortamından istifade etmek isteyen, şer güçlerin olacağını ve bu şer güçlerin, puslu havada kendi karanlık emellerini gerçekleştirmek için fırsatlar kollayacağını ifade ettik.

Irak’ın, Afganistan’ın işgalleri ve oralarda milyonlarca insanın hunharca katledilmesi bize bazı acı gerçekleri çok şiddetli bir şekilde öğretti. Batılılar ve onların cilalanmış, parlatılmış sloganları, saf zihinleri, basit akılları kandırmak içindir. Olayların hakikatini okuyabilme erdemine sahip olanlar için ise insan hakları, özgürlükler, demokrasi, hak ve eşitlik gibi sloganların basit birer aldatmacadan ibaret olduğu apaşikardır.

Batının işgal kültürü ve işgalci zihni, kendisini şirinlik perdesi altında gizlemeye çalışsa da, içlerindeki azgınlığı dilleriyle açığa vurma gafletinde bulunanlar hedeflerini ve gizli planlarını deşifre edivermektedirler. Amerikan devlet başkanının Irak ve Afganistan işgallerinin haçlı seferi olarak nitelendirmesinden sonra şimdi de Fransa’nın genlerinden kaynaklanan sömürgeci ruhunu içişleri bakanı Libya’ya müdahale esnasında açığa vurup ızhar ediverdi. Libya’ya yapılan hava saldırılarını haçlı seferi olarak nitelendirdi. Bu, hakikatin açığa vurulmasından başka bir şey değildir. Olaylar da yeni bir haçlı seferidir.

Birleşmiş milletler, şuanki yapısıyla yeryüzündeki işgalci güçlerin bir oyuncağı, kahredici bir kalbe sahip olan palyaçonun boyanmış yüzünden ibarettir. Onun gülümseyen yüzü, daha fazla kan dökmek ve daha fazla işgaller oluşturmak için bir maskeden ibarettir.

NATO, işgalci haçlı topluluğunun silahlı yapılanması görüntüsünü vermektedir. Hem NATO’ya hem de birleşmiş milletlerin şuanki yapılanmasına şiddetli bir şekilde karşı olduğumuzu, NATO’nun dünya barışı için en büyük tehdit olduğunu Müslüman halkımızla bir kez daha paylaşmak istiyoruz. NATO, işgalci bir kuvvettir ve dünya barışı için en büyük tehdittir.

Kaddafi’nin Libya’daki zulümleri, işgalci NATO’yu ve onun saldırılarını meşrulaştıramaz. Bir zalimin başka bir zalimle def edilmesi, ikinci zalimi şirin kılamaz. Libya’da hem NATO’ya hem de Kaddafi’nin zulmüne karşıyız. Özgürlük savaşçılarını desteklediğimizi kamuoyuyla paylaşmak isteriz. Ne Kaddafi’nin onyıllardır devam eden zulmü ne de NATO’nun Afganistan ve Irak’tan tecrübe edindiğimiz zulmüne razı değiliz.

Libya’ya yapılan saldırılarda, ülkemizdeki NATO üslerinin kullanılacak olması, varlığından rahatsız olduğumuz bu üsler meselesini tekrar gündeme getirmektedir. NATO üsleri ülkemizdeki işgalin dayanakları olarak algılanmakta ve bu üslerin bulunduğu toprakların da işgal edilmiş topraklar olduğu vehmini uyandırmaktadır. Türkiye bir an önce NATO ile ilişkilerini gözden geçirmeli, bu şer ittifakından bir an önce ayrılmalıdır. Geçici basit göstermelik tepkiler, halkımızın NATO ya olan rahatsızlığını giderecek nitelikte değildir.

Yemen ve Bahreyn’de devam eden özgürlük mücadelesine kanlı müdahalelere Suriye de dâhil oldu. Özgürlük taleplerine karşı, kara bir sicili bulunan Suriye rejiminin yeni Hama katliamları yapmasından endişe etmekteyiz. İşgalci İsrail’e karşı özgürlük savaşçılarının yanında duran Suriye rejimini, kendi halklarının haklı taleplerini yerine getirmeye ve Suriye’deki direnişçilerle de dayanışma içerisinde olmaya davet ediyoruz.

İslam dünyasının kalbine saplanmış bir hançer olan İsrail, bu kaos ortamından istifade etmek için yeniden Gazze’ye yönelik saldırılar yapmakta ve büyük saldırıların olacağını ilan etmektedir. Zulüm ve işgallerin artması kardeşliğimizin de gereklerini yerine getirmemizi vacip kılmaktadır. Müslüman kamuoyunu bu işgalci güçlerin her türlüsüne karşı uyanık olmaya ve gerekli hassasiyetleri gerektiği bir şekilde ortaya koymaya davet ediyoruz.

Tevhid ve adaletin hakim olduğu, barışın bütün insanlığı kucakladığı, kan ve gözyaşından arınmış bir dünyada yaşama umudu ile hepinizi 186. Hafta’da aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah’a emanet ederiz

KONYA İNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİ PLATFORMU

26 / 03 / 2011

Bir cevap yazın