AKP’nin cemaat prangası

Ahmet Şık’ın henüz basılmayan “İmamın Ordusu” adlı kitabı, ortalığı bir birine kattı…

Basılmayan bir kitap, yasaklamak zorunda kalındığına göre içerik hayli yüklü demek ki…

İthaki Yayınevi’ne ve Radikal Gazetesi’ne yapılan baskınlar, siyasal ve sosyal hayatımızın geleceğiyle ilgili ipuçları veriyor.

***

Ergenekon davasının derin devlet davası olmaktan çıktığının resmidir, bu baskınlar…

Bu baskınlar “AKP’nin gerilim üzerinden siyaset üretme niyeti” değil gibi geliyor…

AKP şimdiye kadar gerilim üzerinden siyaset üretmişse de, bundan sonra bu konuda atılacak her adım geri teper, tepiyor da…

Bu baskın AKP’nin kendi ayağına kurşun sıkmasıdır…

Bu olaydan büyük yara alacaklar, fatura AKP’ye kesilecek…

Bedelini o ödeyecek…

Ayrıca mesele AKP’yi çoktan aşmış görünüyor.

AKP gibi pragmatik bir partinin imtina edeceği bu baskınlardan;

Ya hükümetin haberi yok ya da hükümete rağmen bir şeyler oluyor…

Bu da bize;

Seçimlerde, Referandum’da destek aldığı, liderine okyanus ötesine mesaj gönderdiği cemaatin AKP’nin ayaklarına dolandığını gösteriyor…

Ya da pranga vurduğunu…

Tablo giderek “Ergenekon davası”yla “Gülen Cemaati’nin korunma süreci”nin özdeş hale geldiğini gösteriyor…

“Sıkıntılı işler Ergenekon üzerinden temize çekilmek isteniyor” gibi görünüyor…

Kim kimi kullanıyor?

Burası meçhul…

“Ahmet Şık’ın “İmamın Ordusu” adlı kitabı, cemaatin telaşlanacağı bir içeriğe sahip…”

Düşüncesi oluşuyor zihnimde, tüm bu gördüklerim sonucunda…

Gülen Cemaati referandum öncesi AKP’ye katkı yaparken, şimdi siyaseten ayaklarına pranga oluyor…

AKP;

Ya sırtındaki cemaat kamburundan kurtulacak

Ya da cemaatle birlikte siyasette yok olup gidecek…

***

Yaşananlar Gülen Cemaati’nin “bu haliyle, bu işleyişiyle, bu biçimiyle, bu yapısıyla” sosyal hayatımızda var olamayacağını gösteriyor…

Türkiye’deki cemaat sorunu, daha çok gündemimize oturacak…

Önümüzdeki günlerde bu konu daha da derin işlenecek…

Muhalefetin gözü AKP’den sıyrılıp, cemaat üzerine çevrilecek.

Basın cemaati daha çok mercek altına alacak…

Türkiye’nin antidemokratik siyasi zemini, cemaat sorunlarını görmemize, konuşmamıza engel oluyordu…

Şimdi bunları konuşacağız…

Bu kaçınılmaz bir süreç…

Meseleyi kapatmaya, kitapları yasaklamaya çalışmak, dikkati daha fazla derinleştirir sadece…

Sivil alan maşa kullandı…

Maşa ısınmadan bırakmalı…

Yoksa el yakar!

***

Yeni bir ülke yaratıyoruz ve bu ülkede bundan önceki cemaat yapılanmalarına yer yok!..

Cemaatler,

Ya sadece dinle meşgul olacaklar ve ülkenin politik, ekonomik hayatından geri çekilecekler…

Ya siyasi bir figür olarak var olmak istiyorlarsa, şeffaflaşacaklar…

Ya da yok olup gidecekler…

Bu kapalı halleri, devlet içinde örgütlenmeye çalışmaları, toplumun büyük kesiminden tepki görür…

Şu anda olduğu gibi!..

Hem din hem siyaset hem ekonomi hem devlet…

Her şey elinde olacak…

Kendini korumak ya da daha fazla yayılmak için, bunların hepsini “birbirine” karşı kullanacaksın!..

Bu iş daha fazla bu şekilde yürümez!..

AKP;

Cemaatin kamuda örgütlenmesine müsaade etmeye devam ederse, siyaseten bedelini öder…

Ya toplum desteğini yitirir,

Ya da kendi içinde çatırdar…

***

AKP’nin Gülen Cemaatiyle,

CHP’nin Kemalizm’le ilgili zaafı var…

Bakalım kim zaafına yenik düşecek?

MUSTAFA TOPKARA, SAKARYA YENİHABER

Bir cevap yazın