Beşşar Esad keşke sessizliğine devam etseydi

Başkan Beşşar Esad dün Suriye Halk Meclisinde yaptığı konuşma boyunca, Suriye’nin mezhep fitnesini patlatmayı hedefleyen bir komplo ile karşı karşıya olduğunu vurgulamaya gayret etti. Bu tespit doğrudur ve biz de katılıyoruz.

Ancak Suriye’nin bu komplo karşısında nasıl korunacağı ve daha büyüyüp yayılmadan ve ülkeyi kanlı bir iç savaşa sürüklemeden nasıl bitirileceği noktasında onunla aynı düşünmüyoruz.

Siyasi ve ekonomik reformlara gidilmesi bu komplonun boşa çıkarılması için en etkili ilaçtır. Bunun yapılmaması durumunda yol hızlıca fitneye çıkar. Başkan Esad da “Reform yapmamak ülke için bir yıkımdır” derken bu gerçeği itiraf ediyordu. Ancak konuşması bu yönde yeni adımlar atmaya başlama anlamında her hangi bir bölüm, taahhüt ya da müjde içermedi. Bütün yaptığı kelimelerle oynamak ve daha önceki konuşmalarındaki sözlerini tekrar etmek oldu…

Başkan Esad’ın halkının reform taleplerine cevap vermekten yüz çevirmesinin birkaç yorumu var:

Bir: Sistemin içerisinde ve güç merkezlerinde bu konuda bir çatlağın olması. Başkan Beşar Esad’ın başını çektiği ve gerçek reformlar isteyen pragmatist kanat var. Onun karşısında da soğuk savaş döneminden kalma şahinler grubu var. Bunlar reformu sistemi içten çökertecek büyük bir hata olarak görüyorlar. Anlaşılıyor ki galibiyet sonuçta ikincilerin olmuş.

İki: Sistemin iktidara destek için bazı Suriye kentlerinde düzenlemiş olduğu halk gösterileri, Başkan Esad’a destek hacminin, muhalefetten çok büyük olduğu intibaını vermiş olabilir.

Üç: Sistem, elinde bulundurduğu askeri güç ve içyapısı sebebiyle, çoğunluğu sisteme sadık ve dikkatli seçilmiş liderleriyle, silahlı çatışma olduğunda görevlerini yerine getirmek için harekete geçecek güvenlik teşkilatından dolayı her hangi bir gösteriyi bastıracağı ya da her hangi bir mezhep savaşını engelleyebileceği yönünde kesin bir kanaate sahip oldu.

***

Bu üç açıklamadan her hangi birini tercih etmemiz zor…

Başkan Esad, zaman unsuruna oynuyor ve sisteminin şu anki krizi aşma gücüne inanıyor. Bu halklarının değişim ya da reform talepleriyle yüzyüze gelen bütün Arap liderlerinin durumudur. Ancak bu çerçevede iki liderin (Bin Ali, Mübarek) taktikleri tutmadı…

Zaman unsuruna oynamak Beşşar Esed ve sisteminin lehine değildir. Suriye halkı reform vaatleri değil uygulama bekliyor. Bu da onların hakkı…

Suriye halkı mezhebi fitne istemiyor. O bunun ülkesinin bugünü ve yarını için taşıdığı tehlikelerin farkında olarak hareket ediyor…

Başkan Esad, konuşmasında Suriye’ye karşı savaşa girişilirse, kendisinin bunu yapmaya ehil olduğunu ve karşı koymaya hazır olduğunu söylemesi beni korkuttu.

İsrail’e karşı bir savaştan bahsetmediğinden eminim. Aksine siyasi danışmanının son basın toplantısında yasal hak olarak bahsettiği reformları talep eden halkının büyük çoğunluğuna karşı bir savaştan bahsediyor.

Başkan Esad hatta sisteminin şahinlerinin halkın talepleri karşısında geri adım atmaları ayıp değildir. Bu halk gösterilerinin baskısı altında yapılsa bile. Ancak ayıp olan kibir, inat ve tavizsizliklerinin ülkeyi onbinlerce ya da daha fazla kurbanın olacağı mezhebi bir fitneye sürüklemesidir.

***

Diktatör Arap rejimleri bizi iki zor hatta imkansız seçenekle yüz yüze bırakıyorlar:

Birincisi; Komployla yüz yüze olduğu ve reformu reddettiği tuzağına düşmek.

İkincisi; Özellikle şu anda Libya’da olduğu, gibi reform talep eden devrimin ortaya çıkması durumunda, halkın kıyımdan kurtarılması adına yabancı müdahalesini alkışlamak.

Halkını merhametsizce kesen diktatörün açtığı çukura düşmeyeceğiz. Emperyalist niyetlerini bildiğimiz yabancı müdahalesini de desteklemeyeceğiz. İki tarafın da ezmek için işbirliği yaptığı hakikati söylemekten yana olacağız.

Eğer savaşı İsrail ve işbirlikçileriyle ya da bölge üzerindeki Amerikan hegemonyasına karşı olacaksa biz Suriye rejimini destekleyecek ve yanında olacağız. Ancak hürriyet, adalet ve yolsuzlukla savaşmak gibi meşru talepleri karşısında saldırıya uğrararsa kesinlikle halkın yanında olacağız.

Halklar her zaman sistemlerden daha kalıcı ve uzun ömürlüdür.

Özellikle de sistemler halklarını eziyorlarsa…

Abdulbari Atwan / El-Kuds El-Arabi

Çeviren: Metin Ünlü

Tam metni için Dünya Bülteni

 

Bir cevap yazın