291. hafta: Libya’ya emperyalist müdahaleye hayır! Türkiye’de NATO’dan ayrıl!’

Sakarya Adalet Girişimi, 291. Hafta açıklamasında batılı güçlerin Libya’ya müdahalesini Türkiye’nin buna ortak olmasını protesto edildi

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu’nun her Cumartesi gerçekleştirdiği eylemlerde 291. haftayı geride bırakırken, Diriliş Saati Dergisi adına ortak basın açıklamasını okuyan Serdar Duman, Libya’ya batılı güçlerin müdahalesini ve AK Parti’nin Libya’daki zikzak çizen politikalarını eleştirdi.

Batılı Emperyalistlerin Libya’ya Müdahalesine Hayır!

İslam coğrafyasında halkların isyanı yayılarak devam ediyor. Önceleri halkların özgürlük ve adalet talebiyle doğal bir şekilde ayağa kalkması tarzında yorumlanan süreç, zaman içinde Amerika ve batılı müttefiklerinin manipülasyonuna açık bir pozisyona evrildi.

Libya’da halkın diktatör Kaddafi’den kurtularak özgürleşmesi hedefini öne çıkaran muhalifler, bir yandan Amerika, Fransa ve diğer batılı emperyalist güçlerle ortak toplantılar düzenlemek, bu güçlerle birlikte basın açıklaması yapmak ve bu güçler tarafından silahlandırılmak gibi bir dizi ironiyi ortaya koyuyorlar.

2008’de çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan 1500 kişinin İsrail tarafından Gazze’de, yine 1992-1995 yılları arasında Bosna’da Sırplar tarafından 350.000 Müslüman’ın katledilmesine seyirci kalan batılı emperyalistleri Libya’da hızla harekete geçiren temel neden nedir acaba? Müslüman halkların diktatörlerinden kurtulmayı hedeflerken, batılı canavarların tuzağına düşmek gibi daha büyük bir tezgaha mı geldiğini sorgulamak zorundayız. Çünkü biz batı emperyalizminin kendi çıkarları doğrultusunda zaman zaman demokrasinin, zaman zaman da dikta rejimlerinin yanında yer aldığını hep gözlemledik. Eli kanlı batı emperyalizminin insan haklarından ve demokrasiden söz etmesinin ve bu iddialarının ulusal/uluslar arası medya tarafından pompalanmasının ne denli trajikomik olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Irak’ta, Afganistan’da, Somali’de ve daha bir çok coğrafyada dökülen kanlar henüz kurumadı.

Irak savaşı batı emperyalizmi için önemli bir deneyim oldu. Saddam’da yaptıkları yanlışlığı Kaddafi’de yapmamak için dünya kamuoyunu hazırlayarak Libya’ya saldırdılar. Diktatör Kaddafi’nin kirli icraatları, Libya’da batılı emperyalistlerin zulmünün üstünü örtüyor. Irak Savaşı’nda gösterilen tepkinin hiçbiri burada gösterilemiyor. Bu konuda tepki koyanlar Kaddafici olmakla suçlanıyorlar. Bu mantıkla Libya’da halkın başına yağdırılan binlerce bomba ve ölen yüzlerce sivile karşılık vicdanlardan ses çıkmıyor.

Şunu unutmayalım ki Irak’a ve Afganistan’a BM eliyle gelen demokrasi ne ise, Libya, Suriye gibi ülkelere de aynı demokrasi gelecektir. Yani demokrasi kılıfındaki zulüm daha bir koyu olarak bu ülkelerin kaderi haline gelecektir.

Bizler batılı emperyalistlerin başta Libya olmak üzere tüm İslam coğrafyasındaki müdahalelerini asla kabul etmiyor, tüm halkımızı bu müdahalelere karşı direnişe çağırıyoruz. İslam coğrafyasının geleceğini Müslüman halklar kendi iradeleri ile sadece ve sadece Allah’a kul olmanın bilinci içerisinde belirleyinceye kadar tüm zalimlerle olan mücadelemiz devam edecektir.

Bu vesile ile Ak Parti hükümetinin Libya konusundaki zikzaklı tavrını da şiddetle kınıyoruz. Birleşmiş Milletler kararının sadece Libya hava sahasının Kaddafi’nin uçaklarına kapatılması şeklinde olmasına rağmen, önce Fransa’nın öncülüğünde sonra da NATO’nun öncülüğünde Libya sürekli bombalanmakta, daha da ileri gidilerek kara harekatından söz edilmektedir. Başından beri Libya’ya müdahaleye karşı olduğunu söyleyen Türkiye, Amerika karşısındaki acziyeti ile bir kez daha bölgesel güç değil, aciz güç olduğunu ispatlamıştır. Bütün kararların ittifakla alındığı NATO içinde Türkiye veto hakkını yine kullanamadı. Daha doğrusu efendi Amerika buna müsaade etmedi. Geçmişte Peygamberimize (s.a.v.) hakaret içeren karikatürler ile ilgili savunmacı tavrıyla bilinen eski Danimarka Başbakanı Rasmussen’in NATO genel sekreteri olarak seçiminde ve Türkiye’ye füze savunma sistemleri yerleştirilmesinde Türk hükümeti ilk anlardaki muhalif söylemine rağmen, Amerika’nın baskısı karşısında geri adım atarak boyun eğdi. Aynı durum Libya’ya müdahale hususunda da tezahür etti. Amerikan emperyalizmine olan göbek bağını inkar eden Ak Parti hükümeti halkımızı kandırmaktadır. NATO Amerika güdümündeki bir oluşumdur ve Türkiye’nin bu oluşumdaki yeri sadece ve sadece figüranlıktır. Türkiye, bir zulüm mekanizması olan NATO ittifakından bir an önce ayrılmalıdır.

TÜSİAD, yeni anayasa taslağı ile kamuoyunda tartışma yarattı. 22 bilim adamının katkılarıyla hazırlanan ve TÜSİAD yönetiminin tam olarak sahiplenmediği anayasa taslağı görünürde özgürlükleri genişletirken; dindar kesimin özgürlüklerini halâ belirli bir çerçeve ile sınırlı tutmakta ısrarlı görünüyor. Halkımızın İslam’ı nasıl yaşayacağına karar veren ve kısıtlamalar getiren bu tahakkümcü anlayışı senelerdir tanıyoruz. Biz Müslümanlar olarak egemenlerin tarif ettiği şekilde değil, Allah’ın istediği şekilde İslam’ı yaşarız ve yaşamaya devam edeceğiz. Bu konuda önümüze konulan hiçbir yasağa asla uymayacağız. Sakarya Adalet Girişimi olarak tüm yasakçı uygulamalar kalkıncaya kadar direneceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu Adına

Diriliş Saati Dergisi

Bir cevap yazın