Akyazı 217. hafta: Dr. Zeliha Aslıtürk’e yapılan zorbalığı kınıyoruz

Türkiye’nin baskıcı ve karanlık siyasi tarihinin en kötü ve utanç verici sayfalarından birini oluşturan başörtüsü yasağı artık akıl ve mantığın kavrayamadığı bir sürecin parçası haline getirilmiştir. Bir yandan yaklaşan genel seçimlerde başörtülü milletvekili adayları tartışılırken diğer tarafta eğitim ve çalışma hakkı ihlalleri tüm hızıyla devam etmektedir. Üniversitelerde yaşanmakta olan ve geçmişteki uygulamalara göre çok daha fazla serbestlik içeren uygulamalardan rahatsızlık duyan şer odakları hukuksuz eylemlerini sürdürmeye çalışmaktadır.

Geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen YGS sınavlarında ÖSYM’nin talimatına rağmen bazı okullarda yine başörtüsü sorunu yaşandı. Ankara Batıkent Lisesi’nde bina sorumlusu olarak görev yapan kişi başörtülü öğrencilere tam bir işkence yaparak hem morallerini bozmaya ve hem de sınavlarını geçersiz hale getirmeye uğraştı. Öğrenciler yasakçı uygulama karşısında ne yapacaklarını şaşırdılar ve büyük üzüntü yaşadılar. Benzer bir olay da Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi’ndeki sınavda yaşandı ve bu okulda görev yapan bir sınav görevlisi sınava giren başörtülü öğrencilere baskı yaparak başlarını açmaya çalıştı.

Bu utanç verici sürek avını gerçekleştiren kişileri kınıyor ve yetkililerden bu şahıslar hakkında derhal işlem başlatılmasını talep ediyoruz. Müslüman kadının kimliği olan başörtüsüne karşı tamamen düşmanca ve keyfi bir davranış sergileyen kamu görevlilerinin cezalandırılmalarını istiyoruz.

Sadece eğitim dünyasında değil çalışma hayatında da başörtüsü yasakçılığı devam ediyor. Avukatlar başörtülü olarak adliyeye giremiyor, doktorlar hastanelerde örtüleriyle görev yapamıyor. Nitekim Bolu Köroğlu Devlet Hastanesinde dâhiliye uzmanı olarak görev yapan Dr. Zeliha ASLITÜRK başörtülü görev yaptığı gerekçesiyle İl Sağlık Müdürü’nün talimatıyla görevinden alındı.

Bir doktorun uzmanlığı ve hekimlik kalitesi ile ilgili ölçü belli iken, kılık kıyafeti nedeniyle bir hekimi görevinden almak ancak ortaçağ’da görülen ilkel bir anlayıştır. Hastaları ile ilgilenirken hiçbirine karşı ayrımcı ve dışlayıcı muamele etmeyen ve mesleğini başarıyla icra eden bir doktorun kendisi ayrımcılığa uğruyor ve dışlanıyorsa ortada çok ciddi bir hukuki ve ahlaki sorun olduğu görülmektedir.

Bu yasakçı ve zorbalık anlamına gelen davranışların artık sona ermesini istiyor ve Bolu’da yaşanan bu olayın sorumlularını kınayarak yetkilileri harekete geçmeye çağırıyoruz. Yasal mevzuat bahanesiyle insan onurunu zedeleyen ve aşağılayan bu tür çirkinliklerini ve sınır tanımayan işgüzarlıkların biran önce sona ermesini diliyoruz.

Dün YARSAV’ın ve eski HSYK’nın görevden almak istediği savcı, yeni HSYK’nın balans ayarı ile başsavcı vekilliğine getirildi. Eski HSYK’nın Şemdinli’de ve Erzurum’da yaptığı hukuksuz uygulamalar emsal olmuş! Karanlık operasyonları derinlere dokunmuş görünüyor. Ergenekon ve diğer soruşturmalarla ilgili davalar açık net bir şekilde sonuçlandırılmalı, varsa suçlular cezalandırılmalıdır.

Huzurlu bir dünya, adil idareciler ve özgür bir toplum temennisiyle gelecek hafta cumartesi saat 12:30’da buluşmak üzere Allah’a emanet olunuz.

Akyazı Adalet ve özgürlükler platformu adına

Mazlumder yetkilisi

Burhan CİMŞİT


Bir cevap yazın