YASAK BİTMEDİ, SORUN SÜRÜYOR

YGS ve AÖF sınavlarında başörtüsü yasağıyla ilgili haberlere, Bolu’da başörtülü bir doktorun görevden alındığı bilgisinin yansıması üzerine Sakarya Dayanışma Derneği sözcüsü Kadrican Mendi yazılı bir açıklama yaparak, kamuoyunda sorunun bittiği şeklinde oluşan algının gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Yasak bittiyse bu yaşananlar nedir?

YÖK inisiyatifiyle başlayan süreçle birlikte çoğu üniversitede başörtüsü yasağının uygulanmaması, kamuoyunda başörtüsü yasağının bittiği ve sorunun çözüldüğü şeklinde bir algı oluşturmaktadır. Sakarya Dayanışma Derneği olarak bu algılamanın doğru olmadığını ifade ediyor, yasağın bitmediğini, sorunun çözülmediğini hatırlatmak istiyoruz.

Başta Ankara, Trakya ve Ege olmak üzere başörtüsü yasağı hâlâ bazı üniversitelerde yürürlüktedir. Ankara Üniversitesi’nde bazı öğrenciler giriş kapısında güvenlik görevlilerin saldırılarına maruz kalırken, birkaç gün önce de Ege Üniversitesi’nde başörtülü öğrencilere psikolojik baskı uygulandığı bilgisi gündeme gelmiştir.

Yüksek Öğrenime Geçiş Sınavı ile Açıköğretim Fakültesi sınavlarında da birçok öğrenci, başörtülü oldukları için çeşitli hukuksuzluklara maruz kalmıştır. Sorun Ankara Batıkent Lisesi’ndeki yasakçılıkla sınırlı değildir.

Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi’nde ÖSYM yetkilisi, başlarını açmadıkları takdirde sınavlarının iptal edilecekleri tehdidiyle birçok öğrencinin başörtülerini çıkartmıştır. Manisa Sekine Evren İlköğretim Okulu’nda sınava giren Hasret Öksüz ile birlikte başka öğrencilerin de başları yine aynı tehditle açtırılmıştır. Yine aynı şekilde medyaya yansımayan fakat yasağın uygulandığı başka okullar olduğu bilgisini de tarafımıza ulaşmıştır.

YGS’deki sorun aynı şekilde AÖF sınavlarında da devam etmiştir. İzmir’de sınava Vali Erol Çakır Anadolu Lisesi’nde giren öğrencilerin sınav salonunda başlarını açmaları istenmiş, kabul etmeyenlere zorla tutanak imzalattırılmıştır. Yine Elif Zeynep Durgut adlı İlahiyat Fakültesi 2. sınıf öğrencisi sınav esnasında kulakları görünecek şekilde başını açmaya zorlanmış, hakkında tutanak tutulmuştur.

Şayet ÖSYM yetkilileri ve sınav görevlileri tarafından tutulan bu tutanaklar, klavuzlardaki ifadelere aykırı şekilde işleme konulur ve bu öğrencilerin sınavları iptal edilirse, büyük bir haksızlığın yaşanacağı ortadadır. ÖSYM, şifreli soru kitapçığı iddialarında olduğu gibi bu sorun hakkında da kamuoyuna cevap vermek zorundadır.

Hukuksuz ve dayanaksız şekilde uygulanan başörtüsü yasağı sadece öğrencileri değil kamu çalışanlarını da mağdur etmektedir. Nitekim geçtiğimiz günlerde Bolu Köroğlu Devlet Hastanesi’nde başörtülü çalıştığı için Dr. Zeliha Asiltürk’ün görevinden alındığı bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Hastalarını muayene ettiği sırada Dr. Asıltürk’e yapılan muamele tam bir utanç sahnesidir. Bu yasakçılığı kınıyoruz. Dr. Zeliha Asiltürk’ün görevine iade edilmesi ve çalışma hakkının ihlal edilmemesi için ilgili ve yetkili mercilerce gereken güvencenin sağlanması gerekmektedir.

Sakarya Dayanışma Derneği olarak başörtüsü yasağının medyaya yansımayan taraflarını da hatırlatmak istiyoruz: Kamu çalışanı başörtülü kadınlarla birlikte, orta ve ilköğretimde okuyan öğrenciler de başörtüsü yasağına her gün maruz bırakılmakta, başlarını açmaya zorlanmaktadırlar. Gündeme gelmemesi, sorun olmadığı anlamına kesinlikle gelmez.

Tüm bu vasatta, çözümü genel seçim sonrasına bıraktığını söyleyen ve içeriği hakkında en ufak bilgi vermediği yeni bir anayasa vaat eden AK Parti, başörtüsü sorunu hakkında kamuoyuna ne teklif ettiğini şimdiden açıkça bildirmekle yükümlüdür. Sadece üniversitelerle sınırlı tutulan bir çözüm mü düşünülmektedir? Bu ayrımcı yasakçılık; kamu çalışanları, ilk ve ortaöğretim öğrencileri için de kaldırılacak mıdır?

Muhtemel bir anayasa değişikliğinden önce bu soruların cevaplarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiği kanaatindeyiz.

Başörtüsü yasağının şartsız-sınırsız kaldırılmadığı hiçbir teklif, çözüm olarak kabul görmeyecektir.

Sakarya Dayanışma Derneği adına

Kadrican Mendi

Dernek Sözcüsü

Bir cevap yazın