292. hafta: Cuntacı zihniyet de yasak da hüküm sürüyor!

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu tarafından haftalık yürütülen hak ve özgürlük eylemlerinin 292. haftasını geride bırakırken platform adına basın açıklamasını Ribat Eğitim Vakfı Sakarya Şubesi’nden Bahaeddin Kuruoğlu okudu.

AÇIKLAMANIN TAM METNİ

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu 292. Basın Açıklaması

Direnme kültürünün zihinlerimizin en büyük dilimini kaplaması gerektiği konusunda hemfikir olmalıyız. Müslümanca yaşam sürdürme adına yapılan girişimler ve gösterilen çabaların Rahmani huzurda değer bulması, küre-i arz da ise karşılığının olması gerekiyorsa, almamız gereken çok daha fazla yolumuz var demektir.

İslam beldeleri kan gölü! Kutsal bölgeler ayaklar altında. Müslüman halkları bertaraf etme adına en amansız mücadele ve müdahaleler sürüp gitmekte. Fransa ve A.B.D birlikleri ile başlayan Libya müdahalesi, meşru bir zemine oturtulmak adına NATO birliklerine teslim edilmiş bulunmaktadır. Bu birliğin İslam belde ve bölgeleri üzerinde hiçbir meşru hakkı yoktur. Müdahil oldukları bölgelerin sivil halklarını koruyoruz palavraları artık eskidi. Afganistan ve Pakistan’da düzenledikleri saldırılarda onlarca hatta yüzlerce masum insanın canına ne şekilde kast ettikleri zihinlerimizde hala tazeliğini korumaktadır. Nitekim son zamanda halklarına demokrasi getirme adına! İşgal girişiminde bulundukları Libya’dan da benzer haberler gelmeye başlamıştır. Hata ya da yanlışlık ile vurduklarını belirttikleri insanların sayısını bilmek ve öğrenmekte ayrı bir güçlük sebebidir.

Dikkatlerin Libya üzerinde odaklandığı bir anda, diğer yurtlardaki müslüman hakların mücadelesi ve kararlılıkları unutturulmak istenmektedir adeta. Suriye de her gün çıkan çatışmalar sonucunda ölen insanlar, Katil ve korsan terör devleti İsrail’in Gazze’ye düzenlediği operasyonlar, Rusya’nın Kafkas haklarına uyguladığı baskı ve şiddet, batı dünyasının sadık hizmetkârı Suudi Arabistan’ın Bahreyn’e müdahalesi, Yemen diktatörünün yönetimi devredeceğim ama bunların İslamcılar olacağından korkuyorum şeklindeki basit ve de aptalca bahanesi… Bir kez daha belirtmek istiyoruz ki Müslümanca yaşamak adına gösterilen çabaları ve gayetleri sonuna kadar destekliyoruz ve elimizden gelenin en iyisini yapmaya gayret ediyoruz.

Cuntacı zihniyet yeniden belirdi!

Hafta içerisinde Genelkurmay Başkalığından yapılan açıklama da, Balyoz darbe girişimi kapmasında tutuklanan 163 subayın, tutuklanmalarına bir anlam verilememekte ve çoğu ordunun üst düzey kademesinde görev yapan bu kişilerin tutukluluk hallerinin devam etmesi halinde, komuta kademesinde sıkıntıların artacağı belirtilmekteydi. Mahkeme aşamasında olan bir dava hakkında yapılan bu açıklamalar, alenen destek belirtisi değil de nedir? Devletin en güvenilir kurumları arasında gösterilen Ordunun en üst düzey yönetici ya da yöneticilerinin bu açıklama bizlere göre sivil mahkemelere ve de darbelerden zarar görmüş halka karşı yapılmış en büyük hakaretlerden biridir. Adil yargılanma hakkından herkes faydalanıyor, bir zamanlar güvendiğiniz mahkemeler artık istediğiniz yönde karar vermedikleri için mi sıkıntılarınız baş gösteriyor? Bu, muhataplarının cevaplaması gereken bir sorudur.

Yine yasakçı zihniyet ve yeniden aptalca bahaneler!

İlimizin yüksek tahsil organı Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültelerinden birinde son sınıf öğrencisi olan başörtülü bir kardeşimiz, hazırlamak istedikleri bir ödev için randevu alarak gittikleri Tüpraş tesislerine başı kapalı olduğu için alınmamış. 3 arkadaşı ile ödev yapmak maksadı ile randevu talep ettiklerini ve kabul edilmesi üzerinde, tesislere girmek istediklerine diğer arkadaşlarına problem çıkarılmazken kendisine problem çıkarılmak istenmiş ve bunun sebebini öğrenmek istediğinde, tesislerinin gezmek ya da ödev yapma gayesiyle bile olsa belirli bir kılık kıyafet yönetmeliği olduğu kendisine deklare edilmiştir. Bunun nedeni sorulduğunda en büyük gerekçenin güvenlik tedbiri olduğu, başörtüsünün ne gibi bir güvenlik zafiyeti çıkaracağı sorusu üzerine ise de, tesislerde bulunan insanların sağa ya da sola takılacak şekilde bir şeyler giymiş olduklarında gerekli tedbirleri almaları gerektiği yönünde gülünç bir karşılık vermişlerdir. Allahın kullarına kesin bir dille emir ettiği başörtüsü, her türlü hakaretlere uğramışken bir de bunu da görecekmiş! Sağa ve sola takılan bir nesne olarak görülen örtünmeden başka acaba daha nelerin o tesisleri gezerken takılma ihtimali olduklarını açıkça beyan ederlerse bundan sonra gelecek olan öğrencilerin zihinlerini daha bir aydınlatmış olurlar fikrindeyiz!!!

Sakarya Adalet Girişimi olarak anlıyor ve diyoruz ki: Direniş bir mekteptir! Bilmediklerimizi öğrenmek ve haklı davamızı sürdürme gayreti adına neler yapabiliriz noktasında bizleri aydınlatmaya devam etmektedir. Gayret ve çaba göstermek bizden, takdir Yüce Yaratandandır.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu adına

Ribat Eğitim Vakfı Sakarya Şubesi

Bahaeddin KURUOĞLU

Bir cevap yazın