Kocaeli’de direniş 7. yılına büyük yürüyüşle girdi

23 Nisan 2005 tarihinde Kocaali’de başlayan ve Türkiye’nin başka illerine de yayılan başörtüsüne özgürlük hareketi, 2011 Nisan ayında 6. yılını bitirip 7. yılına giriyor. Yıl dönümlerinde yapılan ve geleneksel hale gelen yürüyüşle, unutturulmaya çalışılan başörtü zulmünü, unutmadığımızın mesajı bir kez daha veriliyor.

Yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı, 30 Nisan 2011 Cumartesi günü saat 14.00’da İzmit Merkez bankası önünden başlayan ve İzmit İnsan Hakları parkında konuşmalarla sona eren bir yürüyüşle bir kez daha, yasağa, zulme, darbecilere, ergenekonculara, dayatmacılara boyun eğilmediğinin, üniversitelerle sınırlı bir alanda değil, eğitimin her alanında, devlet dairelerinde, mecliste, yaşamın her alanında başörtüsü özgür olana kadar bu mücadelenin süreceğinin, mesajı verildi.”eğitimin her alanında başörtüsüne özgürlük, okullar halkındır”,” Mecliste başörtüsüne özgürlük, meclis halkındır”,”Devlet dairelerinde başörtüsüne özgürlük, devlet daireleri halkındır”,”Gençlik Facebookta buluştuk, başörtüsü yasak’çısı dinozorları ilk çağa ışınlamaya geldik”,”Biz gençler Facebookta anlaştık, başörtü yasak diyen dinozorlara kırmızı kart göstermeye geldik”, yazılı pankartlar açıldı.

Yürüyüş başlangıcında bir konuşma yapan yürüyüş yöneticisi Ali Akbaş:

“Bizler, inançlı sivil toplum kurumları olarak daima bu zalimlerin karşısında İbrahim’ce dik duruş sergiledik, asla yılmadık, zalimlere karşı göstermiş olduğunuz Muhammed’i duruş ile rabbimizin takdirini kazandık, tam 312 haftadır hiç ara vermeden yaptığımız ana konusu başörtüsü olan ve diğer insan hak ve özgürlükleri alanında yaptığımız eylemler ile insani ve İslami mücadelemizi devam ettirdik.

Şimdi bu zamana kadar yaptığımız bütün çalışmalarımızın yıllık göstergesi olacak olan, aynı zamanda bir milad olacak olan büyük başörtüsü mücadelemizin 7.yıllık yürüyüşünü gerçekleştireceğiz inşallah.

Yüce rabbimizin izni ve inayeti ile yine birlikte ve beraberlik içinde, zalimlere bir mesaj olması için, insanlarımıza hak ve hürriyetlerini vermeyen despot yasakçılara karşı, inançlı insanların güç birliğini haykırmak için, bu vatanın gerçek sahipleri olarak zalimlerin karşısında nasıl bir güç olduğumuzu onlara göstermek için, güç ve kuvvet sahibi yalnızca âlemlerin rabbi olan Allah’tır demek için, ZALİMLERE KARŞI yürüyüşe geçeceğiz,” dedi.

İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Sakarya, Konya, Antalya, Tokat, Samsun, Edirne ve Türkiye’nin birçok ilinden gelenler ve Kocaeli halkından oluşan binlerce kişilik sloganlar eşliğinde yürüyüş yaparak, sloganlar atarak İzmit İnsan hakları parkına geçti. Konuşma programındın başlangıcında ilköğretim çağında bir çocuk, özgürlük sloganları eşliğinde güvercinler uçurdu.Arkasından ilk konuşmayı Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Platform Başkanı ve MAZLUMDER Kocaeli Selahattin Mengül yaptı.İkinci konuşmayı MAZLUMDER Genel başkanı Ahmet Faruk Ünsal yaptı.Besmeleyle söze başlayan ve heyecanlı bir konuşma yapan MAZLUMDER Genel başkanı Ahmet Faruk Ünsal, “haklarımız her alanda alınana kadar bu meydanları terk etmeyeceğiz” dedi.

Ardından Adalet ve Özgürlükler Platformları dönem sözcüsü Nigar Gümrükçüoğlu ve zulme uğrayan kadınlar için, Medine Küçük konuşmalarını yaptılar.Son konuşmayı da Abdurrahman Dilpak yaparak “bu meydanda yıllardır basın açıklaması yapan, Allahın emirlerini unutulmayan kardeşlerimi kutluyorum” dedi.Konuşması büyük beğeni alan Abdurrahman Dilipak’ın sözleri sloganlarla desteklendi.

MAZLUMDER KOCAELİ ŞUBE BAŞKANI ve KOCAELİ GÖNÜLLÜ KÜLTÜR TEŞEKÜLLERİ PLATFORM BAŞKANI SELAHTTİN MENGÜL’ÜN KONUŞMASI:

Değerli halkımız, basın mensupları,

23 Nisan 2005’te Kocaeli de başlattığımız,Kocaeli ile beraber Türkiye’nin değişik illerine yayılan direnişimiz 6. yılı bitirmiş ve nisan ayında 7.yılına girmiş bulunuyor.Bu gün burada, Kocaeli olarak değil, tüm Türkiye olarak bulunuyoruz.İstanbul’dan, Ankara’dan, İzmir’den, Edirne’den, Van’dan, Diyarbakır’dan, Bursa’dan, Konya’dan, Sakarya’dan, Gaziantep’ten ve şu an Türkiye’nin bir çok ilinden kardeşlerimiz destek vermek için, İzmit’te direnişin başladığı yere, bu noktaya gelmiş bulunuyor.Destek veren herkesi canı gönülden selamlıyor,katılımlarından dolayı, tüm Türkiye’ye ve Kocaeli halkına teşekkürlerimi sunuyorum.

30 Nisanın diğer bir önemi de İzmit’te 1700 sene önce, inançlı insanlara karşı yapılan zulme, baskıya, katliama son verilip dünyanın ilk hoşgörü fermanının yayınlandığı gün olması. Bundan 1700 sene önce, Roma imparatorluğunda, o zamanın Müslümanları olan Hıristiyanlar İzmit’te katledilir, aslanlara yem olarak atılırdı.30 Nisan 311’de, tahta geçen İmparator Kostantin, inançlı insanların canına dokunulmadan, inançlarını özgürce yaşayabileceklerini ilan ediyor.Bu fermanla, inançlı insanlar üzerindeki baskılara son veriliyor ve yaşamın her alanında inançlarını özgürce yaşamaları sağlanıyor.

Aradan 1700 sene geçmiş, güya sözde çağdaş, fakat 1700 sene öncesindekilerden daha ilkel insanlar, başkalarını gericilikle suçlayan, fakat aslında kendileri çağ dışı olan , zorbalar, dayatmacılar, yasakçılar ısrarla diyorlar ki, “bu ülkede başörtü yasaktır”.Ya da “, eh hadi işte size şuralarda izin verdik te, ama buralarda asla!, sakın aklınızdan dahi geçirmeyin haa !”.

Sormak gerekiyor, Allahın özgür yarattığı bizleri, öz vatanımızda esir etmeye kalkıyorsunuz?”.İnsan hak ve özgürlükleri noktasında, ne tartışmayı, ne de pazarlığı kabul ediyoruz!.Sadece üniversitede değil, eğitimin tüm kademelerinde, Türkiye Büyük Millet Mecalsinde, devlet dairelerinde , yaşamın her alanında başörtüsü özgür olana kadar, bu direniş sürecektir. Yasakçılar,darbeciler, minik azınlık, bunu iyi bilsin.

Bu 3-5 yasakçıya, Maraş’ta Fransız askerlerine gösterilen tepkiyi göstermiyorsak bu yanlış yorumlanmasın ha.Suskunluğumuz asaletimizdendir.Şiddetin kesinlikle bir hak arama metodu olmadığına inandığımız içindir.Bizim, şiddetle kırmayla, dökmeyle işimiz yok, bu tür hareketleri asla ve asla tasvip etmiyoruz ve kesinlikle karşısındayız .Fakat bu konuda haklarımız alınıncaya kadar, her alanda başörtüsüyle özgürce yaşam hakkımız geri alınıncaya kadar, susmayacağız, bu meydanlardayız asla ve asla yılmayacağız,direneceğiz.

Rahmetli Üstat Necip Fazıl ne demiş

Sen bir devsin yükü ağırdır devin!

Kalk ayağa dim dik doğrul ve sevin!

ey kız kardeşim sevinin başlar yüksekte!

Ölsek de sevinin, eve dönsek de!

Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!

Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir

Türkiye’nin her yerinde kilometrelerce yolu aşarak gelen kardeşlerimize ve cefakar Kocaeli halkına vermiş oldukları destekten dolayı teşekkür ediyoruz.

Selahattin MENGÜL



MAZLUMDE Kocaeli Şb. BşK.

Bir cevap yazın