Her alanda başörtüsüne özgürlük

Pek çoğumuz yoruldu, yıldı..

Kimimiz başka enginlere yelken açtı.

Bazılarımız için yaşam standartlarımızın değişmesiyle beraber, konu önemini ve beklide anlamını yitirdi.

Bu süreçte kendilerini muhafazakâr bir iktidarın rehavetine bırakanlarımız da az değildi hani.

Oysa onlar tam yedi yıldır bu mücadele işin çaba sarf ettiler, sabır gösterdiler..

Kimlerden mi bahsediyorum.

Kamusal ve toplumsal tecridin somut örneği olarak yıllardır genç kızların yaşamını karartan başörtüsü yasağının kalkması için bu güne dek vazgeçmeden mücadelesini sürdüren Hak ve Özgürlükler platformundan söz ediyorum.

Biz kendi meşguliyetlerimize dalıp meseleyi kulak ardı ederken, onlar yaz kış yağmur çamur soğuk sıcak demeden istikrarla meseleyi sonuçlandırmak için meydanlardaki faaliyetlerini devam ettirdiler..

Oysa başörtüsü yasağı her birerimizin mağduriyetidir. Eğitimimiz, iş hayatımız kariyer ve hizmet alanlarımızı belirlerken karşımıza çıkıp da “dur bakalım” diyen bu yasağın kıskacında sıkışıp kalmış olan da bizleriz.

Ki, meselenin, bilmem ne kadar santimlik- giderek küçüle küçüle kaybolma tehlikesi ile karşı karşıyadır- bir kumaş parçasından ibaret olmayıp; İslami anlayışın yaşamlardan yansımasını önlemeye yönelik bir mantığa dayandığını ifade etmeye bilmem gerek var mı.

Klasik bir deyimle; halkın yüzde doksanının Müslüman olduğu bir coğrafyada- özellikle de konuya İslam’ın bir emri olması gerçeğinden bakıldığında- başörtüsünün yasak olması kadar vahim bir durum olabilir mi?

Gençlerin geleceğe olan inancını yok eden, onlarda travmalar meydana getiren süreçleri hatırlayalım bir.

Okul kapılarından kovulan, sınavlardan atılan, itilip kakılan, hırpalanan hakkı gasp edilen bir neslin sağlıklı bir geleceğin inşasında ne karda katkısı olabilir ki.

Gencecik kızların gözyaşlarında boğulan iradelerin, bunca zamandır sürdürdüğü akıllara zarar umursamazlığını, artık sonlandırmak gerekmez mi?

Zira bu güne dek yaşananlar, iman ve vicdanın kabul edebileceği türden şeyler olmadığı gibi hak ve hukuka da uymayacak bir ayrımcılıktır.?

Üstelik, İslam dünyasının liderliğine talip olmuş bir ülkenin sicilinde böylesine kompleks bir meselenin varlığı, yüklenmek istediği misyonla da örtüşmemektedir.

Buraya kadar ki ifadelere “iyi de başörtüsü problemi halloldu bu sözlere ne hacet” diyenleriniz vardır elbet.

Bu kanaatin bazı üniversitelerde öğrencilerin başörtüleri ile derslere girmeye başladıklarından dolayı oluştuğunu var sayacak olursak eyvallah.

Ancak pek çok noktada bu yasağın hala- tam gaz- yürürlükte olduğunu söylersek mübalağa etmiş olmayız kesinlikle.

Örneğin Trakya Üniversiteside Rektörü Prof.Dr. Enver imzası ile dekanlıklara gönderilen yönerge, Fakültenin girişlerine asılarak öğrencilerden belirlenen kurallara uyulması isteniyor.

Alemdaroğlu’nun 99’daki uygulamalarının devamı olması bakımından dikkat çeken yönerge ve yasağı savunan Rektör neticede keyfe keder yasağı pek ala da uyguluyor.

Ya 23 Nisanda TBMM de olanlara ne demeli.

TBMM locasında oturan Sayıştay üyesi tesettürlü hanıma yapılan müdahaleye…

Şimdi diyebilir misiniz ki “yasağın çoğu zarar, azı karar”..

Neyse ki, Hukukçuların, Eğitimcilerin, Devlet Erklerinin ve elbette ki meseleye kayıtsız kalan bizim mahallelilerin vicdanlara hapsettiği bu meseleyi sıcak tutmaya çalışan birileri var

Söz gelimi konuyu insan hakları bazında ele alan Mazlumder bunlardan birisidir.

Mazlumder tarafından yıllardır devam ettirilen “başörtüsüne özgürlük” mücadelesi, böylelikle Türkiye’nin hızla değişen gündemleri arasında kaybolmadan hep taze tutulmaya çalışılmıştır.

Nitekim kurum, önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi planlanan geniş çaplı bir yürüyüş ve miting hazırlığı içerisindedir.

Mazlumder Kocaeli Şubesi tarafından yedi yıldır her hafta Cumartesi günü aralıksız olarak düzenlenen “Başörtüsüne Özgürlük Direnişi” 7. Yılında” Her Alanda Başörtüsüne Özgürlük” sloganıyla ve yürüyüş şeklinde gerçekleştirilecek.

30 Nisan Cumartesi günü saat 14:00’da Kocaeli Merkez Bankası’nın önünde başlayacak olan bu yürüyüş Sabri Yalın Parkı İnsan Hakları Anıtı önünde yapılacak mitingle devam edecektir.

Edindiğim bilgiye göre de Mazlumder İstanbul Şubesi aynı gün saat 11:00’de İstanbul Vatan Caddesi’nden kaldıracağı otobüslerle İzmit‘e giderek, bu yürüyüş ve mitinge destek verecek.

Çevre illerden ve çeşitli STK temsilciliklerinden de destek verilecek olan etkinliğe katılımın önemini bendenizde vurgulamak isterim.

Bu, özgür yarınların şekillenmesine katkı sağlayacak önemli bir adımdır ve hepimiz geleceğimiz adına bu etkinliğe destek vermek durumundayız.

Hem unutmayalım ki, haklar verilmez alınır.

Ayşe Müzeyyen Taşçı, 8 SÜTUN



Bir cevap yazın