YÜKSEKOVA’DAKİ KARANLIK SALDIRIYA TEPKİLER SÜRÜYOR!

Hakkâri’nin Yüksekova (Gever) ilçesinde, Tunceli’de düzenlenen operasyonda 7 PKK mensubunun öldürülmesinin protesto eden PKK ve BDP yandaşları Perşembe günü Mustazaf-Der Yüksekova Şubesine saldırmış ve Şube Başkan Yardımcısı Übeydullah Durna açılan ateş sonucu hayatını kaybetmişti.

Karanlık ve tehlikeli saldırıya ilişkin tepkiler devam ediyor.

Böyle bir çatışmaya taraftar değiliz ama…

Hizbullah Basın Bürosu

“Kendilerinin deyimiyle etkin bir örgütlülüklerinin ve halk desteklerinin olduğunu söyledikleri bir alanda meydana gelen bu olayı aydınlığa kavuşturmak ve failini ortaya çıkarıp cezalandırmak kendi görevleridir. Eğer gerçekten yaptıkları açıklamada samimi iseler, bunu yapar ve sonuçlarını hem bizimle ve hem de kamuoyu ile paylaşırlar. Eğer bunu yapmazlarsa, bu onların samimiyetsizliğini ve doğru sözlü olmadıklarını ortaya koyacaktır.

Bunu yapmadıkları taktirde, bizim yapma güç ve imkanlarımız vardır. Biz bu olayı tüm yönleriyle deşifre edeceğimiz gibi, bunun neticesinde misillemede bulunma hakkımızı saklı tutuyoruz.

Halkımızın genel isteğini, tüm Kürd grupları ve İslami çevrelerin bir çatışmanın yaşanmaması noktasındaki istek ve duyarlılıklarını ve bu doğrultuda yaptıkları çağrıları değerli buluyor ve bu konudaki hassasiyetlerini memnuniyetle karşılayıp Cemaat olarak bu konuda tavır geliştirirken bunları da hesaba kattığımızın bilinmesini istiyoruz.

Defalarca söylediğimiz ve kamuoyuna deklare ettiğimiz gibi tekrar ifade etmek isteriz ki; biz bugüne kadar böyle bir çatışmanın taraftarı olmadığımız ve sürekli olarak böyle bir çatışmadan kaçındığımız gibi bugün de böyle bir çatışmaya taraftar değiliz. Böyle bir çatışmanın halkımızın çıkarına değil zararına olacağını düşünüyoruz. Çatışan iki tarafın da zarar göreceği kesindir. Ancak nasıl ki 90’lı yıllarda elde ettikleri kazanımlarını o dönemde sebep oldukları çatışma neticesinde yitirdilerse, bunu herkes çok iyi ve yakinen bilsin ki yine en büyük zararı PKK ve özellikle onun legal siyasi kurumları ve bunların başında bulunan, sorumsuzca ve fütursuzca beyanatta bulunanlar görecektir. Muhtemel bir çatışmanın başlaması durumunda belki de telafisi mümkün olmayan bir süreç ve sonuç içine gireceklerdir.”

Çok Çirkin ve Tehlikeli Bir Tezgâhın Eşiğindeyiz

VAHÖP (Van Hak ve Özgürlükler Platformu)

Yüksekova’da toplumsal kaos içinde bir müslümanın katledilmesi, geçmişten ders almaya çalışan bizler ve tüm Kürt halkı için endişe vericidir. Zira, yıllardır arzu ettiğimiz barış ortamına gerçek bir dinamit gibi görünen bu hadise, esef verici ve gelecek açısından ürkütücü bir gelişmedir. Ergenekon zihniyetinin yıllardır sürdürmeye çalıştığı bu kardeş kavgası, yeniden alevlendirilmek ve bölge tekrar bir brakuji ortamına çekilmek istenmektedir. Çok çirkin ve tehlikeli bir tezgâhın eşiğinde olduğumuzu, toplumsal sağduyu ve soğukkanlılıkla hareket etmek gerektiğini ısrarla salık veriyoruz. Açık bir şekilde kınadığımız ve lanetlediğimiz bu elim hadisenin tekrar kaşınması ve tırmandırılması riskine karşı; BDP kadrolarının basiretli davranarak olayı gerçekleştirenlerden beri olduklarını, failleri açık ederek bu kaos süreci ile alakalı olmadıklarına dair somut ve yatıştırıcı rol almalarının, sorumlulukları ve siyasi misyonları gereği olduğuna inanıyoruz. Aynı şekilde mağdur taraftan da tahriklere kapılmamalarını ve aynı sağduyu ve soğukkanlılıkla bu zor süreci birlikte atlatmaya davet ederek merhuma Allah’tan rahmet diliyoruz. Geçmişte yaşananların bölgemize, insanımıza, yani hepimize zarar verdiğini ve yalnızca bu durumu arzulayanlara kazanç getirdiğini acı tecrübelerle gördük.

Olay Bir An Önce Aydınlatılsın

42 STK / Diyarbakır

“Geçmişte bölgemizde cereyan eden olaylar ve yaşanan acılar hepimizin malumudur. Yaşanan acılar ve geçmiş deneyimlerimiz tüm farklılıklarımızla birlikte yaşamamız gerektiğini bize ziyadesiyle öğretmiş olmalıdır. Geçmişte yaşanan olayların tekrar etmemesi için toplumumuzun ve tarafların sükûnet içerisinde olayın aydınlatılmasını beklemeleri, bu hususta tarafların tüm imkânlarını kullanarak olayın aydınlatılmasına yardımcı olmaları ve diyalog zemini oluşturularak bir insanımızın hayatını yitirmesi nedeniyle yaşanan acının paylaşılması yoluna gitmelidir.

Yine insani ve fıtri taleplerin dile getirilmesinde mutlaka şiddetten uzak, toplumsal barışa ve huzura hizmet eden bir yöntem benimsenmeli ve yeni sorunlara yol açabilecek yöntemlerden ısrarla kaçınılmalıdır. Bu hususta gerek sivil toplum kuruluşlarının gerek siyasal partilerin tabanları üzerinde gerekli denetimi ve kontrolü sağlayan, bir hak arama metodu geliştirmeleri elzemdir.

Toplumsal olaylarda işyerlerine ve sivil toplum kuruluşlarına yapılan saldırıların kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurgulayarak buna ilişkin olarak sorumluluk sahibi tüm yetkilileri daha dikkatli ve sağduyulu telkinlerde bulunmaya çağırıyoruz.”

Gever: Uyarı ve Kınama

İSHAR (İslami Sorumluluk Hareketi)

Kürdistan’da örgütlü bulunan iç dinamiklerin, fizik çatışmayı içermeyen ve doğurmayan her türlü fikri tartışmasına ve çatışmasına taraf olduğumuzun bilinmesini isteriz. Aynı biçimde iç dinamikler arasında fizik çatışmayı gerekli kılacak her türlü faaliyeti ret ediyor ve bu faaliyeti sergileyenleri yetersizlikle küçümseyerek dışlıyoruz.

PKK’nin ve uydularının bilmesi gereken şey, göze aldıkları çatışma isteğini doğuran unsurun en az kendileri kadar bir halk hareketi olduğu gerçeğidir. Hizbullah’ın veya uydularının “Kürdistan’ın bir gerçeği olması” tabiri, aynı biçimde PKK ve uyduları için de geçerlidir. Bir toplumun bir biçimde gerçeği olan şey, küçümsenmeyi değil dikkate alınmayı hak eder ve bunu gerekli kılar.

PKK’nin ve uydularının yapması gereken, Hizbullah’ın ne olduğunu, mesela kontra olduğunu tartışmak ve kendi tartışmasına inanarak fizik saldırılara geçmek değil; eğer gerekli görüyorsa Hizbullah’ın “Kürt sorunu”nda ne tür bir fikriyatının bulunduğunu gündem yapmaktır. Aynı şey Hizbullah için de geçerlidir: Hizbullah’ın yapması gereken, PKK’nin ne olduğunu, mesela mürtet olduğunu tartışmak ve bu yolla Kürt toplumunda bir yer edinmek değil; PKK’nin ve uydularının “Kürt sorunu” üzerinden Kürt halkıyla ne tür ve hangi bağlamda bir sosyal, siyasal ve kültürel ilişki kurduğunu tartışmak ve “Kürt sorunu”nda kendi fikriyatını geliştirerek orta yere çıkmaktır.

Mustazaf-Der’e Saldırı Derin Bir Tezgâh!

Özgür-der Diyarbakır Şubesi

Defalarca bölgede çatışma çıkmaması için yapılan çağrılara duyarsız kalınmakta ve çeşitli kurumlara saldırılar sürmektedir. Bölgedeki çatışma ve kaos ortamının geçmişte kime yaradığı ortadadır. Ayrıca bu saldırıların geçmişteki çatışma ortamını doğurmaya matuf olduğu düşünmemiz için çokça neden vardır. Bu karanlık ve acı yıllara geri dönmeye çalışmanın kimseye hele de Kürdistan halkına bir hayrı olmayacağı açıktır.

PKK’ye açıkça çağrıda bulunuyoruz. Bu halk, devletin yıllarca uyguladığı inkâr, imha ve asimilasyon politikalarında az çekmedi. Şimdi bu yapılanların devletin yaptıklarından bir farkı olduğunu kim iddia edebilir? PKK, bölgede kendisini desteklemeyen başta dindar kesimler olmak üzere halkı çeşitli ithamlarla kompartımanlara ayırıp; düşman ilan etme, baskı ve sindirme politikalarıyla ortadan kaldırma politikalarından vazgeçmelidir. PKK, şayet bu yaşananların kendi inisiyatifi dışında geliştiğini söylüyorsa; açık, net ve kati bir açıklama yaparak yanlılarını bu tür saldırılardan uzak tutmalı, yaşanan bu tarz her saldırıyı açık bir dille kınamalı, sorumluları açığa çıkararak cezalandırılmalarına yardımcı olmalıdır. Aksi tutum, bu saldırıların PKK merkezli yapıldığı şeklinde kabul edilecektir. Maalesef bugüne kadar yapılan da tam olarak bu algıyı oluşturacak şekilde sessiz kalmaktan ibarettir.

PLATFORM HABER

Bir cevap yazın