191. hafta: Üsame, işgale ve zulme direniyordu

Ey iman edenler!

Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Allah muhakkak ki sabredenlerle beraberdir. Allah yolunda katledilenlere, ‘’ölüler’’ demeyin, zira onlar diridirler fakat siz farkında değilsiniz.

(Bakara Suresi 153. – 154. Ayetler)

Sevgili dostlar, değerli basın mensupları;

ONLARIN DEDİKLERİNİ SÖYLESEYDİK…

Onların dediklerini söyleseydik, peygamberlere yalancılar derdik…

Onların dediklerini söyleseydik, Allah’ın indirdiği kitapları insanlar yazdı derdik…

Onların dediklerini söyleseydik, Allah’ın peygamberlerine ilahlar derdik…

Onların dediklerini söyleseydik, Allah’a oğullar ve kızlar isnat ederdik…

Onların dediklerini söyleseydik, Allah’a ortak ilahlar var derdik…

Onların dediklerini söyleseydik, ümmilere karşı bize bir sorumluluk yoktur derdik…

Onların dediklerini söyleseydik, insanların kazandıklarında bizler için de bir pay vardır derdik…

Onların dediklerini söyleseydik, Salihlere ve sıddıklara sahtekarlar derdik…

Onların dediklerini söyleseydik, inananlara mürteci, yobaz derdik…

Onların dediklerini söyleseydik, Allah’a yolunda cihad edenlere teröristler derdik…

Onların dediklerini söyleseydik, Allah yolunda katledilenlere, ölüler derdik!

BİZ ONLARI TANIYORUZ!!!

Allah’ın emirlerine asi gelenler onlar.

Kibir ve istikbarla Allah’a isyan edenler onlar.

Yeryüzünü fesada boğup ıslahtan alıkoyanlar onlar.

Onlar, ben sizin Rabbiniz değil miyim deyip Firavunlaşanlar…

İman etmeyi dahi kendi iznine tabi kılanlar onlar.

Onlar, öldürmeyi ve diriltmeyi kendi ellerinde sayan Nemrutlaşanlar….

Peygamberleri katledenler, kitapları tahrif edenler onlar.

Onlar, Hak ve adalet için kıyam edenleri katleden Yezidleşenler…

Kitaba ve onun ahkâmına savaş açanlar onlar.

Onlar, arzı fesada boğanlar, Tiranlaşanlar…

Ekini, nesli, iyiyi, güzeli katleden onlar.

Onlar, soykırımın alasını yapan Amerikanlar…

Aztek’leri, Maya’ları, Kızılderi’lileri katleden onlar.

Onlar, insanları yurtlarından çıkarıp köleleştiren baronlar…

Kıtaları sömürüp, toprakları işgal edenler onlar.

EMPERYALİZMİN DOST VE MÜTTEFİKLERİNE DE BİR SÖZÜMÜZ VAR!!!

Ağız sizin, söz onların…

Yürek sizin, öz onların…

Zihin sizin, fikir onların…

Kalp sizin, zikir onların…

Ona İslamın karanlık yüzü, İslam’ı terör gösteren adam dediler…

Onu işgallerin ve katliamların ana sebebi saydılar;

İşgalcileri, katliamcıları görmediler, utanmadılar.

Onu sivillerin öldürülmesiyle suçladılar,

Milyonlarca sivili katledenlerle aynı masaya oturup onları alkışladılar.

Konjönktürel şartlar dediler,

Reel politik salatalar yediler.

Muhabbetten, kardeşlikten dem vurdular;

Hümanizm şarkıları söyleyip, kardeşlerimizin katline göz yumdular.

Tövbeye davet ediyoruz onları…

Af dilemeye Allah’tan, özür dilemeye ümmetten…

ONUN DA HATA VE KUSURLARI VARDI…

Her insan gibi… La yüs’el değildi o da…

Kendisinden çevresinden, etkilediklerinden, etkileyemediklerinden kaynaklanan hataları vardı…

Fakat o da bu ailenin bir ferdiydi. Bu ümmetin acılarıyla dertlenirdi.

Öyle olmasaydı terk eder miydi lüks hayatı, milyar dolarları…

Bizler, doğruyu ararken yanlışa isabet edenle, yanlış üzere ısrar edeni ayırt etmesini biliriz.

Hele batıla hak elbisesi giydirip onu hakikat diye sunanı daha iyi biliriz.

Hata ve kusurlarının bağışlanmasını Allah’tan niyaz eder, ümmetten onun için hoşgörü bekleriz. Bazılarının kafirlere, zalimlere, işgalcilere gösterdikleri hoşgörü kadar olmasa bile…

BİZ ONU DA TANIYORUZ!

Gençliğinin baharında;

‘’Yok mu İslam topraklarının izzetini koruyacak gençler?’’ çağrısına koşarak giden di o…

İşgalci Rus’lara karşı en ön cephede coşarak gidendi o…

İşgalin ve zulmün olduğu tüm coğrafyalara dostlarını seferber edendi o…

Kıyam öncülerine, Şeyh Enverlere, Hattap’lara nicelerine rehberlik edendi o…

İşgla sevdalılarının adları değişse de onların kalplerine keder di o…

Gençliğinde bir Mus’ab bin Umeyr,

Orta yaşlarında Ebu Ubeyde,

İhtiyarlığında Halid bin Velid’di o…

Çabası Yezid’e karşı Hüseyin olmak içindi…

Firavunların karşısında bir asa-i Musa, bir balta-i İbrahim’di o.

Ümmetin başı sağ olsun. Başları dik, umutları taze, gelecekleri bahar olsun, beklentileri zafer olsun. Zaferlerle dolu, tevhid ve adalet üzere kurulu bir dünyada yaşama umudu ile hepinizi 192. Haftada aynı yer ve saat’te buluşmak üzere Allah’a emanet ederiz.

KONYA İNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİ PLATFORMU

Bir cevap yazın