Mustazaf-Der Genel Başkanı: Çatışma taraftarı değiliz

Hakkâri’nin Yüksekova (Gever) ilçesinde geçen Perşembe günü yapılan protesto gösterileri sırasında Mustazaf-Der Yüksekova Şubesine düzenlenen saldırı ve dernek başkan yardımcısı Ubeydullah Durna’nın katledilmesinin ardından ilçeye giderek, cenaze törenine katılan ve ilçede incelemelerde bulunan Mustazaf Der Genel Başkanı Av Hüseyin Yılmaz ile konuştuk.

Saldırıyı, BDP/PKK’nin içinde yer alan ve kendilerini “Apocu” diye adlandıran derin yapının yaptığını açıklayan Yılmaz, 2006 yılından beri derneklerine yönelik yaklaşık 50 saldırıda bulunduklarını son saldırılarda Mustazaf Der Yüksekova Şube başkan yardımcısının katledildiğini söyledi.

Yılmaz, “YSK adaylarını veto ediyor benim derneğime saldırıyorlar, Tunceli’de PKK’lılar öldürülüyor benim derneğime saldırıyorlar. Benim derneği mi veto kararı verdi, benim derneğim mi PKK’lıları öldürdü? Demek ki amaç farklı, amaç tüm Kürlerin üzerinde Hegemonya kurmaktır. Geçmişte PKK ne ise bugün de aynıdır, zerre kadar değişme yok” diye konuştu.

Herkesin farklı düşüncelere saygı göstermesi ve bir arada yaşanması gerektiğini belirten Yılmaz, şiddet dilinden, saldırılardan, zorbalıktan, despotluktan ve dayatmadan vazgeçmelerini istedi.

Mustazaf Der’e İlk Saldırı 2006’da Yapıldı
2006 yılında yaşanan Danimarka’daki karikatür krizinin ardından Diyarbakır İstasyon Meydanında “Peygamber’e Saygı Mitingi” düzenlediklerini ifade eden Yılmaz, mitinge yaklaşık 500 bin kişinin katıldığını söyledi. Peygambere Saygı Mitingi’nden yaklaşık 2 ay sonra Mustazaf Der’in tek başına “Kutlu Doğum” mevlüdü düzenlediğini belirten Yılmaz, bu programda halkın büyük teveccüh gösterdiğini söyledi. Mustazaf Der’in halk ile bütünleştiğini gören derin yapıların bu etkinliklerin ardından harekete geçtiğini belirten Yılmaz, devletin derin yapısı, PKK’nin derin yapısını üzerlerine saldığını söyledi. Nitekim 2006 yılındaki Kutlu Doğum programının hemen ardından PKK’nin derin yapısı tarafından Mustazaf Der Diyarbakır Şubesine saldırı düzenlediğini hatırlatan Yılmaz, o tarihten sonra derneklerine yaklaşık 50 saldırının olduğunu ve son saldırılarda Mustazaf Der Yüksekova Şube başkanın öldürüldüğünü söyledi.

Derin Devletin Komplo ve Baskıları
Sadece PKK’nin değil, devletin içinde yer alan derin yapıların baskılarına da maruz kaldıklarını söyleyen Yılmaz, yasal faaliyetler suçmuş gibi gösterilerek birçok yöneticilerinin tutuklandığını, üye ve gönüllülerinin de tehdit edildiğini söyledi. Bazı illerdeki dernek şubelerine yönelik komploların kurulduğunu ifade eden Yılmaz, bu komplolarla birçok dernek yöneticisinin cezaevlerine konulduklarını söyledi.

Yüksekova Şubesi 20 Gün Önce Kundaklanmıştı
BDP/PKK’nin tüm yürüyüşlerinde derneklerinin taşlandığını veya Molotoflarla kundaklandığını belirten Yılmaz, 20 gün önce Hakkâri Yüksekova şubelerinin kundaklandığını söyledi. Yılmaz, “Geçtiğimiz ay da YSK, bazı BDP’li bağımsız milletvekillerinin vekilliklerine “veto” kararı vermişti. Bu veto kararıyla birlikte Yüksekova’da olaylar çıkmış ve göstericiler Mustazaf Der Yüksekova şubemizin çatısını kundaklamışlardı. Çıkan yangında Mustazaf Der Yüksekova şube başkanımız dumandan zehirlenmişti. Polise haber vermelerine rağmen polisler olay yerine gitmemişlerdi. Tabi dernek başkanımız hemen beni aramış ve ben de orada bazı yetkilileri arayarak, kötü şeylerin olması durumda onların sorumlu olacağını söylemiştim. Daha sonra polisler, dernek binasına gitmiş, yangını söndürmüş ve başkanımızı hastaneye kaldırmışlardı. Geçen Perşembe günü de aynısı olmuş. Yine göstericiler derneğimize yönelmiş ve yine çatıyı yakmak istemişlerdi. Buna engel olmak isteyen dernek başkan yardımcımız ateşli silahla öldürüldü” dedi.

Planlı Bir Şekilde Saldırmışlar
Olayı duyar duymaz Yüksekova’ya hareket ettiğini söyleyen Yılmaz, 20 metre uzaklıkta polis merkezinin bulunduğunu ve polisin olayları sadece izlemekle yetindiğini söyledi. Önce derneğe girilmek istendiğini ve bunu başaramayan göstericilerin duvara dayadıkları merdivenle çatıya çıktıklarını belirten Yılmaz, benzin bidonlarıyla derneği yakmak istediklerini ifade etti. Buna engel alan dernek başkan yardımcılarına kurşun sıktıklarını belirten Yılmaz, silah sesini duyan dernek üyelerinin daha sonra dernek binası önüne geldiğini ifade eden Yılmaz, Ubeydullah Dunra’nın çatıdan indirilirken, polislerin olaya müdahale ettiğini söyledi. Hastaneye sevk edilen başkan yardımcı Ubeydullah Durna’nın yolda hayatını kaybettiğini söyleyen Yılmaz, bu saldırının planlı bir şekilde yapıldığını ifade etti.

Gerginlik Çıkmasın Diye Özen Gösterdik
Herhangi bir gerginlik çıkmasın diye cenazeyi erken defnettiklerini ifade eden Yılmaz, defin işlemleri sırasında Ubeydullah’ın babasının tehdit edildiğini söyledi. Yılmaz, “BDP’ye yakın olan şehidin amcası aileyi sürekli tehdit ediyordu. Şehidin amcası, ‘Cenazeyi bana verin, kimse cenazeye gelmesin, sizi öldürürler’ diyordu. Bizim orada basın açıklaması yapmamız bizim en doğal hakkımız olmasına rağmen, yapmadık. Cenazeyi defnettikten sonra Cuma namazını kılmak için ilçeye indik. Olay çıkmasın diye kesinlikle hiçbir slogan atmadık, sesiz bir şekilde camiye gittik ve çıktık. Dernek binasını ziyaret ettikten sonra ilçeden ayrıldık, ama arkada kalan arabalara saldırdılar. Camlarını kırdılar, kısa bir arbede çıktı ve polisler müdahale edince taraflar ayrıldı. Daha sonra göstericiler polis ile çatışmış. Zaten tüm görüntüler de polis ile gösterilerin çatışması var. Geride bir araç kaldı, polis her hangi olay çıkmasın diye aracı ben getiririm dedi. Ama araç kundaklandı. Daha sonra tekrar derneğe yönelmişler. Dernek ve alttaki kitapevi tamamen yakıldı. Ve tüm bunlar KCK’nın açıklaması sonrasında yaşandı” dedi.

Tüm Kürtlerin Üzerinde Hegemonya Kurmak İstiyorlar
“Kürtlerin örf ve adetlerinde taziye sahiplerine veya misafirlere saldırmak yoktur” diyen Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü: “Oradaki halk, hiçbir zaman taziyecilere saldırmadı, saldıran sadece bir grup idi. Kendilerini ‘Apocu’ diye tanıtan bu grubun gözleri kan bürümüştü. KCK’nın açıklaması olsun, Demirtaş, Geylani veya Kurt’un (Hakkari bağımsız milletvekili adayı Adil Kurt) açıklaması olsun çelişkilidir. Bakınız, YSK adaylarını veto ediyor benim derneğime saldırıyorlar, Tunceli’de PKK’lılar öldürülüyor benim derneğime saldırıyorlar. Benim derneğim mi veto kararı verdi, benim derneğim mi PKK’lıları öldürdü? Demek ki amaç farklı, amaç tüm Kürlerin üzerinde Hegemonya kurmaktır. Geçmişte PKK ne ise bugün de aynıdır, zerre kadar değişme yok.”

BDP/PKK İçindeki Derin Yapıyı Tasfiye Etsin
Bu saldırıları tüm BDP/PKK’lıların yapmadığını belirten Yılmaz, bunu PKK’nin içinde bulunan ve kendilerine “Apocu” diye tabir edilen bir grubun yaptığını söyledi. Apocuların derin devlet ile işbirliği içinde olduğuna inandığını belirten Yılmaz, BDP/PKK’nin bunları tasfiye etmesi veya dışlaması gerektiğini söyledi. Yılmaz, “Eğer bu derin yapıyı deşifre etmese, onları dışlamasa asla bir toplumsal mutabakat sağlanmaz” dedi.

Önce Suçunu Kabul Et, Sonra Taziye Git Özür Dile
BDP eski eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın Diyarbakır’da farklı, Yüksekova’da farklı konuştuğunu ifade eden Yılmaz, özelikle Yüksekova’da şiddet dilini kullandığını söyledi. Önce hakaret ettiğini, daha sonra taziye gitmek istediğini söyleyen Yılmaz, doğal olarak taziye sahiplerinin onu kabul edemeyeceğini söyledi. Yılmaz, “Yüksekova’da hem hakaret ediyor, hem de bizim taziyemizi kabul etmediler diyor. Elbette sen hakaret edersen taziyeni kabul etmezler. Önce suçunu kabul et, sonra taziyeye git özür dile. Köyün suyunu kesmişler, hastanede personel olarak çalışanlar bize saldırıyorlar. Dayatma ile zorbalıkla, küfürle akıl devreye girmez. Suçunu kabul etmeleri lazım, ancak o zaman ortak akıl devreye girer. Ajan mıdır, provokatör müdür her kimse ortaya çıkartsınlar” diye konuştu.

Tüm Çevrelere ve Kamuoyuna Çağrı
Bu saldırıları sonlandırabilecek tüm kesimlere ve sağduyulu PKK/BDP’lilere ve yetkililerine seslenen Yılmaz, “İçinizdeki derin ve karanlık yapılara hizmet edenleri savunmayın. Daha fazla geç olmadan suçunuzu kabul edin, dilinizi ve duruşunuzu düzeltin. Saldırılarınıza son verin. Yanlış duruşunuzda ısrar etmeyin. Sizleri, camiamıza yapılan saldırıları açık ve net bir dille kınamaya, saldırganları deşifre etmeye ve saldırıları sonlandıracak açıklamalar yapmaya davet ediyoruz” dedi.

STK’lara ve sorumluluk sahibi tüm kişi ve kuruluşlara çağrıda bulunan Yılmaz, “PKK/BDP çevrelerinin camiamıza yönelik saldırıları ve pervasız tutumları ortadadır. Buna karşın bizim sağduyulu tavrımızda ortadadır. Kavga ve çatışma taraftarı olmadığımızı bir kez daha yineliyoruz. Bize yönelik saldırıları sonlandırma noktasında etkili olabilecek tüm kişi, kurum ve kuruluşları girişimlerde bulunmaya ve menfur saldırıyı kınamaya davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

Sureci Takip Edeceğiz
Herkesin farklı düşüncelere saygı göstermesini ve bir arada yaşanması gerektiğini belirten Yılmaz, şiddet dilinden, saldırılardan, zorbalıktan, despotluktan ve dayatmadan vazgeçmelerini istedi. Sureci takip edeceklerini belirten Yılmaz, gelen olumlu veya olumsuz tepkilerin ardından tavırlarının ne olacağını kamuoyuyla paylaşacaklarını sözlerine ekledi.

(M. Salih Keskin – İLKHA)


Bir cevap yazın