İktidar Kürt sorununu anlamalı

“Ülkenin bir numaralı konusunda Ak Parti, BDP ve CHP anlaşamazsa Yemen ve Suriye’yi Türkiye’nin içinden seyrederiz.” diyen Cengiz Çandar, AK Parti’nin son süreçteki politikalarına şu yorumu yaptı: “Kürt sorununu ele alış ‘zihniyet’i açısından pek hayırlı sinyaller vermiyorlar. Ak Parti, yüzde 10 seçim barajının güvencesiyle BDP karşısında Güneydoğu’da ‘haksız rekabet’ üzerinden bir seçim kampanyası yürütmekle kalmıyor, son iki hafta içinde bölgede 2000’e yakın insan gözaltı ve tutuklama dalgalarıyla karşı karşıya bırakıldı.”

Yasin Doğan müstearıyla Yeni Şafak’ta yazan Yalçın Akdoğan’ı da eleştiren Çandar şöyle yazdı: “Ak Parti’nin ‘ideoloğu’ olarak tanınan bir milletvekili adayı, takma isimle yazdığı yazıda dün şöyle diyordu:

“… Bugün görünen gerçek, BDP’nin terör örgütünün stratejisine ve söylemlerine teslim olduğu, kendisiyle birlikte demokrasinin de altını oyacak davranışlar sergilediğidir. Terör örgütünün kanlı eylemleri karşısında gereken tepkiyi sergileyemeyen BDP’nin kışkırtıcı söylemlere devam etmesi, kendi varlığını anlamsızlaştırıyor ve sivil siyaset sorununu daha da derinleştiriyor. BDP, bu esaretten kurtulamadığı sürece, demokratik bir aktör haline gelemez.”

Kâğıt üzerinde doğru gibi görünen bu cümleler, iktidar partisinin düşünce merkezlerinde Kürt sorununun bunca zamandır hiç ama hiç anlaşılamadığının bir belgesi olarak duruyor.

BDP’ye, seçmen tabanının üzerine oturduğu, siyasi hiyerarşide altına girdiği PKK’dan ayırmak için beyhude çabaların bir örneği daha. 1980’lerden beri süregelen ‘güvenlikçi-devlet aklı’ ve söyleminin tekrarı. Seçim sonrası, ülkenin bir numaralı konusuna Ak Parti, BDP ve CHP üçlüsünün ortak mutabakatı ile gidilmezse, Yemen ve Suriye’yi Türkiye’nin içinden seyretmeye başlayabiliriz.

Bu kafa yapısı seçim sonrasına taşınırsa, Türkiye’nin bir numaralı sorununun çözümü doğrultusunda adım atılamaz.”

Bir cevap yazın