276. hafta: Filistinli kardeşlerimizin yanındayız

Nakba, 800 binden fazla Filistinlinin yurtlarından sürülmesinin,İsrail’in uyguladığı tecavüz ve mezalimin adı.

Nakba, 500’den fazla köyün yakılıp yıkılmasının, Filistinli’lerden arındırılmasının adı.

Siyonist işgal gücünün, masum sivillere yönelik yaptığı katliamın,ırkçı ayrım duvarlarının, Filistin’e kapatılan sınırların adı Nakba.

Bugün, Filistin topraklarının işgali ile kurulan Siyonist işgalci devlet İsrail’in kuruluşunu ve zulmünü tel’in etmek ve Filistinhalkının bağımsızlık mücadelesine destek vermek üzere Nakba (büyükfelaket) gününde bir araya toplanmış bulunuyoruz.

İsrail, uyguladığı Siyonist işgal politikası ve zulmü ile hiçbir zaman dünya vicdanında varlığının meşruiyet kazanamamış bir yapıdır.1920-1960 Yılları arasında İsrail’in liderliğini yapan DavidBen-Gurion, “Geldik ve ülkelerini çaldık… Geri dönmemeleri için ne gerekiyorsa yapmalıyız” şeklindeki beyanı ile, uyguladıkları zulmün uluslararası hukukun yargıladığı Nazi soykırımından farkı olmadığını ortaya koymuştur.

Siyonist Yahudilerin 1880 yıllarında Filistinlileri topraklarından sürme mücadelesi, 1948 yılında İsrail’in bağımsızlığını ilan etmesi ile birlikte had safhaya ulaşmış ve o tarihten itibaren yüz binlerce Filistinli’nin yaşam alanları gasp edilmiştir. İsrail, 800 bin Filistinli’yi ülkesinden sürgün etmiş, Kudüs, Tel Aviv ve Hayfa gibi şehirlerde 11 semt ve 530 köyün haritadan silinmesine neden olmuştur.

1947 BM planına göre Kudüs uluslararası bölge ilan edilmişken, İsrail şehri 1967’de önce işgal ve ilhak etmiş, şehrin pek çok tarihi eseri yakılıp yıkılmıştır. Filistin topraklarını Filistinlilerden ayıran duvarlar örülmüş, ithal yerleşimci Yahudiler getirilerek demografik yapı değiştirilmiştir.

1968’lerden itibaren 250.000 keyfi tutuklama gerçekleştirilmiş olup, halen keyfi olarak içlerinde Filistin’li diplomatların da bulunduğu 7500 kişi hapishanelerde işkence ve kötü muameleye maruz bırakılmaktadır.

İsrail, sürgündeki Filistinlilerin geri dönüşünü engellemekte, Filistin’de bulunan yerleşik halkın ise, hayatlarını devam ettirmeleri için zaruri olan temel ihtiyaçlarını karşılamalarına mani olmaktadır.

63 yıldır yok etme politikası ile hareket eden İsrail, yakın zamanda uluslararası hukuku ayaklar altına aldığını, devlet eliyle savaş suçu işlediğini ve uluslararası toplumu hiçe saydığını, Gazze’ye yardım götürmekte olan Mavi Marmara’ya uluslararası sularda saldırarak bir kez daha göstermiştir.

İsrail rumuzlu çetenin Filistin topraklarında cebirle, kanla ve vahşetle oluşturduğu yapılanmayı bir kere daha teşhir ederken; Filistin işgalini ve Filistinlilere yönelik katliam ve tehciri unutmadığımızı ve unutturmayacağımızı ilan eder, Hamas ve El-Fetih’in barışması ile taçlanan Filistin’li kardeşlerimizin onurlu mücadelesinde yanlarında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz.

MAZLUMDER Ankara Şubesi

Zeynep Naz BERBER

Bir cevap yazın