277. hafta: 27 Mayıs’tan bugüne vesayet sürüyor

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu olarak özelde inanç özgürlüğüne yönelik güncel konular, genelde ise yaşanan bütün haksızlıklara/hukuksuzluklara karşı duruşumuzu 277 haftadır sergilemeye devam ediyoruz.

Birkaç gün önce Nakba (büyük felaket) olarak nitelediğimiz Siyonist İsrail’in kuruluşu dünyanın farklı yerlerinde ve ülkemizde tel’in edildi. İsrail terör şebekesi Nakba gününde protesto gösterileri düzenleyen ve simgesel olarak ülkelerine geri dönmek isteyen Filistinli mültecilerin üzerlerine ateş açarak 16 Filistinlinin ölümüne 110’dan fazlasının da yaralanmasına sebep olmuştur. Bu olay büyük felaketin bitmediği aksine hız kesmeksizin devam etmekte olduğunu bir kez daha tescil etmiştir.

Dünyanın gözleri önünde cereyan eden bu zulme karşın, medyaya düşen bir haber bize oldukça manidar geldi. Bu haber Antalya uluslararası tiyatro festivaline Kültür Bakanlığı tarafından İsrail adlı terör şebekesinden Cameri Tiyatrosunun da davet edildiği haberiydi. Davetin Kültür Bakanlığı tarafından yapılmış olması Mavi Marmara hadisesinin yıldönümüne yaklaştığımız şu günlerde devletin bu hadise karşısında verdiği tepkiye karşın “ Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.” dedirtti. Kültürel etkinlik adı altında dahi olsa varlığını zulüm ile başlatmış ve sürdürmekte olan terör şebekesi İsrail’in sözde sanatçılarını(!) ülkemizde görmek istemiyoruz.

Bu arada ABD başkanı Barack Obama dün yaptığı açıklamada bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının ve 1967 öncesi sınırlara dönülmesi gerekliliği konusunda fikir belirtti. Bizler bu yaklaşımı samimi bulmadığımız gibi yeterli de bulmadığımızı ifade etmek isteriz. Yapılması gereken şey pazarlığa tabi tutulmaksızın işgalcilerin Filistin topraklarından tamamen çekilmesidir.

Yaklaşan seçim sürecinde ülkeyi yönetmeye aday olan kişilerin birbirlerine karşı serdettikleri cümleleri hayretler içerisinde izlemekteyiz. RTÜK’ten siyasilerin konuşmalarını yayınlamadan evvel televizyon kanallarına korku, şiddet ve cinsel içerikli ibaresi bulundurma zorunluluğu getirmesini telep ediyoruz. Bir diğerinin mahremine hiçbir şekilde saygı duymayan bu kişiliklerin iktidar olduklarında ülkeyi nasıl bir şekilde yöneteceklerini hayal etmek hiçte zor gözükmemektedir.

Mazottan, bisküviden, akıllı tahtalardan, çılgın projelerden bahsedilen seçim meydanlarında ağza alınmayan yasaklı sözcük yine inanç özgürlüğü önündeki engeller olmuştur. Milyonlarca inanç mağdurunun olduğu bir yerde bu konulardan bahsedilmiyor olması dikkate şayandır. Maddeyi önceleyen bu düşünceye göre “İnsan, tüketen hayvandır.” Bizler vaat ediyor oldukları bu maddi varlıklardan evvel kimliğimize saygı gösterilmesini istiyoruz. Ayrıca seçim öncesi toplumu etnik kamplara ayırıp şiddeti ön plana çıkaran ve bunun üzerinden oy istismarcılığı yapan her türlü zihniyeti kınıyor; Can, akıl, din, nesil ve mal emniyeti kutsaldır hiçbir şekilde istismara konu olamaz diyoruz.

Birkaç gün sonra 27 Mayıs darbesinin yıldönümü… Senenin beş ayında (Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Eylül) birer darbe yıldönümü bulunan nadir ülkelerden olmanın utancını yaşıyoruz. 27 Mayıs darbesinde Cumhurbaşkanı ve hükümet üyeleri tutuklanarak, hükümet; 235 general ve 3500 civarında subay emekliye sevk edilerek, ordu; 1402 üniversite öğretim görevlisi görevden alınarak ve bazı üniversitelerin kapatılıp el konulması ile, üniversiteler; 520 hakim ve yargıç görevden alınarak, yargı kontrol altına alınmıştır.

Bir ülkenin bağımsız ve tarafsız olması gereken tüm organları ordunun 37 düşük rütbeli askeri tarafından askeri vesayet altına alınmıştır. Yazık ki bugün hala bu kurumlarda askeri vesayete gönülden tabi olmuş emre amade memurlar(!) bulunmaktadır. Darbecilere karşı herhangi bir hukuki işlemin yapılmıyor olması bu zihniyeti ziyadesi ile cesaretli kılmaktadır. Devlet mekanizması bütün darbecilerle derhal hesaplaşmalı ve darbe mağdurlarının gasbedilen bütün hakları iade edilmelidir.

Baskılar ve zulüm devam ettiği müddetçe bu meydanda olmaya devam edeceğiz.

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu adına

İHH ANKARA

Serkan CODAL (Yönetim Kurulu Üyesi )

Bir cevap yazın