AKP-BDP ve 12 Haziran Seçimi

Türkiye Kürdleri kahir ekseriyetle tercihlerini AKP ve BDP’den yana yapmaktadırlar. Dersimli Alevi kardeşlerimiz ile Bingöl-Adıyaman-Maraş hattındaki Alevilerin yarısından fazlası CHP’ye oy vermektedir.

Haliyle Sünni Kürdlerin tercihi Kürd coğrafyasının Kurmanc kısmında ekseriyetle BDP’ye, Dimilî-Zaza kesiminde ise anlamlı bir şekilde oylar AKP ile BDP arasında bölünmektedir. Bu tespit böyle.

İkinci nokta, BDP ve AKP’nin tabanı ve de kadrosu seksen yıllık cumhuriyet rejimi nezdinde akredite olmayan, horlanan ve yaşam tarzları, inançları aşağılanan, yasaklanan kesime tekabul ediyor.

Elbette demokratik bir seçimde her tercihin bir anlamı ve karşılığı vardır. Burada izah etmeye çalıştığımız konu; Kuzey Kürdistan-Türkiye Kürdlerinin tercihidir ve bu tercih AKP ile BDP arasında bölünmüş vaziyettedir. Bir Kürd olarak halkımızın bu tercihini anlamak ve anlamlandırmak durumundayız.

Yani, BDP’ye oy veren Kürd ve Kürd olmayan kardeşlerimiz ‘bölücü’, ‘terörist’ veya başka bir şey değildir. Bu kendi gerçeklikleri ve beyanlarıyla sabit olan bir durum. Bana kalırsa, şiddet içermemek şartıyla bölücülük de bir tercihtir ve Kürdler bu seçeneği de dışlamamalıdırlar.

Ne gariptir ki doğal müttefik olması gereken AKP ile BDP, 12 Haziran seçimi sürecinde, şimdiye kadar görülmemiş bir rekabet ve husumet içerisindedirler. Oysa, Türkiye’ye demokrasi, Kürdlere özgürlük şiarı AKP ve BDP’de ifadesini ve karşılığını bulmaktadır.

Bu husumetin sebebini iki tarafın geçmişinde, Türkiye’deki sağ-sol çelişkisinde, İslamcıların sağ içerisinde konumlanmalarında aramanın yanında, BDP’nin öncü kadrolarının sol anlayışının CHP ile yakınlığında, PKK’nin ve Öcalan’ın kendini yenileyememesinde de aramakta fayda vardır.

Bugün AKP ve BDP’nin adayları, siyasi aktörleri Kürdler arası barışa da hizmet etmeyen, iki mazlum (İslamî ve Kürdî) kesimi daha da uzaklaştıracak söylemlerde ısrar etmektedirler. Söyledikleri doğru olsa bir nebze hak verecektim. Ne yazık ki birbirlerinin aleyhine söyledikleri sözler gerçeği değil, karalama, aşağılama, kışkırtma ve yalan içermektedir.

Böyle bir hengamede seçime gideceğiz ve seçim demek, bazılarının iddia ettiği gibi dünyanın sonu değildir.

SIDKI ZİLAN

Yazının tamamı için

Bir cevap yazın