226.hafta: Yasak mezuniyet törenlerine de sıçrıyor!

‘Üniversitelerdeki başörtüsü yasağı bu defa mezuniyet törenlerine sıçramaktadır’.

Boğaziçi Üniversitesinin 2011 mezuniyet törenine başörtülü öğrencilerin alınmamak istenmesi tam manasıyla bir ayrımcılık olarak görülmektedir.

30 Haziranda yapılacak mezuniyet töreni öncesi okul yönetiminden birilerinin başörtülü mezun öğrencilerin okul yıllığına başörtülü fotoğraf vermeleri ve mezuniyet törenine yine başörtülü olarak katılmalarını “gözümüze hoş görünmüyor” ifadeleriyle engellemek istemeleri tepkilere neden olmuştur.

Öğrenciler bu keyfi anlayışa karşı çıkarak başörtüleri ile mezuniyet törenine katılacaklarını beyan etmişlerdir. Aynı yasakçı zihniyetin ürünleri 9 Eylül üniversitesinde ve açık öğretim fakültesi sınavlarında da zorbalıklarını ortaya koymaya devam etmiştir. YÖK başkanının bu zorbalar hakkında yasal işlem başlatmamış olması endişe vericidir.

Seçim üzeri böyle bir uygulamanın yapılmış olması seçimlerden sonra da başörtüsü zorbalığının devam edeceği izlenimini vermektedir. Siyasilerin başörtüsüne gösterdikleri hassasiyetsizliği esefle karşılıyoruz. Ülkeyi idare edeceğini iddia eden siyasilere tavsiyemiz şudur seçim meydanlarında başörtüsü konusunda ne yapacağınızı net olarak konuşmanız güvenirliliğinizi veya güvensizliğinizi ortaya koyacaktır.

Milletvekili genel seçimleri yaklaşırken inanç dünyamıza yönelik çirkin saldırıların artmaya başladığı dikkat çekmektedir. 27 Mayıs günü, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, imam hatip öğrencilerinin kaldığı Özel Ufuk Erkek Öğrenci Yurdu’na, bir grup PKK sempatizanı tarafından, sloganlar eşliğinde molotof kokteylleri ile saldırı düzenlenmesi ve yurdun ateşe verilmek istenmesini tüm halkımız derin bir öfke ve üzüntü ile karşılamıştır. Özellikle son aylarda PKK yandaşlarının bölgedeki İslami kurumları hedef almaya başlamasının açık bir provokasyon olduğuna inanıyor ve bölgede yeni bir çatışma ortamı çıkarılacağından endişe ediyoruz. Müslüman Kürt kardeşlerimizin dini hassasiyetleriyle alay eden ve her fırsatta bu değerlere saldıran terör örgütü ve onun uzantılarının bu vahşi eylemlerini nefretle kınıyoruz. Saldırıda yaralanan öğrenci kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Bu saldırıları azmettiren BDP yöneticilerinin ise hiç utanmadan İmam-Hatip öğrencilerine iftira atmaları ise olayın ne kadar planlı gerçekleştirildiğini göstermektedir. BDP milletvekili Bengi Yıldız bir televizyon programında soruları yanıtlarken İmam-Hatip Liselerini misyonerlik yapmakla suçlamış ve bu okulların Kürt düşmanlığının merkezi olduğunu söylemiştir. Bu ifadeler BDP’nin İslam ve Müslümanlardan duyduğu rahatsızlığın en bariz göstergesidir. BDP’nin asıl derdi, bölgede Müslüman Kürt halkının ırkçı anlayışlara prim vermemesi ve terör hareketlerinden uzak durmak istemesidir. Bu yüzden Kürt ırkçıları hırçınlaşmakta ve Müslüman Kürt çocuklarını hedef almaktadır.

Komşumuz Suriye’de baas diktatörü bir taraftan af ilan ediyor diğer taraftan halkını acımasızca katlediyor. 3 Haziran 2011 Cuma namazı çıkışı Hama’da Lailaheillallah diyen hürriyet ve özgürlük sloganları atan insanların üzerine mermi yağdıran kukla esad 150’ye yakın Müslümanı katletti. Baas rejminde diktatör oğul Beşar’ı de, katliamları seyredenleri de nefretle kınıyoruz. Müslüman Suriye halkının haklı davalarını destekliyoruz.

Ülkemizde din ve inanç özgürlüğünün her alanda serbestçe ifade edilmesinin önündeki tüm keyfi engellemeleri, uygulamaları ve yasakçı zihniyeti bir kez daha telin ediyor, özgürlük ve adaletin hakim olduğu düzenin bir gün mutlaka sağlanacağına inanıyoruz.

Akyazı Adalet ve Özgürlükler Platformu Adına

Mazlumder Akyazı sözcüsü

İrfan ALEMDAR

Bir cevap yazın